Arap Birliği'nden Ortak Duruş: İran'ın Müdahalelerine Tepki, İsrail'e Karşı 'Caydırıcı Önlem' Çağrısı
Arap Birliği'nin Kahire'deki 166. Bakanlar Düzeyi Toplantısı'nda İran'ın adımları kınanırken, İsrail'in Gazze, Kudüs ve UNRWA ihlallerine karşı sert kararlar alındı.
Arap dünyasının diplomatik temsilcileri, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden gelişmeleri ele almak üzere Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldi. Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Arap Birliği'nin 166. Bakanlar Düzeyi Toplantısı, birliğin Kahire'deki genel merkezinde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Dönem başkanlığını Tunus Dışişleri Bakanı Muhammed en-Nefti'nin üstlendiği bu kritik zirvede, Orta Doğu'daki çatışma sarmalı, egemenlik ihlalleri ve diplomatik çözüm yolları masaya yatırıldı. Toplantıya katılan dışişleri bakanları, bölgedeki tansiyonu yükselten aktörlere karşı ortak ve kararlı bir duruş sergiledi.
İran'ın Bölgesel Adımlarına Kınama ve Diplomasi Çağrısı
Zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini, İran'ın bölge ülkelerinin iç işlerine yönelik müdahaleleri oluşturdu. Toplantıya katılan dışişleri bakanları, İran’ın "bölgedeki gerilimi tırmandıran adımlarını ve bazı Arap ülkelerini hedef alan saldırılarını" ortak bir dille kınadı. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, yaptığı konuşmada Kahire'nin duruşunu net bir şekilde ortaya koyarak, Arap ülkelerinin egemenliğinin, güvenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlal edilmesini kesinlikle reddettiklerini vurguladı.
Bölgesel bir savaş riskinin önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizen Abdulati, çatışma çemberinin genişlemesini önlemek adına acilen diplomatik kanalların aktif hale getirilmesi çağrısında bulundu. Bu kapsamda Mısır Dışişleri Bakanı, ABD ile İran arasında haziran ayında varılan mutabakat zaptı temel alınarak, kalıcı ve sürdürülebilir bir nihai anlaşmaya ulaşılması yönündeki temennilerini dile getirdi. Abdulati ayrıca, bölgedeki hızlı gelişmelerin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da yaşanan insani dramı gölgelememesi gerektiğine dikkat çekerek; zorla yerinden edilme, yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve Filistin davasının tasfiye edilmesine yönelik her türlü girişime karşı kararlı duruşlarını yineledi.
Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve Şarm el-Şeyh Anlaşması mutabakatlarının hayata geçirilmesi için çabaların süreceğini belirten Abdulati, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planının ikinci aşamasına geçilerek İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesini sağlayacak bir yol haritasının tamamlanması gerektiğini ifade etti. Bu süreçte Gazze'ye kesintisiz insani yardım ulaştırılması, yeniden imar çalışmalarının desteklenmesi ve Filistin Yönetimi'nin Gazze ile Batı Şeria'da sorumluluklarını tam olarak üstlenebilmesi için kurulan Ulusal Gazze Yönetim Komitesinin yetkilendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kudüs Komitesi'nden İsrail'e Karşı 'Caydırıcı Önlemler' Paketi
Arap Birliği Konseyi'nin 166. oturumu kapsamında, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te yürüttüğü hukuk dışı politikalara karşı uluslararası toplumu harekete geçirmekle görevli Kudüs'ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesi de özel bir toplantı gerçekleştirdi. Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi başkanlığında toplanan komiteye, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi ve üye ülkelerin temsilcileri katıldı. Toplantı sonrasında yayımlanan bildiride, Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin terör eylemlerini ve İslam mukaddesatına yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla İsrail üzerinde "kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler" uygulanması için diplomatik baskıların artırılması kararlaştırıldı.
Komite, Kudüs'teki ihlallerin hesabının sorulması amacıyla uluslararası düzeyde kararlı bir duruş sergilenmesi çağrısında bulunarak, bu hukuksuz uygulamaların küresel barış ve güvenliği tehdit ettiği uyarısını yaptı. Bu çerçevede, Katar tarafından önerilen ve ibadet edenlere yönelik ihlalleri belgeleyecek, izleyecek bir medya platformunu da içeren sürdürülebilir kurumsal çalışma mekanizmasının başlatılması memnuniyetle karşılandı. Arap Birliği Genel Sekreterliği, üye devletlerle koordineli bir şekilde bu mekanizmanın finansman ve çalışma planını hazırlamakla görevlendirildi.
Söz konusu kurumsal mekanizma kurulması fikri ilk olarak, Ürdün'ün ev sahipliğinde 5 Ağustos'ta gerçekleştirilen ve Türkiye, Pakistan, Endonezya ile Malezya gibi önemli İslam ülkelerinin de katıldığı bakanlar toplantısında gündeme getirilmişti. Komite, bu doğrultuda İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile koordinasyonu güçlendirme kararı alarak, eylül ayında New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında Arap Birliği ve İİT ortaklığında Kudüs konulu özel bir bakanlar toplantısı düzenlenmesini kararlaştırdı.
E1 Projesi ve UNRWA Merkezine Yönelik İhlallere Sert Kınama
Kudüs Komitesi, İsrail makamlarının Doğu Kudüs'ün coğrafi bütünlüğünü hedef alan "E1" imar planı kapsamındaki yeni adımlarını en güçlü ifadelerle kınadı. İsrail'in 18 Ağustos'ta, Doğu Kudüs ile Ma'ale Adumim yerleşim bölgesi arasında yaklaşık 3 bin 400 konutu içeren proje çerçevesinde 1.234 yeni yerleşim birimi için ihale açması sert tepkiyle karşılandı. Komite, bu projenin Batı Şeria'nın kuzey ve güney bağlantısını kopardığını, Doğu Kudüs'ü Filistin topraklarından izole ettiğini ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulma zeminini tamamen ortadan kaldırdığını belirtti.
Toplantıda ayrıca, İsrail güçlerinin 25 Ağustos'ta işgal altındaki Kudüs'te yer alan ve BM Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait en eski mesleki eğitim tesislerinden biri olan Kalendiya Eğitim Merkezi'ne düzenlediği baskın ele alındı. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de tahliyesini savunduğu bu baskın, "uluslararası hukukun açık bir ihlali ve BM kuruluşlarının dokunulmazlığına yönelik tehlikeli bir saldırı" olarak nitelendirildi. Komite, İsrail'in UNRWA'nın varlığını sona erdirmeye yönelik sistematik adımlarını kesin bir dille reddettiğini duyurdu.
Son olarak, Mescid-i Aksa'nın (Harem-i Şerif) tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişim kınanarak, buranın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu bir kez daha teyit edildi. Kudüs'teki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarının korunmasında Ürdün'ün üstlendiği tarihi Haşimi Vesayeti'nin önemine vurgu yapılırken, Ürdün Vakıflar Bakanlığı'na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin Mescid-i Aksa'nın yönetiminde tek yetkili merci olduğu hatırlatıldı. Komite, 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti kurulmadan bölgeye barış gelmeyeceğini ilan etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!