ABD-İran Müzakerelerinde Tarafların Tavizsiz Tutumu Engel Oluyor
ABD ve İran arasındaki müzakereler, tarafların tavizsiz tavırları nedeniyle ilerleme kaydedemiyor. Uzmanlar, ekonomik ve politik etkilerini değerlendiriyor.
İran ve ABD arasındaki müzakereler, henüz somut bir sonuca ulaşamasa da, uzmanlar bu görüşmelerin olası etkilerini, İran'ın iç politik dengelerini ve ekonomisini değerlendirdi.
Basra Körfezi ve Komşu Ülkeler Çalışmaları Grubu Direktörü Cevad Heyran Niya, iki ülkenin savaş sonrası bir dengeye ulaşamadığını belirterek, tarafların zafer ilan edecek pozisyonda olmadığını ifade etti.
Niya, savaşın sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının, küresel ekonomi üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Ekonomik koşulların kötüleşmesi, hem İran hem de ABD için müzakereleri daha cazip hale getiriyor.
İran, Hürmüz Boğazı meselesini nükleer konudan ayırmak istese de, ABD bu talebe direnç gösteriyor. Başkan Trump, deniz ablukasını ancak nükleer bir anlaşmaya varılması halinde kaldıracağını belirtti.
İran'ın nükleer ve Hürmüz Boğazı konularında büyük tavizler vermek istemediği, ancak ekonomik zorlukların anlaşma ihtiyacını artırdığı görülüyor. Savaşın yıpratıcı etkisinin Trump yönetimi üzerinde baskı oluşturabileceğini umuyorlar.
Niya, İran ekonomisinin eski gücünden uzaklaştığını, özellikle çelik, petrokimya ve petrol gibi sektörlerin baskı altında olduğunu vurguladı.
Ekonomik sorunların geniş çaplı protestolara dönüşme potansiyelini değerlendiren Niya, yoksul sınıfın mutlak yoksulluk sınırının altına itildiğini belirtti. Bu durumun siyasi bir değişime yol açıp açmayacağı belirsiz.
İran'daki yönetimsel çekişmelere değinen Niya, ılımlı ve askeri kanat arasında ihtilaflar olduğunu söyledi. Bu farklılıklar müzakere sürecini de etkiliyor.
İRAM Araştırmacısı Oral Toğa, Pakistan'daki görüşmelerin yapısal sorunlar nedeniyle teknik düzeye inemediğini belirtti. Altı ay içinde en iyi ihtimalle kısmi bir anlaşma beklendiğini ifade etti.
Toğa, İran'ın nükleer ve füze programlarının müzakere masasına getirilme olasılığını değerlendirdi. Füze programının tamamen terk edilmesi beklenmiyor.
İran ekonomisiyle ilgili olarak, riyalin yüzde kırktan fazla değer kaybettiğini ve enflasyonun yüzde altmış seviyelerine ulaştığını belirtti.
Toğa, ekonomik baskının yönetim değişikliğine dönüşmesini engelleyen faktörleri sıraladı: Devrim Muhafızları'nın baskı gücü, savaş sonrası birlik söylemi ve örgütlü muhalefetin yokluğu.
Müzakereler, sivil yönetim ile Devrim Muhafızları Ordusu arasındaki farkı derinleştiriyor. Bugün masada görünen, askeri kanadın belirlediği sınırlar içinde hareket etmeye çalışan bir sivil yapıdır.
Oral Toğa'nın değerlendirmesine göre, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın atamaları, Devrim Muhafızları'nın müdahalesiyle bloke edildi. Bu durum, sivil yönetimin karar alma gücünü sınırlıyor.
Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla ilgili açıklamalar ve sonrasında yaşanan gelişmeler, İran'daki yönetimsel kırılmanın sembolik bir anı olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!