Bakan Bayraktar: Beylikova, Dünyanın En Büyük Nadir Toprak Elementi Kaynaklarından
Bakan Bayraktar, OECD Kritik Mineraller Forumu'nda Beylikova'nın dünya çapında en büyük nadir toprak elementi kaynaklarından biri olduğunu belirtti.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı'nın (OECD) düzenlediği "OECD Kritik Mineraller Forumu"nda konuşan Bakan Bayraktar, dünyada enerji krizinin etkilerinin derinleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Şu sıralar enerji konulu her toplantının sıcak gündem maddesi İran'da süren çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıdır. Bu durumun petrol ve doğal gaz piyasaları üzerinde geniş çaplı etkileri var, bunların başında ise arz güvenliği ve fiyat dalgalanmaları geliyor." dedi.
Bayraktar, bu tür gelişmelerin bölgesel çatışmaların etkilerinin yalnızca o bölgelerde sınırlı kalmadığını, küresel çapta etkiler yarattığını vurguladı. Enerji arenasında zaten bir dönüşüm sürecinden geçildiğini belirten Bayraktar, dünyanın resmi olarak "Elektrik Çağı"na girdiğini ifade etti.

Son bir yıl içerisinde küresel enerji talebinin yüzde 1,3 oranında arttığını ve elektrik talebinin bu artışın iki katı hızla büyüdüğünü belirten Bayraktar, "Bu artış, elektrikli araçlar, veri merkezleri, soğutma sistemleri ve ekonomilerimizin hızlı bir şekilde elektrikleşmesiyle tetikleniyor. Bu talebi karşılamamız gerekiyor. Bu yüzden bu toplantı kritik mineraller üzerine odaklanmak için çok uygun bir zamanda gerçekleşti. Çünkü kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, temiz enerji teknolojileri, dijital altyapı, gelişmiş üretim ve savunma sistemleri için vazgeçilmez hale geldi." dedi.
Rüzgar türbinleri, elektrikli araçlar, yarı iletkenler ve batarya depolama sistemleri gibi modern ekonominin merkezindeki kritik minerallerin önemine vurgu yapan Bayraktar, son dönemde yaşanan kesintiler ve jeopolitik gerilimler nedeniyle tedarik zincirlerinin artık sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıktığını ve stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti.
KRİTİK MİNERAL ÜRETİMİNDE COĞRAFİ YOĞUNLUK SORUNU
Bayraktar, güçlü ve çeşitli tedarik zincirleri kurma ihtiyacını vurgulayarak, "Ekonomilerimize güç veren ham madde kaynaklarını güvence altına almamız gerekiyor. Türkiye olarak enerjiyi ve madenciliği bir işbirliği aracı olarak görüyoruz. Doğru enerji ve madencilik projeleri 'kazan-kazan' mantığıyla yürütülmelidir. Amacımız, enerji diplomasisi aracılığıyla bölgesel istikrarı sağlamak, refahı artırmak ve çatışmaları önlemektir." diye konuştu.
Kritik minerallerin üretiminin coğrafi olarak belirli bölgelerde yoğunlaştığını ve işleme kapasitesinin sınırlı alanlarda toplandığını belirten Bayraktar, bu dengesizliğin piyasa dinamiklerinin ötesinde enerji güvenliği ve endüstriyel dayanıklılığı doğrudan etkileyen yapısal kırılganlıklar yarattığını söyledi.
Küresel güven ortamının tesis edilmesinde OECD gibi kuruluşların rolüne değinen Bayraktar, mineral güvenliğinin ekonomik refahın ve ulusal güvenliğin bir parçası olduğunu vurguladı.
BEYLİKOVA'DA NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ ÜRETİMİ
Türkiye'nin elektrik üretim kapasitesinin %62'sinin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını hatırlatan Bayraktar, 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 120 gigavata çıkarma hedeflerini yineledi. Ayrıca, şebeke entegrasyonunu ve sistem esnekliğini artırmak için 40 gigavatlık Yüksek Gerilim Doğru Akım (HVDC) iletim hattı inşasını planladıklarını belirtti.
Bu planların geniş kapsamlı yapısal dönüşümü temsil ettiğini ve bu dönüşümün merkezinde kritik minerallerin yer aldığını belirten Bayraktar, "Yeni dönemde sadece kaynaklara sahip olmak yeterli değil; bu kaynakları işleyebilmek de gerekiyor. Türkiye tam olarak bunu yapıyor, kaynak çıkarımını derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer yaratımıyla birleştiriyoruz." diye ekledi.
Bu vizyonun 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu'nda detaylandırıldığını belirten Bayraktar, "Bu raporun bulgularına dayanarak detaylı bir yol haritası hazırlıyoruz. Yakında Türkiye'nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız. Beylikova nadir toprak elementleri projesi bu stratejinin temel taşı. Beylikova'nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri rezervlerinden biri olduğuna inanıyoruz." dedi.
Türkiye'nin başından beri hedefinin tam bir değer zinciri oluşturmak olduğunu ifade eden Bayraktar, Eti Maden'in bu hedef doğrultusunda ortaklarıyla yoğun bir şekilde çalıştığını aktardı.
Beylikova'daki pilot tesisin faaliyete geçtiğini belirten Bayraktar, "Endüstriyel ölçekte ayırma ve işleme kabiliyetlerini geliştirmeye doğru ilerliyoruz. Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorlarında kullanılacak kalıcı mıknatıslar için gerekli nadir toprak oksitlerini üreteceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!