Azerbaycan'ın Diplomatik Zaferi: İsrail Sözde Ermeni Tasarısında Geri Adım Attı
Azerbaycan'ın kararlı diplomatik baskısı sonucu İsrail, sözde Ermeni soykırımını tanıma tasarısını parlamento gündeminden tamamen düşürmek zorunda kaldı.
İsrail ile Azerbaycan arasındaki stratejik ilişkiler, perde arkasında yürütülen kritik bir diplomatik mücadeleye sahne oldu. İsrail hükümetinin geçen ay onayladığı sözde Ermeni soykırımını tanıma kararı, Azerbaycan yönetiminin Tel Aviv üzerindeki yoğun siyasi baskısı neticesinde İsrail Parlamentosu (Knesset) genel kuruluna sunulamadan rafa kaldırıldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bizzat devreye girerek durdurduğu süreç, iki ülke arasındaki stratejik dengelerin hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu.
Bakü'den Tel Aviv'e Doğrudan Telefon: Netanyahu Süreci Durdurdu
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, krizin çözülmesinde doğrudan liderler düzeyinde temaslar etkili oldu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar tarafından parlamentoya taşınması planlanan oylama süreci, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Dış Politika Danışmanı Hikmet Hacıyev'in İsrail Başbakanlık Ofisi ile acil bir temas kurmasının ardından bizzat Başbakan Netanyahu tarafından askıya alındı. İsrailli yetkililer, görüşmelerin ardından Azerbaycan tarafına konunun Knesset gündeminden tamamen çıkarıldığını ve yaz tatili öncesindeki oylama takvimine kesinlikle dahil edilmeyeceğini bildirdi.
"Girişim Fiilen Tarihe Gömüldü"
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın ofisi, oylamanın iptal edilmesinde Netanyahu'nun doğrudan müdahalesi olduğunu reddetse de, tasarının neden meclise getirilmediğine dair alternatif bir gerekçe sunamadı. Bakanlık açıklamasında, "Soykırımı tanımaya yönelik oybirliğiyle alınmış bir hükümet kararı mevcuttur ve bu karar tarihi bir gerçek olarak değişmeyecektir" ifadeleri kullanılarak mevcut pozisyon savunulmaya çalışıldı. Ancak Azerbaycan merkezli Haqqin gazetesi, sürece yakın kaynaklara dayandırdığı analizinde, Bakü'nün kararlı duruşunun sonuç verdiğini yazdı. Gazete, bu hamlenin tamamen engellendiğini, girişimin fiilen tarihe gömüldüğünü ve gelecekte benzer adımların atılmasını önleyecek mekanizmaların devreye sokulduğunu vurguladı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz ay yaptığı resmi açıklamada İsrail'in bu girişimini sert bir dille kınamış ve kararın derhal gözden geçirilmesini talep etmişti. Bakanlık, 1915 olaylarına ilişkin iddiaların hiçbir hukuki ve akademik temeli bulunmadığını, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak siyasi bir araç haline getirilmesinin bölgedeki kalıcı barış çabalarına büyük zarar vereceğini açıklamıştı.
Bakü'den Filistin Hamlesi: "Kudüs-ü Şerif" Vurgusu
Söz konusu yasa tasarısı Knesset'te oylamaya sunulmamış olsa da, yaşanan kriz iki ülke ilişkilerinde soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu. Azerbaycan, bu süreçte İsrail'e diplomatik bir karşılık olarak nitelendirilebilecek önemli bir adım attı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa'yı Bakü'deki cumhurbaşkanlığı sarayında ağırlayarak çok net mesajlar verdi.
Görüşmenin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, Bakü'nün başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik sarsılmaz desteği yinelendi. Açıklamanın İngilizce metninde Kudüs için geleneksel İslam ve Arap terminolojisine uygun olarak "Kudüs-ü Şerif" ifadesinin tercih edilmesi dikkat çekici bir diplomatik mesaj olarak kayıtlara geçti. Ayrıca Azerbaycan'ın, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) başta olmak üzere Filistin halkına yönelik insani yardımlarını artırarak sürdüreceği ve Batı Şeria'da yeni bir lise inşa edilmesi projesini üstlendiği duyuruldu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!