50-70 Yaş Arası Düzenli Tarama ile Kolon Kanseri Riski Azaltılabilir
Kolorektal kanserin erken teşhis ve düzenli tarama ile önlenebilir olduğunu belirten uzmanlar, 50-70 yaş arasında düzenli testlerin önemine dikkat çekiyor.
Kolorektal kanser, dünya genelinde yaygın görülen bir kanser türü olup, bu konuda uzman olan Prof. Dr. Enver Reyhan, erken teşhis ve düzenli taramanın önemini vurguluyor. Prof. Dr. Reyhan, "Kanser erken evrede fark edilirse, tedavi başarı şansı artar ve hastanın yaşam süresi uzar. Erken evrede tespit edilen kolorektal kanserler tamamen tedavi edilebilir. 50-70 yaş arasındaki bireyler için her iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve on yılda bir kolonoskopi önerilmektedir," diyor.
VM Medical Park Mersin Hastanesi'nde görev yapan Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enver Reyhan, kolorektal kanserin kolon ve rektumda geliştiğini ve ülkemizde de sık görüldüğünü belirtiyor. "Kolorektal kanser, kalın bağırsak (kolon) ve rektumda ortaya çıkan bir kanser türüdür ve dünya genelinde teşhis konulan en yaygın kanserler arasında yer alır," diye ekliyor.
Prof. Dr. Reyhan, son yıllarda geliştirilen erken teşhis ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde, ölüm oranlarının azaldığına dikkat çekiyor. "Son yıllarda erken tanı ve etkili tedavi yöntemleri sayesinde ölüm oranlarında azalma görülmektedir," diyor.
"Erkeklerde Daha Yaygın Görülüyor"
Prof. Dr. Reyhan, kolorektal kanserin erkeklerde daha sık görüldüğünü ifade ediyor. "Kolorektal kanser, 40 yaş öncesinde nadir görülür, ancak 40-50 yaş aralığında sıklık artar ve yaş ilerledikçe risk daha da yükselir," açıklamasında bulunuyor.
Genetik faktörlerin de önemli bir risk unsuru olduğunu belirten Prof. Dr. Reyhan, "Ailede kalıtsal yatkınlık varsa risk artar, fakat bu kanserlerin çoğu bireysel olarak gelişir. Birinci derece yakınlarında kanser veya kansere dönüşebilen polip bulunan kişilerde risk daha yüksektir," diye ekliyor.
"Yaşam Tarzı ve Beslenme Faktörleri"
Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Reyhan, "Kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, obezite, hareketsizlik, D vitamini eksikliği, uzun süreli iltihabi bağırsak hastalıkları, sigara ve alkol kullanımı kolorektal kanser riskini artıran faktörlerdir," diyor.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının koruyucu etkisine değinen Reyhan, "Düzenli egzersiz, lif bakımından zengin gıdalarla beslenme ve taze sebze meyve tüketimi bu kanser türüne karşı koruyucu olabilir," şeklinde konuşuyor.
"Bağırsak Alışkanlıklarındaki Değişiklikler"
Kolorektal kanserin bazen ileri aşamaya kadar belirti vermeyebileceğini belirten Prof. Dr. Reyhan, "Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, ishal veya kabızlık, dışkıda kanama gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Karın ağrısı ve şişkinlik de sık karşılaşılan şikayetlerdir. Kanser, kalın bağırsağın farklı bölgelerinde farklı belirtilerle ortaya çıkabilir," diyor. Sol taraf kanserleri tıkanıklık yaparken sağ taraf kanserleri çoğunlukla gizli kanama ile kendini gösterebilir. Rektumun alt kısmındaki kanserlerde sık tuvalete gitme isteği olabilir. Kilo kaybı, iştahsızlık ve kansızlık gibi genel belirtiler de görülebilir. Bu yüzden tarama testleri büyük önem taşır.
"Dışkıda Kan Önemsenmeli"
Dışkıda kan görülmesinin önemli bir belirti olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Reyhan, "Dışkıda kan, kolorektal kanser açısından önemli bir bulgudur. Her zaman kanser anlamına gelmese de mutlaka araştırılmalıdır. Kanama, hemoroid, divertikül veya anal fissür gibi diğer hastalıklardan kaynaklanabilir. Nedeni ortaya çıkarmak için kolonoskopi gibi testler yapılmalıdır," açıklamasında bulunuyor.
"Tarama Testlerinin Önemi"
Erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Erken evrede teşhis edilen kanser tedavisinde başarı şansı yüksektir ve hastaların yaşam süresi uzar. Erken evrede yakalanan kolorektal kanserlerde tedaviyle tam iyileşme sağlanabilir. 50-70 yaş arasındaki bireylerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve on yılda bir kolonoskopi önerilir. Ailede kanser öyküsü varsa bu taramalar daha erken yaşta başlamalıdır. Gaitada gizli kan testi, birçok sağlık kuruluşunda yapılabilir," diyor.
"Kolonoskopi Korkulacak Bir İşlem Değil"
Kolonoskopinin günümüzde daha konforlu bir şekilde yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Reyhan, "Gelişmiş cihazlar sayesinde kolonoskopi sedoanaljezi yöntemiyle, yani hastalar uyutularak yapılabilir. Bu sayede işlem sırasında ağrı hissedilmez. Kolonoskopi ayrıca kanser gelişimini önleyebilir. Kansere dönüşebilecek polipler, kolonoskopi sırasında erken dönemde tespit edilip çıkarılabilir, bu da kanser gelişimini önlemede önemli bir avantaj sağlar," diye açıklıyor.
"Sağlıklı Yaşam ve Kanser Riski"
Kolorektal kanserden korunmanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Reyhan, "Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, taze sebze ve meyve tüketimini artırmak, işlenmiş kırmızı et tüketimini azaltmak, sigara ve alkolden uzak durmak, bu kanser türüne karşı korunmada önemlidir. Kolorektal kanser, erken teşhis ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bu nedenle belirtiler önemsenmeli ve tarama testleri ihmal edilmemelidir," diyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!