Afrika'nın Rekabet Gücünü Artırmada Orta ve Uzun Vadeli Yatırımların Rolü
ADF 2026'da, Afrika'nın ekonomik potansiyeli ve rekabet gücünü artırma stratejileri tartışıldı. Orta ve uzun vadeli yatırımlar ön planda.
Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde, Afrika'nın ekonomik potansiyelini ve rekabet gücünü artırmak için gereken stratejileri tartışmak üzere bir araya geldi. Anadolu Ajansının (AA) 'Global İletişim Ortağı' olduğu organizasyonda, 'Afrika'nın Geleceğine Yatırım Yapmak: Strateji, Ölçek ve Rekabet Gücü' başlıklı panel büyük ilgi gördü.
Panelde moderatörlüğü üstlenen TRT World sunucusu Brenda Achieng Czeda, Uganda Dışişleri Bakanı Odongo Jeje Abubakhar, Ruanda Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Olivier J.P. Nduhungirehe, Zambiya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mulambo Haimbe, Sao Tome ve Principe Devletten Sorumlu Dışişleri Bakanı Eliza Maria Amado Vaz, Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh ve Afrika Kıtası Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) Sekreteryası Genel Sekreteri Wamkele Mene gibi önemli isimleri ağırladı.
UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, Afrika'nın sunduğu devasa fırsatların henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirtti. Tetteh, 'Afrika'da serbest ticaret alanlarının oluşturulması ve yatırımların artırılması kıtayı bir cazibe merkezi haline getirebilir.' dedi.
Tetteh, Afrika'nın kalkınması için stratejik ve dikkatli adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Başarılı projelerin öne çıkarılmasıyla, hem kamu hem de özel sektör için ölçeklenebilir çözümler geliştirilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
'Afrika'nın rekabet gücünü artırmada en büyük zorluklardan biri orta ve uzun vadeli yatırımlardır.' diyen Tetteh, bu yatırımların uygun maliyetli finansman kaynaklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Sudan Dışişleri Bakanı Salim, ADF'nin Afrika'nın potansiyeline ışık tutan önemli bir platform olduğunu söyledi. Kıtada genellikle savaş ve yoksullukla anılsa da, aslında büyük bir potansiyel barındırdığını belirtti.
Salim, Afrika nüfusunun %60'ının gençlerden oluştuğunu ve Sudan'ın tarım, hayvancılık, madenler, petrol ve gaz gibi alanlarda zengin olduğunu vurguladı.
Sudan'daki savaşların temel nedenlerinden birinin doğal kaynaklar üzerindeki hakimiyet mücadelesi olduğunu ifade eden Salim, bu kaynakların etkin yönetimi ve ortak bir anlayış geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Salim, Afrika ülkelerinin ekonomik entegrasyon ve işbirliği yolunda adımlar atması halinde, hem bölgesel hem de uluslararası ortaklar için güçlü bir yatırım ortamı yaratılabileceğini belirtti.
Dış aktörlerin farklı niyetlerle Afrika'ya yaklaşabileceğine dikkat çeken Salim, kıta ülkelerinin kendi aralarındaki işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Sudan'ın stratejik konumuna vurgu yapan Salim, Kızıldeniz'de yaşanan gerilimlerin göz önüne alındığında ülkesinin önemli bir alternatif sunduğunu dile getirdi.
Salim, 800 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip olan Sudan'ın Afrika için önemli bir çıkış kapısı olabileceğini ve savaşın sona ermesiyle birlikte yatırımcılar için geniş fırsatlar sunulacağını ifade etti.
Ruanda Dışişleri Bakanı Nduhungirehe, Afrika'nın doğal ve beşeri kaynaklar açısından zengin bir kıta olduğunu ancak doğru kararların alınmasında sıkıntılar yaşandığını belirtti.
Nduhungirehe, kıtanın sahip olduğu insan gücü ve doğal kaynakların etkin yatırımlarla desteklenmesi durumunda gerçek zenginliğe ulaşılabileceğini ifade etti. AfCFTA'nin bu süreçte önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!