2026'nın İlk Çeyreğinde Küresel Borçlarda Büyük Artış: 353 Trilyon Dolara Ulaştı
Küresel borçlar, 2026'nın ilk çeyreğinde 353 trilyon dolara ulaştı. Artış Çin ve ABD'deki devlet borçlanmaları kaynaklı.
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), en son "Küresel Borç Monitörü" raporunu kamuoyuna sundu.
Rapor, küresel borç miktarının 2026'nın ilk çeyreğinde 4,4 trilyon dolar artarak 353 trilyon dolara çıktığını gösteriyor.
Beş çeyrek üst üste artış gösteren bu borç miktarı, önceki yılın aynı döneminde 327,6 trilyon dolar olarak hesaplanmıştı.
Bu yükselişin büyük ölçüde Çin ve ABD'deki devlet borçlanmaları nedeniyle gerçekleştiği belirtildi.
2023'ün başlarından itibaren sabit kalan küresel borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı, bu çeyrekte yüzde 305 olarak kaydedildi.
Gelişmiş piyasalarda borç oranları azalma eğilimindeyken, gelişmekte olan piyasalarda artış göstermeye devam etti. Özellikle Norveç, Kuveyt, Çin, Bahreyn ve Suudi Arabistan'da dikkat çekici artışlar görüldü.
Gelişmiş ekonomilerin toplam borcu ilk çeyrekte 246 trilyon dolara ulaşırken, gelişmekte olan ülkelerin toplam borcu 106,7 trilyon dolara çıktı.
Küresel borcun dağılımına bakıldığında, hane halkı borçları 65,1 trilyon dolara, finansal olmayan şirket borçları 101,8 trilyon dolara, kamu borçları 108,5 trilyon dolara ve finansal kuruluşların borçları 77,3 trilyon dolara yükseldi.
Toplam GSYH'ye oranla, hane halkı borçları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56,7'den yüzde 56,2'ye, finansal sektör borçları ise yüzde 67,5'ten yüzde 65,9'a geriledi.
Bu dönemde, finansal olmayan şirket borçları yüzde 88,7'den yüzde 88,8'e ve kamu borçları yüzde 92,1'den yüzde 94,8'e yükseldi.
Türkiye'de, borçların GSYH'ye oranı açısından, hane halkı borçları yılın ilk çeyreğinde yüzde 10'da sabit kaldı.
Türkiye'de finansal olmayan şirket borçları yüzde 38,5'ten yüzde 37,7'ye, kamu borçları ise yüzde 27,2'den yüzde 26,2'ye düşerken, finansal sektör borçları yüzde 17,1'den yüzde 17,3'e çıktı.
Raporda, yaşlanan nüfus, artan savunma harcamaları, enerji güvenliği ve çeşitlendirme gereksinimleri, siber güvenlik ve yapay zekayla ilgili sermaye harcamalarının hükümet ve şirket borçlarını orta ve uzun vadede artırması bekleniyor.
Orta Doğu'daki son çatışmanın bu baskıları daha da yoğunlaştırabileceği ve kısa vadede borç birikiminin bölgesel gelişmeler ile mali ve para politikalarına bağlı olacağı ifade edildi.
Raporda, "Yüksek enerji ve gıda fiyatlarından kaynaklanan artan enflasyon baskıları, özellikle enerji ithalatçısı ülkeleri ekonomik etkileri hafifletmek için mali destek sağlamaya zorlayacaktır, bu da daha geniş bütçe açıklarına ve ek borçlanmaya neden olabilir." denildi.
Yüksek enflasyonun borç oranlarını geçici olarak düşürmesine rağmen, enflasyonun kalıcı olması durumunda bu rahatlamanın sürdürülemeyeceği belirtildi.
"Orta Doğu'daki çatışmalar devam ederse, merkez bankaları enflasyonu kontrol altına almak için agresif adımlar atmasa bile, uzun vadeli fiyat baskıları borçlanma maliyetlerini artırabilir." ifadesi raporda dikkat çekti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!