Atina'da "Aşil Kalkanı" Krizi: Milyarlarca Avroluk Savunma Sisteminin Kontrolü Kimde?
Yunanistan'ın İsrail'den tedarik edeceği 3 milyar avroluk "Aşil Kalkanı" hava savunma sisteminin kaynak kodlarına erişemeyeceği iddiası Atina'yı karıştırdı.
Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan yaklaşık 3 milyar avro değerindeki "Aşil Kalkanı" hava ve füze savunma sistemi projesi, Atina'da büyük bir siyasi krize yol açtı. Sistemin yönetimini ve egemenlik sınırlarını belirleyen "kaynak kodlarına" Yunanistan'ın erişim sağlayamayacağının ortaya çıkması, muhalefeti ve basını ayağa kaldırdı. Tartışmalar, İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel’in Kathimerini gazetesine verdiği çarpıcı röportajın ardından daha da alevlendi.
Kaynak Kodu Krizi Atina Siyasetini Karıştırdı
Muhalefetteki Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK), hükümete acil çağrıda bulunarak sistemin yazılımsal kontrolünün kimde olacağının derhal açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
PASOK'un savunma politikalarından sorumlu milletvekili Mihalis Katrinis, yaptığı yazılı açıklamada Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın 23 Temmuz’da yaptığı konuşmayı hatırlattı. Dendias, o dönemde Yunan Silahlı Kuvvetleri bünyesine katılacak askeri sistemlerin kaynak kodlarına erişim hakkı alınamaması durumunda tedarik sürecinin ilerletilmeyeceğini kesin bir dille ifade etmişti.
Ancak Katrinis, İsrail Savunma Bakanlığı’nın 31 Ağustos’ta yaptığı resmi açıklamada, yeni ulusal komuta ve kontrol altyapısının İsrailli savunma sanayii devi Rafael tarafından geliştirileceğinin belirtildiğine dikkat çekti. İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel’in de Yunanistan’ın kaynak koduna erişemeyeceğini teyit etmesi, Atina'da egemenlik tartışmalarını başlattı. Katrinis, "Aşil Kalkanı’nın kaynak kodu nihayetinde Yunanistan’a mı ait olacak?" sorusunu yönelterek konuyu 1 Eylül'de parlamentoya taşıdıklarını ve hükümetten yazılı açıklama beklediklerini vurguladı. Milyarlarca avroluk bu projede ulusal çıkarların korunması için teknik ve hukuki detayların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiği belirtildi.
Muhalefet ve Basından "Dışa Bağımlılık" Tepkisi
Eski Başbakan Aleksis Çipras liderliğinde kurulan Yunan Sol İttifakı (ELAS) da tartışmaya sert bir şekilde dahil oldu. ELAS tarafından yapılan açıklamada, Moşe Patel'in itiraflarının sistemin yönetimi ve ulusal egemenlik hakları konusunda derin şüpheler uyandırdığı ifade edildi. Parti, hükümetin bu süreçte tamamen çaresiz kaldığını ve sistem üzerinde mutlak kontrol sağlanamaması durumunda Atina'nın savunma alanında tamamen dışa bağımlı hale geleceğini savundu.
Yunan basınında da konu geniş yankı buldu. Efimerida ton Syntakton gazetesi, İsrail tarafının son bilgilendirmelerinde "teknoloji transferi" ve "yazılımın ortak kullanımı" gibi ifadeler kullandığını ancak kaynak kodunun teslim edileceğine dair net bir taahhütte bulunmadığını yazdı. Gazete, Patel'in Kathimerini’ye verdiği röportajda, kaynak kodunun lisans anlaşmasının bir parçası olmadığını açıkça söylediğini aktardı. Ayrıca, Kathimerini’nin internet sitesinde bu kritik soru-cevap bölümünün önce sansürlenerek kaldırıldığı, ardından İsrail Savunma Bakanlığı'ndan gelen yeni direktifler doğrultusunda "teknoloji transferi" ve "ortak kullanım" ifadeleri eklenerek güncellendiği iddia edildi. To Vima gazetesi ise "Aşil Kalkanı’nda kaynak kodu konusunda bulanık tablo" başlığıyla yayımladığı analizde, yaşanan bu çelişkilerin Atina'da ciddi bir güven bunalımı yarattığını yazdı. 
3 Milyar Avroluk Dev Anlaşmanın Detayları ve Tepkiler
İsrail ile Yunanistan arasında 31 Ağustos'ta Tel Aviv'de imzalanan ve yaklaşık 3 milyar avro değerinde olan "Aşil Kalkanı" anlaşması, ülkenin en büyük askeri yatırımlarından biri olarak lanse edilmişti. Anlaşma kapsamında İsrail, Yunanistan topraklarında David's Sling (Davud Sapanı) ve Israel Aerospace Industries (IAI) üretimi Barak MX sistemlerini içeren çok katmanlı bir hava savunma şemsiyesi kurmayı taahhüt etmişti. Projede ayrıca Rafael'in Spyder sistemi ile IAI'nın hava kontrolü sağlayan gelişmiş MMR tipi çok görevli radarları da yer alıyordu. En kritik unsur ise Rafael öncülüğünde geliştirilecek olan yeni ulusal komuta ve kontrol sistemiydi.
Ancak Yunan muhalefeti, bu devasa bütçeli anlaşmanın Yunan vergi mükelleflerine büyük bir mali yük getireceğini, Atina'yı askeri ve teknolojik açıdan tamamen İsrail'e bağımlı kılacağını ve ülkenin bölgesel politikasını daha fazla İsrail'e bağlayacağını savunuyor. Eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis de anlaşmayı sert sözlerle eleştirerek, "Yunan halkının büyük çoğunluğu soykırımcı Apartheid devletine karşıyken, yönetici sınıfımızın bu utanç verici anlaşmayla ülkemizi lekelemesine izin verdik" ifadelerini kullandı. Yunan medyasındaki genel analizlerde de projenin yüksek maliyeti ve jeopolitik riskleri ön plana çıkarılmaya devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!