Avrupa'da Enerji Alarmı: Doğal Gaz Depolarında Son 5 Yılın En Düşük Seviyesi
Avrupa'da doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 60,8 ile son 5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Gaz fiyatları geçen yıla kıyasla iki kattan fazla arttı.
Avrupa genelinde kış hazırlıkları sürerken, enerji arz güvenliğine ilişkin endişeler yeniden alevlendi. Gas Infrastructure Europe verilerine göre, ağustos ayı ortası itibarıyla Avrupa'daki doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 60,8 seviyesine geriledi. Geçmiş yılların verileri incelendiğinde bu oran; 2022'de yüzde 75,6, 2023'te yüzde 90, 2024'te yüzde 89 ve geçen yıl yüzde 73,6 olarak kayıtlara geçmişti. Bu düşüşle birlikte, ağustos ortasındaki depolama seviyesi son 5 yılın aynı dönemine göre en düşük seviye olarak tarihe geçti.
AB'nin Depolama Hedefleri ve Jeopolitik Risklerin Etkisi
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın patlak vermesinin ardından derinleşen enerji krizine karşı tedbir alan Avrupa Birliği (AB), doğal gaz depolarının her yıl 1 Kasım'a kadar yüzde 90 oranında doldurulmasını zorunlu kılmıştı. Ancak birlik, geçen yıl depolama kurallarında esnekliğe giderek zorlu piyasa koşullarında üye ülkelere kolaylık sağladı. Yapılan düzenlemeyle yüzde 90'lık hedefin 1 Ekim ile 1 Aralık tarihleri arasında yakalanmasına ve belirli şartlar altında depoların yüzde 80 seviyesinde tutulmasına imkan tanındı.
Avrupa Birliği Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı (ACER), temmuz ayında yayımladığı değerlendirme raporunda, AB depolarının 1 Kasım'a kadar yüzde 90 doluluğa ulaşabilmesi için LNG ithalatının 2025 seviyelerine kıyasla yaklaşık yüzde 13 oranında artırılması gerektiği uyarısında bulundu. ACER'e göre, LNG ithalatının mevcut seviyelerde kalması durumunda depolar ancak yüzde 80 seviyesine ulaşabilecek. Kurum ayrıca, Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların gaz fiyatlarını yukarı yönlü tetiklediğini ve bu durumun depolara gaz enjekte etmenin ekonomik cazibesini ciddi şekilde zayıflattığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı ve Spot LNG Piyasasında Kızışan Rekabet
Katar'ın küresel pazara sunduğu LNG ihracatı açısından kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, jeopolitik gerilimlerin merkezinde yer alıyor. ABD/İsrail-İran arasındaki gerilimler nedeniyle boğazdaki gemi trafiğinde yaşanan aksamalar, Katar LNG'sinin küresel sevkiyatını sekteye uğratırken Avrupa'nın spot LNG piyasasındaki rekabet dengelerini de temelden sarstı.
ACER, küresel LNG piyasasında Avrupa ile Asya arasındaki rekabetin ve Orta Doğu'daki sıcak gelişmelerin Avrupa gaz fiyatları üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu ifade etti. Kurumun nisan ayında paylaştığı analizde, Avrupa'nın depolarını yüzde 80 seviyesine getirebilmesi için mevcut LNG ithalat hızının aylık yaklaşık 11 milyar metreküp seviyesinde tutulmasının yeterli olacağı, ancak yüzde 90'lık kritik eşik için mutlaka ilave arz kaynaklarına ihtiyaç duyulacağı belirtilmişti.
Avrupa'da Doğal Gaz Fiyatları Geçen Yılın İki Katını Aştı
Depolama oranlarındaki gerileme ve LNG arzına yönelik endişeler, Avrupa'daki gaz fiyatlarına doğrudan yansıyor. Avrupa'nın gösterge niteliğindeki Dutch TTF'de eylül vadeli doğal gaz kontratı, 17 Ağustos itibarıyla megavatsaat başına 62,11 avro seviyesinden işlem görüyor. Bu rakam, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen megavatsaat başına 30,54 avroluk fiyatla karşılaştırıldığında yüzde 103'lük bir artışa işaret ediyor. Böylece Avrupa'da gösterge gaz fiyatları yıllık bazda iki katından fazla artış göstermiş oldu.
Hedefe Ulaşmak İçin 150 İlave LNG Kargosu Gerekiyor
Enerji piyasası araştırma şirketi Rystad Energy'nin Gaz ve LNG Piyasaları Kıdemli Analisti Ole Dramdal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, AB'nin doğal gaz depolarının 1 Kasım itibarıyla baz senaryolarına göre yüzde 75 seviyesinde kalacağını öngördüklerini ifade etti. Depolama seviyesini yüzde 80'e çıkarmak için mevcut senaryoya ek olarak yaklaşık 5,2 milyar metreküp daha gaza ihtiyaç duyulacağını belirten Dramdal, "Bu miktar, 174 bin metreküp kapasiteli gemilerle yaklaşık 50 LNG kargosuna denk geliyor. Yüzde 90 hedefine ulaşmak ise talebin baz senaryomuzla paralel gitmesi durumunda yaklaşık 15,6 milyar metreküp ilave gaz, yani kabaca 150 ek LNG kargosu gerektirecektir" dedi.
Dramdal, Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik aksamaların ve Asyalı alıcıların yoğun talebinin Avrupa'nın depolarını doldurma kabiliyetini sınırlandırdığını belirterek şunları ekledi: "Japonya ve Güney Kore gibi yüksek prim ödeyen ülkeler LNG tedariki için rekabeti sürdürüyor. Bunun yanı sıra Hindistan, Bangladeş ve Tayvan da alımlarını devam ettiriyor. Bu durum, deniz yoluyla taşınan esnek LNG arzını azaltıyor. Yaşanan gelişmeler spot LNG ile Avrupa hubları arasındaki fiyat makasını etkilerken, vadeli fiyat eğrisinin yakın vadeli fiyatların daha yüksek olduğu 'backwardation' yapısına bürünmesine yol açıyor. Bu da gazı depolara enjekte etmenin ekonomik rasyonalitesini ortadan kaldırarak Avrupa'nın işini daha da zorlaştırıyor."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!