3 Bin 300 Rakımlı Berçelan Yaylası'nda Sıra Dışı Dostluk: Öksüz Kuzular Halime'nin Peşini Bırakmıyor
Berçelan Yaylası'nda annelerinin reddettiği iki kuzuya bebek gibi bakan 21 yaşındaki Halime Calp ile kuzuları arasındaki sevgi bağı görenleri duygulandırıyor.
Hakkari kent merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan, 3 bin 300 rakımlı doğa harikası Berçelan Yaylası, bugünlerde eşine az rastlanır sıcak bir dostluk hikayesine ev sahipliği yapıyor. Serin havası, buz gibi su kaynakları ve zengin bitki örtüsüyle hayvancılık yapan göçerlerin vazgeçilmez adresi olan yayla, Batman'dan gelen Calp ailesini ağırlıyor. Yaz aylarını bu zorlu coğrafyada kurdukları çadırlarda geçiren ailenin en büyük yardımcılarından biri de 21 yaşındaki Halime Calp oluyor.

Hayvancılıkla geçinen göçer ailenin yaylada otlattığı koyunlardan bazıları yaklaşık bir ay önce doğum yaptı. Ancak dünyaya gelen yavrulardan ikisi, anneleri tarafından kabul edilmedi. Annelerinin emzirmeyi reddettiği ve hayati tehlikesi bulunan minik yavruların imdadına Halime Calp yetişti. Biri henüz dört, diğeri ise üç haftalık olan savunmasız kuzuları koruma altına alan genç kız, onları adeta birer bebek gibi biberonla besleyerek hayata tutunmalarını sağladı.

Şefkatle büyütülen kuzular ile Halime Calp arasında kısa sürede sarsılmaz bir bağ kuruldu. Günün her anını genç kızın yanında geçiren sevimli kuzular, bir an olsun onun peşinden ayrılmıyor. Görenleri şaşkına çeviren bu sıcak dostluk, yayla sakinlerinin de büyük ilgisini çekiyor.

"Nereye Gitsem Peşimden Geliyorlar"
Yaşadıkları sıra dışı süreci anlatan Halime Calp, ailesinin geçim kaynağı olan hayvancılığa destek olmak amacıyla her yıl yaylalara çıktıklarını belirtti. Yazın serin, kışın ise daha sıcak bölgeleri tercih ederek göçebe bir yaşam sürdüklerini ifade eden Calp, Berçelan Yaylası'nın hayvanlar için son derece elverişli bir ortama sahip olduğunu söyledi.
Yavrularını kabul etmeyen koyunların hem kendilerinin zayıfladığını hem de kuzuların besinsiz kaldığını vurgulayan genç kız, "Kuzular doğduktan sonra anneleri emzirmekte gecikince bazen böyle sorunlar yaşanabiliyor. Koyunlar yavrularını dışlayınca biz devreye giriyoruz. Onları biberonla besleyerek hem kuzuların sağlıklı büyümesini sağlıyoruz hem de annelerinin yıpranmasını önlüyoruz" dedi.
1/12
2/12
3/12
4/12
5/12
6/12
7/12
8/12
9/12
10/12
11/12
12/12
Zorlu Göçer Yaşamında Sevgi Dolu Bir Mola
İki kuzuya doğdukları andan itibaren çadırda bakmaya başladığını dile getiren Calp, aralarındaki bağı şu sözlerle özetledi: "Onları biberonla beslediğim için beni anneleri gibi görüyorlar. Nereye adım atsam arkamdan geliyorlar. İlk doğduklarında soğuktan korumak için çadırda birlikte uyuduk. Şimdi ise bulaşık yıkarken, su taşırken ya da peynir yaparken hep yanımdalar. Onlarla vakit geçirmek, bu zorlu yaşam mücadelesinde bana büyük bir moral kaynağı oluyor."

Hem Yayla İşleri Hem Sınav Hazırlığı Bir Arada
Göçer yaşam tarzının getirdiği tüm zorluklara rağmen hayata umutla bakan Halime Calp, geleceğe dair hedeflerinden de vazgeçmiyor. Bir yandan ailesine yardım edip hayvanların bakımıyla ilgilenen genç kız, diğer yandan eğitim hayatını sürdürmek için mücadele ediyor. Üç yıl önce liseden mezun olduğunu belirten Calp, "Göçer hayatı zor ama alışınca güzel yanlarını da görüyorsunuz. Bir yandan bu işleri yaparken bir yandan da üniversite sınavlarına hazırlanmayı planlıyorum. Ayrıca Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) girerek geleceğimi inşa etmek istiyorum" diyerek azmini gözler önüne serdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!