Açıkta Satılan Gıda Ürünleri Güvenlik Riski Taşıyabilir
Açıkta satılan gıdalar doğal algısıyla güvenli olmayabilir. Üretim ve saklama koşulları önemlidir.
5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi için Antalya'ya gelen Arıcı, AA muhabirine verdiği röportajda, 'doğal' etiketiyle satılan gıdaların her zaman güvenilir olmadığını ve bu gıdaların güvenliğinin üretim ve saklama koşullarına bağlı olduğunu belirtti.
Arıcı, çoğu açıkta satılan gıdanın denetim ve kayıt altına alınmadan tüketiciye ulaştığını, bu durumun üretim ve dağıtım süreçlerinde belirsizlik yarattığına dikkat çekti.
Bu tür gıdalarda özellikle mikrobiyolojik tehlikelerin ön plana çıktığını ifade eden Arıcı, bu tehlikelerin gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.
Isıl işlem veya fermantasyon gibi yöntemlerle işlenen gıdaların risklerini azaltarak daha güvenli hale geldiğinin bilimsel olarak kabul gördüğünü belirten Arıcı, bu süreçlerin gıda güvenliğinde kritik rol oynadığını söyledi.
Açıkta satılan baharat ve çiğ süt gibi ürünlerin kontrollü üretiminin önemine değinen Arıcı, 'Açıkta satılan ürünler dışarıdan gelecek kirleticilere açıktır ve bu kontrolsüzlük mikotoksin, aflatoksin gibi riskleri akla getirir. Bu yüzden paketli gıdalar tercih edilmelidir.' dedi.
Arıcı, gıda kaynaklı risklerin çoğunlukla kısa sürede değil, zamanla biriken mikotoksinler yoluyla ortaya çıktığını ve bu maddelerin organlarda birikerek uzun vadede toksik etkilere ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Gıda güvenliğinde sadece ürün seçimi değil, hazırlama yöntemlerinin de önemli olduğunu belirten Arıcı, yüksek ısı ve yoğun dumana maruz kalan gıdalarda zararlı bileşiklerin oluşabileceğine dikkat çekti.
Mangal gibi pişirme yöntemlerinde dikkatli olunması gerektiğini belirten Arıcı, 'Mangalda bol ateşle ve ateşe yakın pişirilen etler bol dumana maruz kalır. Bu duman yağın dumanıdır ve PAH denilen zararlı bileşikler etlere geçerek sağlık riski oluşturur.' dedi.
- Gıda Güvenliğinde İzlenebilirlik ve Şeffaflık Öne Çıkıyor
Arıcı, gıda güvenliğinde şeffaflık ve izlenebilirliğin önemine vurgu yaparak, bu imkanın ambalajlı ve işlenmiş gıdalarda güvenilirlik açısından büyük avantaj sağladığını belirtti.
Kökeni bilinen gıdaların önemine dikkat çeken Arıcı, devletin izlenebilirlik sistemlerini yaygınlaştırdığını dile getirdi.
Barkod sistemi sayesinde ürünlerin cep telefonlarıyla taranarak menşei ve üretim süreci bilgilerine ulaşılabildiğini belirten Arıcı, izlenebilirliği olan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tüketicilerin ürün seçiminde temel kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini belirten Arıcı, ambalajı hasar görmüş, paslı, çarpık veya şişmiş konservelerin kesinlikle alınmaması ve tüketilmemesi gerektiğini, şüpheli ürünlerin tadına dahi bakılmadan imha edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!