Venedik'te Deprem Etkisi: Oscar'lı Yönetmenlerin "NAZA" Belgeseli İsrail Ordusunun Gizli Gazze Yöntemlerini İfşa Etti
Venedik Film Festivali'nde yarışan "NAZA" belgeseli, 24 İsrailli askerin şok edici itiraflarıyla Gazze'deki yapay zekalı hedef alma sistemlerini ifşa etti.
Venedik Uluslararası Film Festivali, bu yıl sinema ve diplomasi dünyasında uzun süre konuşulacak sarsıcı bir prömiyere ev sahipliği yaptı. Oscar ödüllü İsrailli yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor imzası taşıyan ve İngiliz The Guardian gazetesinin yapımcılığını üstlendiği "NAZA" adlı belgesel, festivalin en prestijli ödülü olan Altın Aslan için yarışan tek belgesel film olarak izleyicilerle buluştu. İsrail ordusu ve istihbarat teşkilatlarında görev yapmış 24 askeri yetkilinin ilk ağızdan tanıklıklarına dayanan yapım, Gazze'deki savaşta Filistinli sivilleri hedef almak için kullanılan sistematik ve gizli yöntemleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Tel Aviv Çatılarında Gizli Kayıt: 24 Asker Kimliğini Gizleyerek Konuştu
Belgeselde yer alan ve İsrail askeri mekanizmasının en hassas noktalarında görev yapmış 24 istihbarat görevlisi ile askerin röportajları, maruz kalabilecekleri hayati riskler ve yasal yaptırımlar nedeniyle tamamen gizlilik içinde gerçekleştirildi. Tel Aviv'deki yüksek binaların çatılarında, gece karanlığında kaydedilen bu tarihi görüşmelerde, katılımcıların deşifre olmasını önlemek amacıyla sesleri ve yüz hatları gelişmiş dijital teknolojilerle tamamen değiştirildi. Filmin yapımcıları, perşembe günü gerçekleştirilen dünya galasına kadar belgeselin içeriğini adeta bir devlet sırrı gibi sakladıklarını ifade etti.
Yapay Zeka Destekli Hedef Belirleme ve "NAZA" Kısaltmasının Korkunç Sırrı
Tanıklıkların en dikkat çekici ve ürpertici bölümlerinden birini, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde hedef tespiti yapmak için devreye soktuğu yapay zeka destekli askeri yazılımlar oluşturuyor. İtiraflara göre bu algoritmalar, düşük rütbeli olduğu değerlendirilen binlerce Hamas üyesini potansiyel hedef olarak sisteme tanımladı. Askerlerin iddialarına göre, hedef listesine alınan bu kişiler, ailelerinin de aynı evde bulunacağı ve öleceği bilinmesine rağmen özellikle geceleri evlerindeyken bombalandı. Belgesele adını veren "NAZA" kelimesinin ise İsrail ordusunda, gerçekleştirilen hava saldırılarında ölebilecek sivil sayısının üst sınırını belirten askeri bir terim ve kısaltma olduğu ortaya çıktı.
Telefon Hackleme Yöntemleri ve Mahallelerin Sistematik Yıkımı
Belgeselde yer alan ifşaatlar sadece yapay zeka ile sınırlı kalmıyor. İstihbarat görevlileri, hedef alınan kişilerin konumlarını anlık olarak saptayabilmek amacıyla cep telefonlarının hacklendiğini belirtiyor. Görevliler, bu kişilerin eşleri ve çocuklarıyla yaptıkları en mahrem konuşmaları bile adım adım dinlediklerini, bazı operasyonlarda aile içi görüşmelerin saldırıdan sadece birkaç dakika öncesine kadar canlı olarak takip edildiğini ve ardından bombanın bırakıldığını anlatıyor.
Ayrıca, Gazze'deki sivil yerleşim alanlarının ve mahallelerin haritadan silinmesine dair birinci elden tanıklıklar da filmde yer alıyor. Askerlerin beyanlarına göre, hedef alınan bölgelerde nüfusun yüzde 25'inin hala evlerinde yaşadığı tahmin edilmesine rağmen, geniş çaplı yıkım operasyonlarına acımasızca devam edildi. Sivil konutların sistematik olarak ateşe verilmesi ve gıda dağıtım noktalarında bekleyen sivillerin hedef alınması da belgeseldeki ağır suçlamalar arasında bulunuyor.
"Görevimiz Barışı Engellemekti": Münferit Değil Sistematik Bir Çark
Belgeselde konuşan bazı üst düzey isimlerin, doğrudan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisine bağlı çalışan gizli bir istihbarat biriminde görev yaptığı belirtildi. Bu birimde görev almış bir yetkilinin, yürüttükleri faaliyetlerin asıl amacını "barışı engellemek" olarak tanımlaması salonda soğuk duş etkisi yarattı. Yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor, bu tehlikeli projeye neden giriştiklerini açıklarken, İsrailli sinemacılar ve gazeteciler olarak Gazze'deki kitlesel sivil can kayıplarının arkasındaki askeri mantığı ve mekanizmayı sorgulamayı vicdani bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. Yönetmenler, "Bizim odak noktamız, kontrolden çıkmış birkaç askerin işlediği münferit savaş suçları değil; tam aksine, bu emirleri veren, politikaları belirleyen ve bu yıkımı yasal kılan askeri sistemin ta kendisidir" diyerek hedeflerinin "sistemin çarklarını" deşifre etmek olduğunu belirtti.
Üç Yıllık Zorlu Mücadele ve Oscar Ödüllü Kadro
Büyük ses getiren "NAZA" belgeselinin yapımcılığını James Wilson üstlenirken, yönetici yapımcı koltuğunda ise yine Oscar ödüllü "The Zone of Interest" (İlgi Alanı) filminin dahi yönetmeni Jonathan Glazer oturuyor. Guardian'ın araştırma birimi direktörü ve filmin ortak yapımcılarından Paul Lewis, bu belgeselin İsrail askeri istihbaratının Gazze'deki operasyonel kodlarını çözmek ve doğrulamak adına yıllarca süren titiz bir gazetecilik araştırmasının ürünü olduğunu ifade etti.
Venedik Film Festivali Sanat Direktörü Alberto Barbera ise gösterim öncesinde yaptığı açıklamada filmi "gerçek anlamda çığır açıcı" olarak nitelendirdi. Barbera, muvazzaf İsrailli askerleri ve istihbaratçıları kamera karşısına geçip konuşmaya ikna etmenin tam üç yıl sürdüğünü belirterek, ortaya çıkan tanıklıkların dünya kamuoyunu sarsacak nitelikte olduğunu dile getirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!