Ayasofya'nın Görsel Hafızası 'Fethin Mührü' Eseriyle Gün Yüzüne Çıktı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önsözünü yazdığı 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' kitabı, ibadete açılışın 6. yılında okurlarla buluştu.
İstanbul'un fethinin en görkemli sembolü ve dünya mimarlık tarihinin en nadide eserlerinden biri olan Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi, çok özel bir prestij eserle yeniden taçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel bir önsöz kaleme aldığı ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı koleksiyon kitap, mabedin yeniden ibadete açılmasının 6'ncı yıl dönümünde kitapseverlerin ve tarih meraklılarının beğenisine sunuldu. Demirören Yayınları tarafından titiz bir çalışmayla hazırlanan eser, Sultan II. Abdülhamid döneminin ünlü Yıldız Albümleri'nde yer alan ve bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış çok özel fotoğrafları ilk kez gün yüzüne çıkarıyor.
Tarihi Arşivlerden İlk Kez Gün Yüzüne Çıkan Görseller
Araştırmacı-yazar Yüksel Yücel'in yoğun çalışmalarıyla hazırlanan dev eser, giriş bölümünde yer alan tarihi gravürler ve minyatürlerle zengin bir tarihsel arka plan sunuyor. Toplamda 229 görselin yer aldığı bu özel albümde, fotoğraf sanatçısı Ali Enis Oza'nın objektifinden çıkan ve daha önce hiç paylaşılmamış 24 özgün fotoğraf da ilk kez okuyucuyla buluşuyor.

Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören’in sunuş yazısıyla değer kattığı prestij eserde, Ayasofya'nın müze olarak kullanıldığı dönemlere ait tarihi belgelerin yanı sıra, yeniden cami olarak ibadete açılmasının ardından yeni nesil fotoğraf sanatçılarının çektiği büyüleyici kareler de harmanlanıyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde hazırlanan bu çok dilli yayın, Ayasofya'nın mimari ihtişamını, köklü kültürel geçmişini ve manevi ruhunu küresel ölçekte bir görsel şölenle anlatıyor. Alanında uzman isimler, eserin yayımlanmasıyla birlikte bu değerli çalışmanın tarihi ve kültürel önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Bilim Dünyası ve Uzmanlardan Yapıta Tam Not
Ayasofya Camii'nin insanlık tarihi boyunca en kutsal kabul edilen ibadet alanlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süleyman Berk, eserin zamanlamasına dikkat çekti. Prof. Dr. Berk, "Ayasofya hem İslam dünyası hem de Hristiyan alemi için eşsiz bir kutsiyete sahiptir. Yeniden ibadete açılışının 6'ncı yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu anlamlı günde, Demirören Yayınları'nın böylesine kıymetli bir çalışmayı literatüre kazandırmasını çok değerli bir vefa ve kutlama jesti olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

Arkeolog Dr. Murat Sav ise kitabın bilimsel ve belgesel değerine vurgu yaparak şunları söyledi: "Kitapta geçmişle günümüzü birleştiren, belgeleme açısından son derece büyük önem taşıyan görseller yer alıyor. Ayasofya gibi anıtsal yapılar hakkında bu tarz nitelikli, farklı perspektifler sunan bilimsel ve görsel yayınların sayısının artması gerekiyor. Bu eser, hem tarihi mirasımıza sahip çıkma hem de onu dünyaya doğru tanıtma noktasında çok büyük bir boşluğu dolduruyor."

Üç Dilde Kültürel Hafızayı Geleceğe Taşıyan Eser
Yazar Hasan Mert Kaya da kitabın kültürel bellek üzerindeki etkisine değinerek, "Ayasofya, İstanbul'un çok katmanlı kültürel geçmişinin en somut özetidir. İbadete açılışının altıncı yılında, böylesine güçlü görseller ve derinlikli analizlerle hazırlanmış bir albümün araştırmacılarla buluşması çok kıymetli bir hizmettir. Bu değerli çalışmaya imza atan Demirören Yayınları'na bir araştırmacı olarak teşekkür borçluyuz" dedi.

Demirören Yayınları Proje Direktörü Bedri Göğalp ise yayının ortaya çıkış sürecini şu sözlerle özetledi: "Demirören Yayınları olarak en büyük misyonumuz, sahip olduğumuz eşsiz kültürel mirası kayıt altına alarak gelecek nesillere aktarmaktır. Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının 6'ncı yılına ithafen Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırladığımız bu eseri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kıymetli önsözü ve ilk kez gün yüzüne çıkan arşiv belgeleriyle okurlarımıza sunmaktan büyük onur duyuyoruz."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!