59 Yıl Aradan Sonra Mescid-i Aksa'da Teravih ve İtikaf Yasakları: Ramazan'da Kutsal Mekanlar Abluka Altında
İsrail, Kudüs ve El-Halil'deki kutsal mekanlarda Ramazan ayında ibadetleri engelliyor. Müslümanların tepkisi büyüyor.
İsrail hükümeti, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve El-Halil'deki Harem-i İbrahim Camii gibi Filistin'deki önemli dini mekanlara baskıları artırarak, bu Ramazan ayında Müslümanların ibadetlerini engelliyor. 28 Şubat'ta İran'a karşı ABD ile ittifak kurarak başlattığı saldırılardan bu yana, İsrail yönetimi Aksa ve Harem-i İbrahim'e girişleri kapatıyor. Müslümanların Ramazan'ın son 10 gününde gerçekleştirdiği itikaf ibadeti için bu iki kutsal mescide girmesine izin verilmiyor. 1967'de Kudüs'ün işgal edilmesinden bu yana ilk kez Ramazan ayında Mescid-i Aksa'da teravih namazı ve itikaf yasaklanıyor. Bu durum, bölgedeki dini ve tarihi statünün değiştirilmesine yönelik tehlikeli bir adım olarak değerlendiriliyor.
EL-SAHİRA KAPISI'NDA DİRENİŞ
İsrail, 28 Şubat'tan itibaren “güvenlik gerekçeleriyle” Mescid-i Aksa'nın kapılarını kapattı. Benzer bir durum El-Halil'deki Harem-i İbrahim Camii için de geçerli. Kudüs halkı, 12 gündür yatsı ve teravih namazlarını Mescid-i Aksa'ya en yakın yer olan El-Sahira Kapısı civarında kılıyor. Gençler sık sık Mescid-i Aksa'nın kapıları önünde namaz kılarak, mescidin yalnız olmadığını gösteriyor. El-Halil'de ise Harem-i İbrahim Camii Müdürü Hıfzi Ebu Senine, Müslümanların ibadet etmek için camiye geldiğini ancak engellendiğini belirtti. Ebu Senine, caminin kapalı olmasının hem Müslümanların ibadet hakkına hem de Batı Şeria ve Kudüs'teki dini mekanların statüsüne ilişkin anlaşmaların ihlali anlamına geldiğini vurguladı.
MÜSLÜMANLAR İLK KIBLELERİNE SAHİP ÇIKSIN
Kudüslü düşünür ve yazar Halil Assali, Mescid-i Aksa'ya yönelik kısıtlamaların hiçbir Müslüman tarafından kabul edilemeyeceğini belirterek, Aksa'nın cemaatten mahrum bırakıldığı anlarda bile ezanın minarelerden yükselmeye devam ettiğini söyledi. Namazlar, caminin az sayıdaki görevlisi ve bekçisi tarafından kılınıyor. Assali, “Kudüs'te bazı kardeşlerimiz Aksa kapılarından birinin yakınında durmaya çalışıyor. İçeri giremedikleri için, çocuk gibi ağlayarak oturuyorlar. Çünkü bu mescit, İslam inancının temel unsurlarından biridir. Bugün Kudüslüler ve dünya genelindeki Müslümanlar arasında derin bir hüzün, öfke ve endişe hakim. Aksa yalnız bırakıldığı için hüzün, işgal güçleri kapatma kararı dayattığı için öfke var. Araplar ve Müslümanların yokluğu bu öfkeyi artırıyor. Endişe, İsrail'in ilk kıbleye yönelik planlarından kaynaklanıyor. Müslümanlar birleşmeli ve ilk kıblesine sahip çıkmalı” dedi.
8 ÜLKEDEN KINAMA: BİR KARIŞINDAN VAZGEÇMEYİZ
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Ramazan ayında Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etmesini engellemesini kınayan bir açıklama yaptı. Hamas Hareketi de Mescid-i Aksa'nın 1967'den bu yana ilk kez Ramazan'ın son 10 gününde itikafa kapatılmasına tepki gösterdi. Hareketin resmi açıklamasında, İsrail'in bu baskısının Batı Şeria'daki dini mekanların ve Mescid-i Aksa'nın statüsünü değiştirmeyi amaçladığı belirtildi ve “Filistinliler bu mekanların bir karışından vazgeçmeyecek” ifadelerine yer verildi.
İTİKAF NEDİR?
İtikaf, Hz. Muhammed'in (sav) Ramazan ayının son 10 gününde kendini tamamen Mescid'e adayıp, namaz, dua ve tevbe ile meşgul olduğu bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamber'e (sav) Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son 10 günlerinden birinde nazil olmasından dolayı, bu gecelerin ibadetle geçirilmesini önerir. Mescid-i Aksa, Müslümanların, Kabe kıble olarak belirlenmeden önce yöneldikleri bir mekan olması sebebiyle önemlidir. Ayrıca, İsra suresinde Hz. Peygamber'in (sav) bir gece Mekke'den Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmesinden bahsedilir, bu da itikafı burada yapmayı daha anlamlı kılar.

EVLERİNİN ENKAZI ÜZERİNDE İFTAR YAPIYORLAR
İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Gazze'de tam kuşatma altında yaşamaya çalışan Filistinliler, Ramazan ayını yıkıntılar arasında geçiriyor. Han Yunus'ta, İsrail'in saldırıları sonucu evleri yıkılan Halef ailesi, iftarlarını harabeler üzerinde yapıyor. İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı bombardıman öncesi 4 katlı evlerinde yaşayan Halef ailesi, Ramazan'ı kısmen tahrip olmuş evlerinin enkazı üzerinde geçiriyor. Ailenin 63 yaşındaki annesi Amine Halef, Anadolu Ajansı'na "Savaş öncesi cennet gibi bir hayat yaşıyorduk. Evimiz 4 katlıydı ve çocuklarım aileleriyle birlikte yaşıyordu. Mutfak tüpü sorunumuz yoktu, hiçbir eksiğimiz yoktu. Savaş nedeniyle her şeyimiz yerle bir oldu” dedi. Halef, "Savaş öncesi saray gibi olan evimizde iftar açıyorduk. Şimdi ise enkazların üzerinde iftar yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre, 7 Ekim 2023'ten itibaren İsrail ordusu tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısı 72 bin 135'e ulaştı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!