Ateşkes Mutabakatına Rağmen Yıkım Sürüyor: İsrail, Lübnan'ın Güneyini Vurmaya Devam Ediyor
ABD ve İran arasındaki diplomatik mutabakata rağmen İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde yerleşim yerlerini havaya uçurmaya ve İHA saldırılarına devam ediyor.
Lübnan ile İsrail arasında sağlanan ateşkes anlaşmalarına ve bölgedeki gerilimi düşürmeyi hedefleyen ABD-İran mutabakatına rağmen, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki askeri faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Yerel kaynaklar, İsrail güçlerinin bölgede hem havadan hem de karadan gerçekleştirdiği operasyonlarla sivil altyapıyı ve yerleşim alanlarını hedef almayı sürdürdüğünü bildiriyor.
Bint Cubeyl ve Nebatiye'de Şiddetli Patlamalar ve İHA Saldırıları
Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu Bint Cubeyl ilçesine bağlı Konin beldesinde çok sayıda konutu ve kritik altyapı tesisini patlayıcılar kullanarak tamamen havaya uçurdu. Karadaki bu yıkım faaliyetlerinin yanı sıra insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirilen hava saldırıları da can almaya devam ediyor. Akşam saatlerinde İsrail'e ait bir İHA, Nebatiye vilayetinde yer alan Kefr Tebnit ile Yukarı Nebatiye beldeleri arasındaki bölgeyi doğrudan hedef aldı.
Askeri hareketliliğin yoğunlaştığı Nebatiye kırsalında, gün içinde hareket halindeki iki araca düzenlenen İHA saldırılarının ardından, Keferrumman beldesinin doğu kesiminde de iki ayrı hava saldırısı gerçekleştirildi. NNA, Keferrumman'daki bu saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 1 kişinin ise yaralandığını duyurdu. İsrail ordusu ise yaptığı resmi açıklamada, Nebatiye yakınlarındaki Ali Tahir Tepeleri'nde bir Hizbullah mensubunun hava saldırısıyla etkisiz hale getirildiğini ve kent yakınlarında bir araca düzenlenen operasyonda da bir kişinin öldürüldüğünü iddia etti.
Doğal Miras Hedef Alındı: Binlerce Çam Ağacı Kül Oldu
İsrail ordusunun saldırıları sadece yerleşim yerleriyle sınırlı kalmadı; bölgenin ekolojik yapısı da ağır darbe aldı. Nebatiye vilayetine bağlı Keferrumman beldesinin doğusunda yer alan ve bünyesinde yaklaşık 8 bin 500 çam ağacı barındıran bir tabiat koruma alanı, İsrail İHA'larından atılan yanıcı maddelerle hedef alındı. Saldırının ardından koruma alanında başlayan yangın kısa sürede büyüyerek geniş bir ormanlık alanı küle çevirdi. Bölgedeki güvenlik riskleri ve süregelen bombardıman tehdidi nedeniyle itfaiye ekiplerinin yangın yerine ulaşamadığı ve alevlerin kontrol altına alınamadığı bildirildi.
Diplomatik Girişimlerin Gölgesinde Ağır İnsani Bilanço
İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonları yeni bir aşama değil. İsrail ordusu, 2 Mart tarihinde başlattığı yoğun hava saldırılarının ardından Lübnan'ın güneyindeki birçok sınır beldesini işgal etmişti. Bu süreçte Lübnan hükümeti, ülkede yerinden edilerek göç etmek zorunda kalan sivillerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurmuştu. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 321'e ulaştı.
Yaşanan insani krizi durdurmak adına uluslararası arenada yoğun bir diplomasi trafiği yürütülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını açıklamıştı. Ardından, ABD arabuluculuğunda 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen 3. tur müzakereler neticesinde, ateşkesin 17 Mayıs'tan itibaren 45 gün daha uzatılması kararlaştırılmıştı.
Diplomatik temaslar bununla da sınırlı kalmadı. İran ve ABD, Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 14 Haziran'da, Lübnan'ı da kapsayan ve savaşı tamamen sonlandırmayı amaçlayan 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı. Bu gelişmenin ardından Washington'da yürütülen doğrudan görüşmelerin 5. turunda, 26 Haziran'da Lübnan ve İsrail arasında bir çerçeve anlaşması imzalanmıştı. Ancak sahadaki son gelişmeler, imzalanan anlaşmalara ve diplomatik çabalara rağmen kalıcı barışın henüz tesis edilemediğini gösteriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!