ABD ve İran Arasında Hürmüz Krizi: Müzakerelerde Anlaşma Sağlanamadı
ABD ve İran arasındaki müzakereler, Hürmüz Boğazı krizi ve nükleer anlaşmazlıklar nedeniyle sonuçsuz kaldı. Görüşmeler devam edecek.
Haber7-ÖZEL
28 Şubat'tan bu yana devam eden savaşın sonlandırılması amacıyla gerçekleşen ve 21 saatten uzun süren ABD ile İran arasındaki görüşmeler, anlaşmaya varılamadan sona erdi.
ABD heyetine liderlik eden Başkan Yardımcısı JD Vance, sabah 7'de Pakistan'ın İslamabad kentinde gazetecilere kısa bir açıklama yaparak, İran'ın "şartlarımızı kabul etmeme" yönünde bir tercih yaptığını belirtti.

VANCE WASHINGTON'A ANLAŞMASIZ DÖNDÜ
Vance, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, "Bu durum, ABD'den çok İran için kötü bir haber. Anlaşma olmadan ABD'ye dönüyoruz" dedi. "Nükleer silah edinmeye çalışmayacaklarına ve nükleer silaha hızla ulaşmalarını sağlayacak araçları aramayacaklarına dair kesin bir taahhüt görmek zorundayız. Bu, ABD başkanının temel hedefidir ve bu müzakereler aracılığıyla elde etmeye çalıştığımız şey budur" şeklinde konuştu.
MÜZAKERELER DEVAM EDECEK
İran'ın devlet televizyonu Press TV, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve Tahran'ın barışçıl nükleer enerji programına sahip olma hakkı konularında müzakerelerin tıkandığını bildirdi.
İran hükümeti sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bazı görüş ayrılıkları devam etse de müzakereler sürecek" ifadelerine yer verdi, ancak müzakerelerin ne zaman yeniden başlayacağına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASI TEMEL TALEP
Görüşmelerin başlangıcında, Trump sosyal medya hesabından ABD'nin savaş öncesinde dünyanın petrolünün beşte birinin geçtiği önemli bir boğazı temizlemeye başladığını duyurdu. İran'ın savaştan bu yana tanker trafiğine kapattığı boğazın yeniden açılması, ABD'nin müzakerelerdeki ana taleplerinden biri.
Pentagon, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) güçlerinin Hürmüz Boğazı'nda "mayın temizleme için koşullar oluşturmaya başladığını" açıkladı. CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper, sosyal medya hesabında, USS Frank E. Petersen Jr. ve USS Michael Murphy adlı iki savaş gemisinin "yeni bir geçiş yolu" oluşturmak ve "ticaretin serbest akışını" teşvik etmek amacıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini belirtti.
DEVRİMDEN SONRA BİR İLK
Bu görüşmeler, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana ABD ve İran arasındaki en üst düzey yüz yüze görüşmeler arasında yer alıyor. Ancak Trump, müzakerelerin önemini küçümseyerek ABD'nin savaşı zaten kazandığını iddia etti. Washington DC'de gazetecilere konuşan Trump, "Boğazı süpürüyoruz. Anlaşma yapıp yapmamamız benim için fark etmez" dedi.

NETANYAHU: SAVAŞ HENÜZ BİTMEDİ
ABD ve İran arasındaki görüşmeler, İslamabad'daki Serena Oteli'nde gece geç saatlere kadar sürdü. TIME’da yer alan bir makaleye göre, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, televizyonda yayınlanan 13 dakikalık konuşmasında görüşmelere değinmedi ancak çatışmanın sürdüğünü belirterek halka "savaş henüz bitmedi" dedi. Ayrıca, artan iç eleştirilere rağmen savaş çabalarını savundu ve İsrail'in İran'ın nükleer programını, füze yeteneklerini ve liderliğini "ezdiğini" söyledi.
SAVAŞIN KURBANLARI
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na göre, savaşın başlangıcından bu yana İran'da en az 1.701 sivil öldürüldü, bunlar arasında 254 çocuk da yer alıyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Lübnan'ı bombalamasında en az 2.020 kişinin öldüğünü ve 6.400'den fazla kişinin yaralandığını, bunlardan 357'sinin tek bir saldırı dalgasında hayatını kaybettiğini açıkladı.
İran'a atfedilen saldırılar, Körfez ülkelerinde en az 32 kişinin ölümüne neden oldu. İsrail'de ise en az 20 ölüm kaydedildi ve 13 Amerikalı asker hayatını kaybetti.

KİMLER GÖRÜŞMELERE KATILIYOR?
ABD heyeti, Başkan Yardımcısı Vance'in başkanlığında, Orta Doğu Özel Temsilci Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'dan oluşuyor. Heyette ayrıca, başkanın ulusal güvenlik danışmanı yardımcısı ve başkan yardımcısının ulusal güvenlik danışmanı Andrew Baker ile başkan yardımcısının Asya işlerinden sorumlu özel danışmanı Michael Vance de bulunuyor.
Vance, görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamada, görüşmelerin "olumlu geçeceğini" düşündüğünü ancak İran'ı "bizimle oyun oynamaya" çalışmaması konusunda uyardığını belirtti.
İran heyetine İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ediyor. İran heyetinde diplomatik, askeri ve ekonomik alanlardan yaklaşık 70 yetkili ve uzman yer alıyor.
İRAN'IN GÖRÜŞMELERDEN BEKLENTİLERİ
İranlı yetkililerin çatışmaları sona erdirmek için sunduğu 10 maddelik öneriler, ABD’nin politikası ve bölgedeki pozisyonuyla doğrudan çeliştiği için reddedildi.
İran bu bildiride, ABD tarafından dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasını, İran'a uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı'nın İran kontrolünde kalmasını, barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sona erdirilmesini talep etti. |
İsrail, ABD-İran ateşkesinin ilan edilmesinden bir gün sonra, Çarşamba günü Lübnan'da 350'den fazla kişiyi öldürdü.

ABD'NİN İSTEKLERİ VE TRUMP'IN AÇIKLAMALARI
ABD’nin İran’a sunduğu 15 maddelik plan, sadece iki ülke arasındaki gerilimi değil, küresel enerji güvenliğini de doğrudan etkileyen önemli başlıkları içeriyor. Teklifte, İran'ın askeri ve nükleer kapasitesine ciddi sınırlamalar getirilmesi hedeflenirken, bölgesel güvenlik ve deniz trafiği gibi hassas konular da masaya yatırılıyor. Planın dikkat çeken bir yönü, Pakistanlı aracılar üzerinden Tahran’a iletilmiş olması. Bu diplomatik kanal, doğrudan temasın sınırlı olduğu bir süreçte dolaylı müzakere zeminini güçlendirmeyi amaçlıyor. Öte yandan teklif, küresel ticaret açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını da kapsıyor.
Dünya petrol taşımacılığının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu dar boğaz, savaş sürecinde stratejik bir baskı aracına dönüşmüş durumda. İran’ın boğaz üzerinden petrol akışını kesme kapasitesi, hem ABD'ye hem de Körfez’deki müttefiklerine ekonomik ve jeopolitik maliyetler yüklerken; Tahran'a sahadaki askeri dezavantajını dengeleme imkanı sunuyor. ABD Başkanı Donald Trump ise plana ilişkin yaptığı açıklamada, İran’ın bazı maddeleri halihazırda kabul ettiğini iddia etti. Ancak bu iddianın ne ölçüde gerçeği yansıttığı ve teklifin İran yönetimi tarafından ne kadar kapsamlı değerlendirildiği henüz belirsizliğini koruyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!