15 Temmuz Şehidi Eyyüp Oğuz'un Babası Tevfik Oğuz: "Acımız 10 Yıldır İlk Günkü Gibi Taze"
FETÖ'nün hain darbe girişiminde Ankara Gölbaşı'nda şehit düşen özel harekat polisi Eyyüp Oğuz'un babası Tevfik Oğuz, aradan geçen 10 yıla rağmen evlat acısını yaşıyor.
15 Temmuz 2016'daki hain FETÖ darbe girişiminde Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'na düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan kahraman polis Eyyüp Oğuz'un Elazığ'daki baba ocağında hüzün ve gurur bir arada yaşanıyor. 22 yıllık meslek hayatı boyunca vatan savunmasında en ön safta yer alan şehidin 84 yaşındaki babası Tevfik Oğuz, aradan geçen 10 yıla rağmen evladının acısını ve özlemini ilk günkü gibi yüreğinde taşıyor.
Vatan Uğruna Adanmış 22 Yıllık Onurlu Bir Meslek Hayatı
İki çocuk babası Eyyüp Oğuz, meslek hayatı boyunca yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadelede aktif görevler üstlenmiş, 2006 yılından itibaren ise Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı bünyesinde kahramanca hizmet vermişti. Zor şartlar altında büyüyen ve büyük emeklerle okutulan Oğuz, görev yaptığı her yerde meslektaşları ve halk tarafından çok sevilen, görev bilinci yüksek bir polis memuruydu. Ancak 15 Temmuz gecesi, hain darbecilerin attığı bombalarla görev yaptığı yerleşkede şehadet mertebesine ulaştı.
Hain Gecenin Telefonda Yarım Kalan Son Görüşmesi
Darbe girişimi gecesinde yaşadığı endişeli anları paylaşan 9 çocuk babası Tevfik Oğuz, o gece oğluna ulaşmaya çalıştığını belirtti. "O gece içime bir ateş düştü, oğlumu aradım. Telefonu çaldı ama açan olmadı. Yaklaşık 15 dakika sonra tekrar denediğimde ise telefon tamamen kapalıydı" diyen acılı baba, Ankara'ya gitmek istediğini ancak yolların kapalı ve uçuşların iptal olması nedeniyle gidemediğini söyledi. Sabahın ilk ışıklarında kapısına gelen emniyet yetkililerini gördüğünde ise acı haberi anladığını ifade etti.
"Gölbaşı'ndaki O Dehşet Anlarını Müzede Gördüm"
Saldırının ardından Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'nı ziyaret ettiğini anlatan Tevfik Oğuz, karşılaştığı manzaranın dehşetini şu sözlerle aktardı: "Bombanın düştüğü yerde adeta devasa bir çukur açılmıştı; en az 10 metre derinliğinde, 30 metre genişliğindeydi. Atılan bombanın şiddetinden şehitlerimizin çelik tüfekleri bile erimiş, geriye sadece demir yığınları kalmıştı. Oğlum Eyyüp'ün silahı ise ortadan ikiye bölünmüştü." Daha sonraki ziyaretinde bu alanın müzeye dönüştürüldüğünü belirten Oğuz, kahramanların anılarının burada yaşatıldığını vurguladı.
"100 Yıl Geçse de Bu İhaneti Unutmamalıyız"
Eşinin vefatından sonra yalnızlığının ve acısının daha da katlandığını söyleyen Tevfik Oğuz, Türkiye'nin o gece çok büyük bir uçurumun kenarından döndüğünü belirtti. Vatandaşları hain yapılanmalara karşı uyanık olmaya davet eden acılı baba, "Eğer o darbe girişimi başarılı olsaydı bugün ülkemiz diye bir şey kalmazdı. Bu ihaneti aradan 100 yıl geçse de unutmamalıyız. Unutursak benzer felaketlerle yeniden karşılaşabiliriz" diyerek toplumsal hafızanın önemine dikkat çekti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!