ABD ve İran Arasındaki Gerilim Enerji Piyasalarını Tehdit Ediyor
ABD ve İran arasında gerilim tırmanıyor. Trump, İran'a yönelik saldırı tehditlerini sürdürüyor, bu durum enerji piyasalarını tehdit ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılmaması durumunda İran'a yönelik saldırı tehdidini yinelerken, son açıklamasında bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını belirtti.
Trump, son gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamada, İran'la süren görüşmelerin olumlu ilerlemediği takdirde, Tahran'ın elektrik altyapısını hedef alarak ülkenin sivil sistemlerini devre dışı bırakmayı planladığını ifade etti. "Planımız hazır, yarın gece yarısına kadar İran'daki köprüler ve enerji santralleri etkisiz hale getirilecek," dedi.
İran cephesinden ise, gelecekteki saldırıları önleme amacıyla düşmana pişmanlık duyacağı bir ders verileceği şeklinde sert açıklamalar geldi.
Bu karşılıklı sert açıklamalar, ABD'nin İran'ın enerji altyapısına doğrudan müdahale edebileceği endişesini artırırken, böyle bir durumun küresel enerji arzında ciddi kesintilere neden olabileceği kaygılarını da beraberinde getirdi.
Primary Vision Network'ten Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, AA'ya verdiği demeçte, Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde enerji piyasalarının büyük bir darbe alabileceğini belirtti.
Rizvi, jeopolitik gerilimlerin petrol arzı üzerindeki olumsuz etkisinin geçmiş dönemlerle kıyaslandığında daha ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayarak, "Trump'ın tehditleri hayata geçerse, enerji piyasalarında eşi benzeri görülmemiş bir arz daralması yaşanabilir ve petrol fiyatları 200 dolara kadar çıkabilir, bu da uluslararası piyasalar üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilir," dedi.
Eğer enerji altyapılarına saldırılar gerçekleşirse, sadece fiyat değil, arzın yapısal bütünlüğü de ciddi şekilde etkilenebilir diyen Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde "mücbir sebep" ilanlarının devrede olduğunu ve LNG arzının dünya genelinde olumsuz etkilendiğini belirtti.
Rizvi, ABD'nin İran'ın altyapısına geniş çaplı bir saldırı yapması halinde, bölgedeki petrol üretiminin normale dönmesinin yıllar alabileceğini ve bu durumun özellikle enerjiye bağımlı gelişmekte olan ülkeler ile Asya ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Piyasaların henüz bu tehditleri fiyatlamadığını söyleyen Rizvi, "Piyasalar oldukça belirsiz bir durumda. Endişeden çok belirsizlik hâkim ve gelecekte ne olacağı kestirilemiyor. Bu belirsizlik, enerji piyasalarında yüksek ve tahmin edilemez bir oynaklık oluşturuyor," diye konuştu.
Gerilimin kontrol altına alınabilmesi durumunda piyasalardaki tırmanışın geçici olabileceğini belirten Rizvi, "Şu anki durum, jeopolitik gerilimlerin kalıcı bir olgu haline geldiği yeni bir döneme işaret ediyor. Bu, enerji piyasalarında risklerin yapısal olarak arttığı ve ucuz enerji döneminin sona erdiği anlamına geliyor," değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa'nın enerji arz güvenliğinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini vurgulayan Rizvi, "Rusya'dan gelen tedarikin kesilmesi ve alternatiflerin sınırlı kalması Avrupa'yı daha bağımlı hale getirdi. Bu, boru hatları ve enerji altyapısına yapılan yatırımların artırılması gerekliliğini gündeme getirebilir. Ancak şu an itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji akışını ikame edebilecek bir alternatif yok," dedi.
Rizvi, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin 400 milyon varillik acil petrol stoklarını devreye sokma kararının fiyat artışlarını sınırlamada önemli bir etki yaratmayabileceğini belirterek, "Bu rezervler doğrudan piyasaya sürülmüyor, yalnızca erişime açılıyor ve alıcılar yine satın almak zorunda. Ayrıca, lojistik zorluklar ve yüksek savaş riski sigorta maliyetleri devam ediyor. Sunulan ham petrolün türü ile rafinerilerin teknik uyumu da piyasaları rahatlatma çabalarına engel olan önemli teknik bir sorun olmaya devam ediyor," diye sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!