Af Örgütü: Bazı Ülkeler İnsan Hakları Temellerini Zayıflatıyor
Af Örgütü, bazı ülkelerin insan hakları temellerini zayıflattığını belirtti. Çifte standartlar ve uluslararası hukukun ihlali eleştirildi.
Uluslararası Af Örgütü'nün "Dünya İnsan Hakları Durumu Raporu", Londra'da düzenlenen basın toplantısında Genel Sekreter Agnès Callamard, İngiltere Direktörü Kerry Moscogiuri ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Heba Morayef tarafından açıklandı.
Toplantıda, "İnsanlık tehlike altında" sözleriyle konuşmasına başlayan Callamard, çifte standartların ve uluslararası hukukun selektif uygulanmasının dünyayı bu duruma getirdiğini vurguladı.
Af Örgütü'nün bu konuda uzun süredir uyarılarda bulunduğunu belirten Callamard, bu yılki raporun artık uyarı yapmadığını, tahmin edilenlerin gerçekleştiğini bildirdiğini ifade etti.
Callamard, saldırgan ülkelerin insan hakları ve çok taraflı sistemin temellerini sarstığını, kontrol, kar elde etme ve dokunulmazlık sağlama amacıyla yükümlülüklerini ihlal ettiklerini belirtti.
Pek çok ülkenin bu ülkelere karşı çıkmak yerine sessiz kalmayı tercih ettiğini söyleyen Callamard, bazılarının da bu ülkeleri desteklediğini kaydetti.
Orta Doğu'da yaşananların bu hukuksuz ortama bir örnek olduğunu ifade eden Callamard, "ABD ve İsrail'in Birleşmiş Milletler şartına aykırı saldırıları hukuksuzluk yarattı. Meşru müdafaa yok, sivillere yönelik doğrudan bir savaş söz konusu. İran'ın misillemeleri ve İsrail'in Lübnan saldırıları, milyonlarca insanın hayatını tehdit ediyor." dedi.
Callamard, küresel çatışmaların dünya genelinde etkileri olacağını belirterek, "Bu, savaş ve sivil ölümlerinin normalleşmesinin bir sonucu." şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ekonomik ve siyasi üstünlük arayışında olduklarını belirterek, "İsrail, Gazze'deki Filistinlilere yönelik soykırımı sözde ateşkeslere rağmen sürdürüyor. Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimlerini artırıyor. Rusya'nın Ukrayna'daki insanlığa karşı suçları 2025'te arttı." ifadelerini kullandı.
ABD'nin Venezuela ve Karayipler'deki yargısız infazlara karıştığını belirten Callamard, diğer ülkelerdeki insan hakları ihlallerine de değindi.
Saldırgan ülkelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni veto yetkileriyle etkisiz hale getirdiğini belirten Callamard, "Bu ülkeler, uluslararası güvenlik mekanizmalarının artık çalışmadığını ifade ediyor çünkü kendilerine hizmet edecek alternatifler arıyorlar." dedi.
Uluslararası yargı kurumlarına yönelik baskılardan bahseden Callamard, "ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) hakimlerine yaptırım uyguluyor. Rusya, UCM yetkilileri için tutuklama kararı çıkarıyor. Bu yeni saldırgan sistem, ortak insanlığımıza saygı yerine askeri güç, ticari hakimiyet ve teknolojiye değer veriyor." dedi.
Bu duruma karşı ülkelerin ya işbirliği yaptığını ya da taviz verdiğini belirten Callamard, bu dönemin saldırganlar ve korkakların dönemi olduğunu söyledi.
Dünyada sivil toplum üzerindeki baskıların arttığını, İsrail'in belirli bir ırka yönelik idam cezasını uygulamaya hazırlandığını ifade eden Callamard, "Güney Afrika bile bunu yapmadı." dedi.
Saldırgan ülkelerin mevcut kurallara dayalı düzeni, kendi çıkarlarına hizmet etmediği için değiştirmek istediğini belirten Callamard, "Dünyamızda siyasi korkaklık ve saldırganlık sistemin hakim işleyiş biçimi haline geldi. Raporumuz, çok taraflı küresel sistemin uğruna mücadele edilmesi gereken bir sistem olduğunu gösteriyor." dedi.
Moscogiuri, İngiltere'deki insan hakları durumuna değinerek, "Kuralların herkese eşit uygulanmadığı daha belirgin hale geliyor. Bazı durumlarda ise kurallar hiç uygulanmıyor." dedi.
Son yıllarda insan haklarının bu kadar büyük bir tehlike altında olmadığını belirten Moscogiuri, "Geçen yıl, barışçıl eylemlere görülmedik ölçüde baskı yapıldı. Protestoculara terörle mücadele yetkileri uygulandı. Palestine Action destekçileri arasında 3 bin 300'den fazla kişi gözaltına alındı, yüzlercesi tutuklandı." dedi.
Moscogiuri, eylemcilerin protesto ettiği savaşa silah satışının sürdüğünü belirterek, "Düzensiz göçmenlere ve sığınmacılara karşı sert ifadeler kullanılıyor. Küresel ihtiyaçlar artarken İngiltere'nin yardım bütçesi kesildi. İçeride ise insanları fakirliğe iten politikalar uygulanıyor." dedi.
Moscogiuri, "Hukukun üstünlüğünü ihlal ederek savunamazsınız." diyerek, İsrail'e silah satışları ve İran'a karşı İngiliz üslerinin ABD'ye açılmasının işbirlikçilik olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!