Kısaca
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ayazağa'daki projede İBB'nin ortak olduğunu belirterek muhalefetin iddialarını reddetti.
- Bakan Kurum, İBB'nin söz konusu projede 1 milyar 100 milyon değerinde mülkiyet ortaklığı bulunduğunu ifade ederek, kendisine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
- Ayazağa'daki kentsel dönüşüm projesine yönelik eleştirilere değinen Kurum, projenin 2022 yılında CHP'li Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) onayıyla uygulamaya geçtiğini belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti TBMM Grup toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ayazağa'daki kentsel dönüşüm projesine yönelik eleştirilere değinen Kurum, projenin 2022 yılında CHP'li Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) onayıyla uygulamaya geçtiğini belirtti. Bakan Kurum, İBB'nin söz konusu projede 1 milyar 100 milyon değerinde mülkiyet ortaklığı bulunduğunu ifade ederek, kendisine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Ayazağa projesinde bakanlık neden devreye girdi?
Bakan Murat Kurum, projede yer alan 950 hak sahibi vatandaşın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla bakanlığın sürece dahil olduğunu açıkladı. Ruhsat sürecinin uzaması nedeniyle vatandaşların bakanlığa başvurduğunu belirten Kurum, evlerin bir an önce teslim edilmesi için gerekli iradeyi ortaya koyduklarını ifade etti. Kurum, muhalefet lideri Özgür Özel'in iddialarının aksine, bakanlığın deprem bölgesinde veya Ayazağa'da herhangi bir hukuksuz işleme imza atmadığını vurguladı.
Belediyelerin altyapı sorumluluğu nedir?
İstanbul Ayazağa'da yaşanan sel felaketinin temel sebebinin derelerin ıslah edilmemesi ve yetersiz altyapı olduğunu belirten Bakan Kurum, bu konuda sorumluluğun doğrudan belediyelere ait olduğunu söyledi. Kurum, belediyelerin kendi görevlerini yerine getirmek yerine algı siyaseti yürüttüğünü öne sürerek, bakanlığın AFAD koordinasyonunda kentsel dönüşüm ofisi açtığını ve vatandaşlara gerekli desteği sağladığını hatırlattı.
Bakan Kurum, Ayazağa'daki sel felaketi sonrası belediyelerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgularken, muhalefet belediyelerine karşı ayrımcılık yapıldığı iddialarını reddetti. İLBANK kredileri ve bakanlık randevuları konusunda tüm belediyelere hakkaniyetle yaklaştıklarını belirten Kurum, milletin yararına olan her projeye destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kentsel dönüşüm ve altyapı projelerinde belediyelerle iş birliği süreçlerini yürütmeye devam ediyor. Vatandaşlar, kentsel dönüşüm başvuruları ve bölgedeki güncel projeler hakkında detaylı bilgiye bakanlığın ilgili birimleri ve kentsel dönüşüm ofisleri aracılığıyla ulaşabiliyor.
Çıkarılacak sonuç
Bakan Kurum'un açıklamaları, kentsel dönüşüm ve altyapı projelerinde merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki yetki ve sorumluluk paylaşımının siyasi polemiklerin merkezinde yer aldığını gösteriyor. Projelerin onay süreçlerinde İBB'nin pay sahibi olduğunun vurgulanması, idari süreçlerin şeffaflığı konusunda taraflar arasındaki görüş ayrılığını derinleştiriyor.
Ayrıca, sel felaketleri gibi afetlerde altyapı eksikliklerinin sorumluluğunun belediyelere atfedilmesi, yerel yönetimlerin afet yönetimi kapasitesinin siyasi tartışmalarda belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Bakanlık, kendi projelerini "dirençli şehirler" vizyonuyla savunurken, muhalefeti ise sorumluluk almamakla eleştiriyor.
Muhtemel etkiler
Bu açıklamaların ardından, İstanbul'daki kentsel dönüşüm projelerinde merkezi hükümet ile İBB arasındaki iş birliği süreçlerinde daha fazla denetim ve kamuoyu baskısı oluşabilir. Tarafların birbirini "yolsuzluk" ve "algı siyaseti" ile suçlaması, yerel seçimler öncesi ve sonrası oluşan siyasi kutuplaşmanın kentsel dönüşüm projelerine yansımasına neden olabilir.
Öte yandan, bakanlığın tüm belediyelere eşit mesafede olduğunu vurgulaması, muhalefet belediyelerinin bakanlık kaynaklarına erişim taleplerini artırabilir. Bu durum, yerel yönetimlerin merkezi hükümetten beklentilerini daha yüksek sesle dile getirmelerine ve olası bir "hizmet odaklı" iş birliği arayışının hızlanmasına yol açabilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!