Yunanistan'dan 2030 Planı: Atina Türkiye Korkusuyla Ordusunu Sil Baştan Yapılandırıyor
Yunan basınında yer alan analize göre Atina, Türkiye'nin yerli savunma sanayi hamleleri karşısında askeri yapısını 2030 yılına kadar tamamen dönüştürmeyi hedefliyor.
Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından SL Press bünyesinde yayımlanan kapsamlı bir analiz, Atina yönetiminin askeri stratejilerini tamamen Türkiye odaklı olarak yeniden şekillendirdiğini ortaya koydu. Ege ve Doğu Akdeniz'deki dengeleri kendi lehine çevirmek isteyen Yunanistan; hava gücünden deniz kuvvetlerine, füze savunma sistemlerinden insansız hava araçlarına kadar ordunun tüm kademelerinde radikal bir dönüşüm sürecine hazırlanıyor. Bu büyük hamlenin merkezinde ise Ankara'nın yerli savunma sanayisinde elde ettiği teknolojik üstünlük ve operasyonel tecrübe yatıyor.
Atina'da "Türkiye ile Ne Zaman Yüzleşececeğiz?" Sorusu Gündemde
Yunan savunma planlamacılarının zihnini meşgul eden en kritik soru, analizde açıkça "Türkiye ile ne zaman yüzleşececeğiz?" başlığıyla soruldu. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın liderliğinde yürütülen yeni askeri doktrin, Silahlı Kuvvetlerin yapısını kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda hazırlanan reform paketi kapsamında, ülke genelindeki 132 askeri kampın birleştirilmesi veya tamamen kapatılması öngörülüyor. Ayrıca, modern savaş sahasının gereksinimlerine uygun olarak tek bir uçaksavar ve İHA karşıtı savunma merkezinin kurulması, siber savaş, uzay uygulamaları ve bilişim alanlarında uzmanlaşmış disiplinler arası özel birimlerin oluşturulması hedefleniyor. Subayların görev tanımları, yedeklik sistemleri ve maaş yapılandırmaları da bu modernizasyon kapsamında yeniden ele alınacak.

Kritik Hedef 2030: Yunanistan'ın Uzun Vadeli Silahlanma Programı
Atina'nın bu büyük dönüşüm için belirlediği kritik eşik ise 2030 yılı olarak açıklandı. Yunan basınındaki değerlendirmelere göre, savunma reformlarının büyük bir kısmının 2030 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Atina yönetimi, bu tarihten itibaren caydırıcılık kapasitesini maksimum seviyeye ulaştırarak kendisini daha güvende hissetmeyi planlıyor. Önümüzdeki Eylül ayında, Yeni Kuvvet Yapısının ikinci aşaması ile 2027-2037 yıllarını kapsayan Uzun Vadeli Silahlanma Programının tüm detaylarının kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Bu planlamalarda, özellikle modern çatışma bölgelerinde öne çıkan İHA ve SİHA teknolojilerinden elde edilen askeri deneyimler referans alınacak. Türkiye'nin bu alandaki küresel üstünlüğü ve geniş insansız platform ailesi, Yunan askeri planlamacılarını bu adımları atmaya zorlayan en büyük etken olarak gösteriliyor.
Havada F-35, Denizde Belharra Fırkateynleri Sahneye Çıkıyor
Yunanistan'ın savunma stratejisinde hava ve deniz kuvvetlerinin modernizasyonu aslan payını alıyor. Hava gücünü artırmak amacıyla ABD'den tedarik edilmesi planlanan beşinci nesil F-35 Lightning II savaş uçaklarının ilk 20 adetlik teslimatının 2028 yılında başlaması planlanyor. Atina, sonraki süreçte 20 uçaklık ek bir opsiyonu da devreye sokmayı hedefliyor. Ancak analizde, Türkiye'nin sadece ithal sistemlerle yetinmeyip KAAN ve diğer yerli platformlarla hava gücünü çeşitlendirmesinin dengeleri bozduğuna dikkat çekiliyor.

Denizde ise Belharra sınıfı fırkateynler Atina'nın en büyük kozu olacak. Bu sınıfa ait ilk gemi olan Kimon, 2026 yılının başlarında Yunan Donanmasına teslim edilecek. İkinci fırkateyn Nearchos’un 30 Ekim 2026'da, üçüncü geminin ise aynı yılın sonunda envantere girmesi beklenirken, dördüncü geminin doğrudan Yunanistan tersanelerinde inşa edilmesi planlanıyor. Yunan analistler, deniz gücündeki bu tahkimata rağmen Türkiye'nin MİLGEM gibi milli projelerle kendi savaş gemilerini tasarlama ve üretme yeteneğini her geçen gün artırdığını, bu durumun Ege'deki güç dengesini Ankara lehine koruduğunu vurguluyor. Sonuç olarak analizde, "Türkiye bir gün bile duraksamadan askeri teknolojisini geliştirmeye devam ediyor, bu yüzden Atina her adımı uzun vadeli planlamak zorunda" uyarısı yapılıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!