İçeriğe geç
5 Kasım 2026, Perşembe Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Ekonomi

Bakan Kurum: COP31'de eylem odaklı iklim diplomasisi sürecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, gençlerle bir araya gelerek Türkiye'nin COP31 sürecindeki eylem ve diyalog hedeflerini açıkladı.

Bakan Kurum: COP31'de eylem odaklı iklim diplomasisi sürecek

Kısaca

  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, gençlerle bir araya gelerek Türkiye'nin COP31 sürecindeki eylem ve diyalog hedeflerini açıkladı.
  • İklim değişikliğinin tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 sürecindeki "diyalog, uzlaşı ve eylem" odaklı stratejisini paylaştı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 28 Ağustos 2026 tarihinde Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı'nın açılışında gençlerle bir araya geldi. İklim değişikliğinin tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 sürecindeki "diyalog, uzlaşı ve eylem" odaklı stratejisini paylaştı.

COP31 sürecinde Türkiye'nin diplomatik rolü nedir?

Bakan Murat Kurum, Türkiye'nin COP31'de başkanlık ve eylem gündemini yürüteceğini, Avustralya'nın ise müzakere sürecinde özel bir sorumluluk üstleneceğini belirtti. Pasifik ülkelerinin de dahil olduğu bu iş birliği modeliyle Akdeniz'den Pasifik'e uzanan bir iklim iradesi oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Kurum, Türk diplomasisinin Doğu ile Batı, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında ortak bir yol açma geleneğini iklim değişikliği mücadelesine taşıyacaklarını vurguladı.

İklim değişikliğiyle mücadelede hangi hedefler belirlendi?

Türkiye'nin 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile yasal altyapısını güçlendirdiğini belirten Murat Kurum, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda 2035 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 643 milyon ton karbondioksit eşdeğeriyle sınırlamayı planladıklarını açıkladı. Ayrıca, 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e çıkarılması, binalardaki enerji yoğunluğunun yüzde 25 azaltılması ve döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e yükseltilmesi gibi ölçülebilir hedefler üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

Bakan Murat Kurum, 28 Ağustos 2026 tarihinde Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleşen zirvede, gençleri iklim diplomasisinin çözüm ortakları olarak tanımlayarak, Türkiye'nin COP31'e hem mevzuat hem de saha uygulamalarıyla hazırlık yaptığını belirtti. Sıfır Atık hareketi ve Depozitosu Olan Ambalaj (DOA) sistemi gibi uygulamaların yanı sıra, gençlerin eğitim müfredatına iklim değişikliği konusunun entegre edilmesi hedefini yineledi.

İklim değişikliği ile mücadele süreçleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında Taraflar Konferansı (COP) toplantılarıyla yürütülmektedir. Ülkeler, ulusal katkı beyanları, emisyon ticaret sistemleri ve yeşil finansman mekanizmaları aracılığıyla küresel ısınmayı sınırlandırmayı amaçlayan taahhütlerde bulunmakta ve bu süreçler uluslararası hukuk çerçevesinde takip edilmektedir.

Çıkarılacak sonuç

Türkiye'nin iklim diplomasisinde "sözden eyleme geçiş" stratejisini benimsediği görülmektedir. Bakan Kurum'un açıklamaları, sadece uluslararası metinlere odaklanan bir diplomasi yerine, finansman ve teknoloji erişimini önceleyen, somut ve ölçülebilir hedeflere dayalı bir modelin tercih edildiğini ortaya koymaktadır.

Gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğunda olduğunu göstermektedir. Özellikle eğitim müfredatı ve farkındalık çalışmaları, uzun vadeli bir dönüşüm için kritik bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Muhtemel etkiler

COP31 sürecinde Türkiye'nin üstlendiği başkanlık rolü, ülkenin uluslararası iklim platformlarındaki görünürlüğünü ve etkisini artırabilir. Ölçülebilir hedeflerin ve emisyon ticaret sisteminin hayata geçirilmesi, yerli sanayinin yeşil dönüşüme uyum sağlamasını hızlandırabilir ve yeni yatırım fırsatları oluşturabilir.

Sıfır Atık ve depozito sistemlerinin yaygınlaşması, hem çevresel kirliliğin azaltılmasında hem de ekonomiye geri kazandırılan atık miktarının artmasında etkili olabilir. Bu uygulamaların yerel yönetimler ve özel sektör nezdinde daha geniş bir karşılık bulması, toplumsal alışkanlıkların değişmesine katkı sağlayabilir.

Kaynak: Haber7

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Ekonomi

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!