Bakan Kurum: Antalya'daki COP31 Yeni Bir Dönemin Kapılarını Açacak
Bakan Kurum, COP31'in Antalya'da iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı olacağını belirtti.
Berlin'de gerçekleşen 17. Petersberg İklim Diyaloğu Toplantısında konuşan Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede çok taraflı işbirliğinin ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine dikkat çekti.
Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen toplantıda bulunmaktan dolayı memnuniyetini dile getiren Kurum, organizasyona ev sahipliği yapan Almanya hükümetine ve Birleşmiş Milletler temsilcilerine teşekkürlerini sundu.
Küresel krizlerin iklim değişikliği ile birleşerek derinleştiğini belirten Kurum, çözümün çok taraflı işbirliğinden ve alternatif enerji kaynaklarından geçtiğini ifade etti.
Son dört yıl içinde dünyanın ikinci kez enerji arz krizi yaşadığını hatırlatan Kurum, fosil yakıtların enerji güvenliğini sağlayamadığını vurguladı. Dubai'deki anlaşmalar çerçevesinde, ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Alternatif enerji yatırımlarının istikrar ve sürdürülebilir kalkınma için kritik olduğunu söyledi.
Türkiye'nin son on yılda yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardığını belirten Kurum, 2022 yılından bu yana 10 milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını ve 2030'a kadar bu rakamın 20 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini açıkladı.
2035 yılına kadar Türkiye'de her yıl 8 gigavat yenilenebilir enerji kapasitesinin eklenmesi planlandığını belirten Kurum, 2022 krizinden bu yana Avrupa Birliği ülkelerinden daha fazla enerji depolama kapasitesine onay verildiğini ifade etti.
COP31 Başkanlığı sürecini kurumsallaştırmak istediklerini belirten Kurum, bu sürecin sonuç odaklı bir 'geleceğin COP'u' olması gerektiğini dile getirdi. Diyalog ve uzlaşıya dayalı bir yaklaşım benimsediklerini vurguladı.
Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecindeki dokuz öncelikli temayı sıfır atık, döngüsel ekonomi, temiz enerji, endüstriyel dekarbonizasyon, okyanus ve deniz ekosistemlerinin korunması, gıda güvenliği, dirençli tarım, iklime dirençli şehirler ve gençlik katılımı olarak sıraladı.
Gelişmiş ülkelerin finansal taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini belirten Kurum, Yeşil İklim Fonu ile Kayıp ve Zarara Müdahale Fonu'nun güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Kurum, Türkiye ve Avustralya arasındaki ortaklık sayesinde COP31'de farklı bakış açıları ve yeteneklerin bir araya geleceğini belirtti. Antalya'daki etkinliğin yeni işbirlikleri ve ortaklıkların başlangıcı olacağını ifade etti.
Bakü ve Belem'den elde edilen sonuçların üzerine yenilerini eklemek istediklerini söyleyen Kurum, Afrika öncelikleri konusunda Etiyopyalı yetkililerle beraber çalışacaklarını belirtti.
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası krizlerde olduğu gibi COP31'de de yapıcı bir rol üstleneceğini ifade etti. Erdoğan'a ve iklim dostu projeleri himaye eden Emine Erdoğan'a teşekkürlerini iletti.
Daha adil ve kapsayıcı bir küresel düzenin inşasında katkı sunmak istediklerini belirten Kurum, COP31'in yalnızca bir zirve değil, gerçek bir dönüm noktası olması için çaba göstereceklerini söyledi.
Bakan Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’e tüm dünya ülkelerini davet etti.
31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), küresel ısınmayı sınırlamak, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve Paris Anlaşması hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla 197 ülkenin katılımıyla düzenlenecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!