Avrupa Parlamentosunda Aşırı Sağ İttifakı Dönemi
Avrupa Parlamentosu'nda aşırı sağın yükselişi, karar alma süreçlerini nasıl etkiliyor?
Aşırı Sağ İttifakları Avrupa'nın Siyasi Sahnesini Değiştiriyor
Avrupa Halk Partisi'nin (EPP) Avrupa Parlamentosu'nda aşırı sağ partilerle kurduğu ittifak, "aşırı sağı dışarıda tutma" ilkesini sona erdirdi.Bu yeni siyasi manevra, aşırı sağ partilerin Avrupa siyasetindeki etkisini artırarak karar alma süreçlerinde belirleyici bir güç haline gelmelerine yol açtı. 2024 seçimleri yaklaşırken, bu eğilim merkez partileri tedirgin ediyor. İktidar partisi EPP'nin geleneksel merkez müttefiklerinden uzaklaşıp aşırı sağcı gruplarla birlikte hareket etmesi, siyasi dengeleri sarsıyor.
Omnibus I Oylaması ve Sonuçları
13 Kasım'da Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oylamada, şirketlerin sürdürülebilirlik raporlama yükümlülüklerini azaltan "Omnibus I" isimli düzenleme, 720 sandalyeli parlamentoda 382 kabul oyu ile geçti. Bu sonucun en tartışmalı yanı, EPP'nin aşırı sağ partilerle işbirliği yaparak tasarıyı geçirmesiydi.Daha önceki oylamada merkez grupların uzlaşmasına rağmen Sosyalistler ve Demokratlardan gelen fireler nedeniyle reddedilen tasarı, bu kez Macaristan lideri Viktor Orban'ın partisinin de içinde bulunduğu aşırı sağ Vatanseverler grubunun desteğiyle kabul edildi.
"Cordon Sanitaire" Yönteminin Sonu
Avrupa siyasetinde uzun süredir "cordon sanitaire" olarak bilinen ve aşırı sağın etkisini sınırlamayı amaçlayan gayriresmi yöntem, bu oylamayla sona erdi.Sosyal Demokratlar, liberaller ve Yeşiller, EPP'nin aşırı sağla ittifak kurmasını kınarken, Yeşiller bu durumu çevreye ve insan haklarına zarar veren bir geri adım olarak değerlendirdi.
Kabul edilen değişiklikler, sürdürülebilirlik raporlarının sadece büyük şirketler için zorunlu olmasını öngörüyor ve iklim planı hazırlama zorunluluğunu kaldırıyor.
Yeni Politik Denge Arayışları
AB Hukuku ve Politikaları Profesörü Alberto Alemanno'ya göre, bu gelişmeler, AB'yi kuran merkezci partilerin etkisinin zayıfladığını gösteriyor. Alemanno, Omnibus I oylamasının Yeşil Mutabakat'ı tehdit ettiğini ve 2029'a kadar Avrupa'da yeni bir siyasi çoğunluğu tanımladığını vurguluyor.Von der Leyen'in liderliğindeki EPP'nin aşırı sağ ile kurduğu ittifakın, AB'nin ekonomik ve demokratik temelleri üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
İklim Politikası ve Siyasi Yönelimler
Almanya Dresden Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Oliviero Angeli, EPP'nin iklim politikalarında Yeşillerden çok Meloni'nin ECR'sine yakın durduğunu belirtiyor.İklim politikalarının, göç tartışmalarının yerini alarak Avrupa siyasetinde yeni bir kutuplaşma alanı haline geldiğini ifade eden Angeli, bu durumun geleneksel AB yanlısı koalisyonlar ve aşırı sağa yönelik engelleme stratejileri için tehdit oluşturduğunu kaydediyor. Bu eğilimin daha geniş bir modele dönüşüp dönüşmeyeceği ise henüz net değil. .
Kaynak: AA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!