AB Bütçesinde "Kesinti" Çatlağı: Almanya Başbakanı Merz ve 5 Ülkeden Brüksel'e Reform Muhtırası
Almanya Başbakanı Merz liderliğindeki 6 net katkı sağlayıcı ülke, AB'nin 2028-2034 bütçesindeki yüzde 60'lık artış teklifine karşı çıkarak dev tasarruf istedi.
Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki finansal yol haritası şekillenirken, birliğin en büyük finansörleri Brüksel'in harcama planlarına karşı adeta bayrak açtı. Almanya Başbakanı Merz'in ev sahipliğinde başkent Berlin'de bir araya gelen net bütçe destekçisi ülkeler, AB'nin harcama kalemlerinde radikal kesintiler ve yapısal reformlar yapılması yönünde güçlü bir çağrıda bulundu.
Berlin'deki Başbakanlık Ofisi'nde basına kapalı olarak gerçekleştirilen kritik zirveye Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ve Avusturya Başbakanı Christian Stocker fiziki olarak katıldı. Hollanda ve İsveç liderlerinin ise video konferans yöntemiyle dahil olduğu bu üst düzey toplantının ardından, liderler kameraların karşısına geçerek ortak duruşlarını ilan etti.
21. Yüzyılın Zorluklarına Modern Bütçe Çağrısı
Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Almanya Başbakanı Merz, Avrupa'nın küresel arenadaki gücünü koruyabilmesi için ayakları yere basan, gerçekçi mali politikalara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. AB'ye en fazla net mali katkı sağlayan bu 6 ülkenin, birliğin 2028-2034 yıllarını kapsayacak olan Çok Yıllık Mali Çerçevesi'ni masaya yatırdığını belirten Merz, eski yöntemlerle modern krizlerin çözülemeyeceğine dikkat çekti. Merz, "20. yüzyılın bütçe anlayışıyla 21. yüzyılın getirdiği karmaşık zorlukların üstesinden gelmemiz mümkün değil" diyerek Brüksel'e net bir mesaj gönderdi.
Avrupa'nın dünyadaki konumunun ancak kendi ekonomik gücüyle korunabileceğini ifade eden Başbakan Merz, AB bütçesinin üye ülkeler tarafından finanse edilebilir sınırlar içinde kalması gerektiğini söyledi. Egemen, güçlü ve rekabetçi bir Avrupa hedeflediklerini belirten Merz, bütçenin de bu siyasi öncelikleri yansıtacak şekilde modern bir yapıya kavuşturulmasını talep etti.
"Yüzde 60'lık Artış Kabul Edilemez"
Mevcut bütçe taslaklarında öngörülen devasa artış taleplerine sert tepki gösteren Merz, "Önümüze konulan öneriler, AB bütçesinde yüzde 60'a varan bir artış öngörüyor. Tüm üye devletlerin kendi iç bütçelerinde kemer sıktığı ve bütçe konsolidasyonuna gittiği böyle bir dönemde, bu maliyetin karşılanması kesinlikle imkansızdır" değerlendirmesinde bulundu. Bu doğrultuda, bütçe tekliflerinin birkaç yüz milyar avro seviyesinde azaltılması gerektiğini savunan Merz, bu tasarrufun tüm harcama alanlarına yayılması gerektiğinin altını çizdi.
Görüşmeye katılan 6 ülkenin, Ukrayna'ya yapılan toplam yardımların yüzde 70'ini tek başına üstlendiğini hatırlatan Almanya Başbakanı, "Bizler cimri değiliz ancak Avrupa Komisyonu tarafından teklif edilen bu fahiş artışlar çağımızın gerçekleriyle bağdaşmıyor" dedi.
Avusturya Başbakanı Christian Stocker da bütçe tekliflerine yönelik eleştirilerini sert bir dille dile getirdi. Kendi ülkelerinde tasarruf tedbirleri uygulanırken Brüksel'in harcamalarını artırmasını halka açıklayamayacaklarını belirten Stocker, "Avusturya'daki insanlara kendi bütçemizi kısarken, Brüksel'de tarihin en büyük bütçesinin tartışıldığını izah edemem. Güçlü bir bütçe, otomatik olarak en büyük bütçe demek değildir. Biz buraya sadece 'hayır' demek için gelmedik; daha verimli, hedefleri net belirlenmiş daha iyi bir bütçeye 'evet' demek için buradayız" ifadelerini kullandı.
Sınır Güvenliği, Rusya Tehdidi ve Ortak Borçlanma Çıkmazı
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise yeni bütçenin öncelikli olarak güvenlik ve savunma odaklı olması gerektiğini kaydetti. Ukrayna'ya verilen desteğin kararlılıkla sürmesi, AB dış sınırlarının daha sıkı korunması ve ekonomik dinamizmin artırılması gerektiğini savunan Frederiksen, mevcut bütçenin bir miktar büyümesini makul bulsalar da önerilen devasa artışın kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Rusya ile 1340 kilometre uzunluğunda kara sınırına sahip olan Finlandiya'nın Başbakanı Petteri Orpo da jeopolitik gerçeklere vurgu yaptı. Bu uzun sınır hattının güvenlik, altyapı ve ekonomi üzerinde çok somut ve ağır yükler oluşturduğunu belirten Orpo, yeni AB bütçesinin bu güvenlik gerçeklerini mutlaka gözetmesi ve kaynakların en yüksek etkiyi yaratacak alanlara kanalize edilmesi gerektiğini söyledi.
Toplantı sonunda 6 ülke tarafından yayımlanan ortak bildiride, yeni bütçe döneminde yapısal reformların kaçınılmaz olduğu ve üye ülkelerin ortak borçlanma mekanizmalarına yönelmesinin mali sorunlara kalıcı bir çözüm sunamayacağı uyarısı yapıldı. AB'nin mevcut çok yıllık bütçesi 1,4 trilyon avro seviyesinde bulunuyor. 1 Ocak 2028 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan yeni mali çerçevenin yasallaşabilmesi için ise 27 üye ülkenin oy birliğiyle onay vermesi gerekiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!