İçeriğe geç
14 Ekim 2026, Çarşamba Son Resmî Gazete: 13 Ekim Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Dünya

Yemen'deki Husi Tehdidi: Suudi Arabistan'ın Ulusal Güvenliği ve 2030 Vizyonu Kıskaç Altında

Yemenli uzman Macid el-Medheci, Husilerin Babulmendeb'deki ilerleyişinin Suudi Arabistan'ın güvenliğini ve küresel enerji hatlarını nasıl tehdit ettiğini açıkladı.

Yemen'deki Husi Tehdidi: Suudi Arabistan'ın Ulusal Güvenliği ve 2030 Vizyonu Kıskaç Altında

Kısaca

  • Yemenli uzman Macid el-Medheci, Husilerin Babulmendeb'deki ilerleyişinin Suudi Arabistan'ın güvenliğini ve küresel enerji hatlarını nasıl tehdit ettiğini açıkladı.
  • Yemen merkezli saygın araştırma kuruluşu Sana Center'ın Başkanı Macid el-Medheci, İran destekli Husilerin Babulmendeb Boğazı ve çevresindeki kritik adaları ele geçirmesinin bölgesel dengeleri nasıl sarstığını değerlendirdi.
  • Yemen meşru hükümetinin sahada yaşadığı ağır kayıpların, doğrudan komşu Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğini hedef aldığını belirten Medheci, Riyad yönetiminin jeopolitik ve ekonomik bir kıskaca alınmak istendiğini vurguladı.

Yemen merkezli saygın araştırma kuruluşu Sana Center'ın Başkanı Macid el-Medheci, İran destekli Husilerin Babulmendeb Boğazı ve çevresindeki kritik adaları ele geçirmesinin bölgesel dengeleri nasıl sarstığını değerlendirdi. Yemen meşru hükümetinin sahada yaşadığı ağır kayıpların, doğrudan komşu Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğini hedef aldığını belirten Medheci, Riyad yönetiminin jeopolitik ve ekonomik bir kıskaca alınmak istendiğini vurguladı.

Çift Taraflı Kuşatma: Hürmüz ve Babulmendeb Kıskacı

İran'ın bölgedeki vekilleri aracılığıyla yürüttüğü stratejinin Suudi Arabistan'ın ekonomik can damarlarını hedef aldığını ifade eden Medheci, Tahran'ın çift yönlü bir abluka planı uyguladığına dikkat çekti. Bir yandan Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatının baskı altında tutulması, diğer yandan Babulmendeb üzerinden batı limanlarına giden rotaların Husilerce kesilmesi, Riyad'ın manevra alanını daraltıyor. Bu durum, özellikle Suudi Arabistan'ın vizyoner projesi olan 2030 Vizyonu başta olmak üzere tüm stratejik yatırımlarını tehlikeye atan, göz ardı edilemeyecek düzeyde büyük bir güvenlik açığı yaratıyor.

Husi ilerleyişinin Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi'ndeki limanlara alternatif olarak batıdaki limanlarını kullanma kapasitesini de baltaladığını belirten Medheci, askeri ve siyasi destek sağlanmadığı takdirde bu kazanımların kalıcı hale geleceğini öngörüyor. Uzman, geçici görünen bu durumun kalıcılaşması halinde bölgedeki güç dengelerinin tamamen değişebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca Husilerin, Afrika Boynuzu'ndaki tehlikeli gruplarla derin bağlantıları bulunan öngörülemeyen bir aktöre dönüşebileceğini de sözlerine ekledi.

Askeri Güç Dengesinde Büyük Yarılma: 40 Bin Karşıtı 80 Bin Savaşçı

Bölgedeki askeri dengelerin meşru hükümet aleyhine dramatik şekilde bozulduğunu belirten Yemenli uzman, Husilerin bu hızlı ilerleyişinin arkasındaki askeri matematiği paylaştı. Hükümet güçlerinin yaklaşık 40 bin kişilik bir orduyla savunma yapmaya çalıştığı kritik cephelerde, Husilerin İran'ın da desteğiyle 80 bin savaşçıdan oluşan devasa bir güç yığdığını aktardı. Bu sayısal üstünlüğe, stratejik depolardan çıkarılan insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerin eşlik ettiği yoğun bir ateş gücü eklendiğinde, savunma hatlarında kaçınılmaz bir yarılma meydana geldi.

Medheci, Husilerin kontrol ettikleri bölgelerde sivil halkın temel kamu hizmetlerini tamamen ihmal ederek tüm mali kaynaklarını askeri yapılanmaya harcamalarının, savaş kapasitelerini olağanüstü düzeyde artırdığını belirtti. Çatışma sahasında İran Devrim Muhafızları ve Tahran destekli diğer milis grupların varlığının giderek daha belirgin hale gelmesi de bu durumun en somut göstergesi olarak öne çıkıyor.

Koalisyonun Koordinasyon Eksikliği ve ABD'nin Seçim Gündemi

Husilerin sahada kazandığı ivmede sadece kendi güçlerinin değil, karşı cephedeki yönetim zayıflıklarının da etkili olduğunu savunan Medheci, Yemen hükümeti ve koalisyon güçleri arasındaki siyasi bölünmelere işaret etti. Operasyonel yönetimdeki koordinasyonsuzluğun yanı sıra son dönemde Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava desteğinde yaşanan gecikmelerin Husilerin işini kolaylaştırdığını belirtti. Husilerin geçmişte askeri operasyonlara maruz kaldıkları için daha cüretkar hareket edebildiklerini, karşılarındaki aktörlerin ise kaybetmekten çekindikleri unsurlar nedeniyle manevra alanı bulamadıklarını ifade etti.

Diğer taraftan, küresel güç konumundaki ABD'nin Trump yönetimi döneminde iç siyasi gündemi ve başkanlık seçimleri nedeniyle bölgede yeni bir cephe açmaktan kaçındığını ifade eden uzman, Washington'ın doğrudan askeri müdahalede bulunmak yerine müttefiklerini sorumluluk almaya teşvik ettiğini söyledi. Ancak, Babulmendeb'deki bu kontrol kaybının ABD'nin İran üzerindeki deniz hakimiyeti baskısını zayıflattığı ve küresel enerji piyasalarında petrol fiyatları ile sigorta maliyetlerini artırarak uluslararası dengeleri sarsabileceği uyarısında bulundu. Medheci, Kızıldeniz'deki gemileri hedef alan ani bir tırmanışın ABD'nin bölgeye yönelik askeri tutumunu sertleştirebileceğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Dünya

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!