AP Üyeleri İsrail'in Cezasız Kaldığını ve Çeşitli Ülkelere Saldırabildiğini Söylüyor
AP üyeleri, İsrail'in hesap vermediği için birçok ülkeye saldırabildiğini savundu. AB'nin ilişkilerde tutarlılık sağlaması gerektiğini belirttiler.
Brüksel'den Bildirildi
Avrupa Parlamentosu üyeleri, AA muhabirinin yönelttiği 'İsrail şu anda üçten fazla ülkeye saldırıyor. Bazıları, Gazze'de istediğini yapabilmesine izin verildiği için bu durumun oluştuğunu iddia ediyor. Avrupa Birliği'nin İsrail ile ilişkilerine yönelik yaklaşımınız nedir?' şeklindeki soruya yanıt verdi.
📲 Haberler Artık Size Geliyor
AP'deki Sosyalist ve Demokratlar (S&D) grubundan Cecilia Strada, uzun süredir hesap verebilirlik talep ettiklerini belirterek, bu durumun sadece mevcut bölgeleri korumak için değil, gelecekteki mağduriyetleri önlemeye yönelik olduğunu vurguladı. 'Bir savaş suçlusunu durdurmazsanız, bir sonraki suçun önüne geçecek caydırıcılık kalmaz. Bu yaşananlar hesap verebilirlik eksikliğiyle doğrudan ilişkilidir,' dedi.
Strada, bu nedenle Avrupa Komisyonu ve Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdıklarını hatırlatarak, 'Yangının her yere yayıldığını görüyoruz,' ifadelerini kullandı.
İran'daki duruma ilişkin birçok AP milletvekili yorum yaparken, herkesin özgür bir İran istediğini ifade eden Strada, uluslararası düzenin bu şekilde yönetilmesini kabul edemeyeceklerini belirtti. 'Bu, orman kanununun geçerli olduğu bir düzen demektir,' dedi.
Strada, bu meselenin yalnızca Filistinlilerle ilgili olmadığını, dünya düzeniyle ve devletler topluluğu olarak beraber yaşama biçimleriyle ilgili olduğunu vurgulayarak, bugün karşı karşıya oldukları tablonun bunun bir sonucu olduğunu söyledi.
"AB'nin Çifte Standartlarına Son Vermesi Gerekiyor"
Yeşiller Partisi'nden Ana Miranda, İsrail'in bölgede nükleer silahların yayılmasının önlenmesine dair anlaşmayı imzalamayan tek ülke olduğunu hatırlattı.
Miranda, 'İsrail, uluslararası alanda en çok tartışılan ülkelerden biridir,' dedi.
Parlamentoda İsrail ile ilgili apartheid ya da işgal gibi konulara dikkat çekmek istediklerinde, başka gruplar tarafından engellendiklerini belirten Miranda, şu değerlendirmede bulundu:
'Sorun Konsey'de. Yaptırımlara ve kınamalara karşı baştan beri bir blokaj var. Soykırımın tanımı üzerinde de benzer tartışmalar yaşanıyor. Uluslararası hukuk açısından sivillerin öldürülmesi, hastanelerin ve evlerin yıkılması gibi fiiller ciddi suçlar olarak kabul ediliyor ve birçok kuruluş tarafından soykırım olarak nitelendiriliyor.'
Miranda, Avrupa Komisyonu'nun da çifte standartlı davrandığını belirterek, 'Biz uluslararası hukuk düzeninin savunucusuyuz. İlerici siyasi gruplar olarak Birleşmiş Milletler Antlaşması ve uluslararası hukukun temel ilkelerine geri dönülmesini savunuyoruz, bu tek çıkış yoludur. Diplomasiye geri dönülmeli ve AB'nin bazı çatışmaları kınayıp diğerlerine sessiz kalması son bulmalıdır,' diye ekledi.
"Hesap Verebilirliğin Olmadığı Bir Ortamda Krizin Yayılması Şaşırtıcı Değil"
AP milletvekili ve Filistin ile İlişkiler Delegasyonu üyesi Lynn Boylan, 'AB Komisyonu ve Konsey'e uluslararası hukuku adil ve şeffaf bir şekilde uygulamaları konusunda sürekli çağrıda bulunduk. Bugünkü durum, uluslararası hukukun bu şekilde uygulanmamasının bir sonucudur,' dedi.
Boylan, çok taraflılığın sürekli zayıflatıldığını, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin itibarsızlaştırıldığını ve Uluslararası Adalet Divanı'nın kararlarının göz ardı edildiğini belirtti. 'Hesap verebilirliğin sıfır olduğu bir ortamda, krizin tüm bölgeye yayılması şaşırtıcı değil,' diye konuştu.
Boylan, 'AB'nin uluslararası hukuku ve insan haklarını tutarlı bir şekilde uygulayan, çifte standarttan uzak duran ve dünya için bir umut ışığı olan bir aktör haline gelmesi gerekiyor,' ifadelerini kullandı.
Abonelik için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!