Bakan Murat Kurum'dan Tarihi COP31 ve İklim Diplomasisi Açıklaması: "Gençler Karar Verici Olacak"
Bakan Murat Kurum, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gençlerle buluşarak Türkiye’nin COP31 vizyonunu, İklim Kanunu hedeflerini ve sıfır atık projelerini açıkladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı'nın açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Küresel iklim krizine karşı yürütülen mücadelede gençlerin rolüne dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye'nin çevre vizyonunu ve gelecek hedeflerini paylaştı.
Demokrasinin Sınav Alanından Küresel İklim Diplomasisine
Bakan Kurum, konuşmasının başında etkinliğin gerçekleştirildiği adanın tarihi önemine değindi. Geçmişte Yassıada olarak bilinen bu mekanın, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun idam kararlarının alındığı yer olarak milletin hafızasında derin yaralar bıraktığını hatırlattı. Bugün ise "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" adını taşıyan bu tarihi alanın, milli iradeyi ve demokrasiyi gelecek nesillere aktarma iradesinin bir sembolü olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, demokrasinin ağır sınavlar verdiği bir dönemden, bugün gençlerin uzlaşı ve ortak çözüm üretmek amacıyla bir araya geldiği bir merkeze dönüşmesinin taşıdığı büyük anlamı vurguladı.
Zirvede bir araya gelen 200 genç delegenin, 6 farklı müzakere bloğu altında geleceğe yönelik çözümler üretmek için çalışacağını belirten Bakan Kurum, gençlerin iklim diplomasisini yaşayarak öğreneceklerini söyledi. Nepal'de yaşanan ve yüzlerce can kaybına yol açan yıkıcı sel felaketine de değinen Kurum, bu felaketin temel nedeninin buzulların erimesi ve sıvılaşarak kentlere akması olduğunu belirterek, iklim değişikliğinin tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu kaydetti. Ülkelerin kalkınma düzeyleri, enerji sistemleri ve finansal imkanlarının farklı olduğunu belirten Kurum, adil bir iklim diplomasisinin tarafların ulusal koşullarını doğru okumakla mümkün olacağını dile getirdi.
COP31 Antalya Yolunda "Diyalog, Uzlaşı ve Eylem" Vizyonu
Türkiye’nin Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine dair yol haritasını paylaşan Bakan Kurum, başkanlık yaklaşımlarının üç temel sütun üzerine kurulduğunu açıkladı: Diyalog, Uzlaşı ve Eylem. Paris Anlaşması'nın ikinci on yılında en büyük sınavın uygulama aşaması olduğunu belirten Bakan Kurum, alınan kararların sahaya yansıtılması gerektiğini ifade etti. COP31 sürecinde Türkiye'nin başkanlık ve eylem gündemini üstleneceğini, Avustralya'nın ise müzakere sürecinde özel sorumluluk alacağını belirterek, Pasifik ülkelerinin de bu iş birliğinin önemli bir parçası olacağını aktardı.
İklim mücadelesinde gençleri sadece geleceğin pasif izleyicileri değil, bugünün aktif çözüm ortakları olarak gördüklerini belirten Bakan Kurum, 2030 yılına kadar iklim değişikliği konusunun eğitim müfredatlarına entegre edilmesini, 2035 yılına kadar ise toplumda güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulmasını hedeflediklerini açıkladı. Gençlerin simülasyon sonunda hazırlayacağı "Antalya Anlaşması" metninin, geleceğin iklim politikalarına yön verecek nitelikte olmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
Türkiye'nin Yeşil Kalkınma Adımları ve Depozito İade Sistemi (DOA)
Türkiye'nin iklim hedeflerini hayata geçirme konusunda kararlı adımlar attığını belirten Bakan Kurum, 2025 yılında ülkenin ilk İklim Kanunu'nun yürürlüğe gireceğini müjdeledi. 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefleri doğrultusunda İkinci Ulusal Katkı Beyanı ile 2035 yılına kadar sera gazı emisyonlarının 643 milyon ton karbondioksit eşdeğeriyle sınırlandırılmasının ve referans senaryoya göre 466 milyon ton azaltım gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Ayrıca karbon piyasasının hukuki altyapısını oluşturacak emisyon ticaret sistemi yönetmeliğinin de yayımlandığını belirtti.
6 Şubat depremlerinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen yeniden inşa çalışmalarına değinen Kurum, iki yılda tamamlanan 500 bin konutun daha dirençli ve çevreci şehirler kurma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Yeni binalarda enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 39 oranında azaltıldığını ve Sıfır Atık uyumunun önceliklendirildiğini kaydetti. COP31 eylem planı kapsamında, 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e çıkarılması, binalardaki enerji yoğunluğunun yüzde 25 düşürülmesi ve döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e yükseltilmesi hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi ile 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranının büyük bir artış gösterdiğini ifade eden Kurum, 2025 yılı itibarıyla 90 milyon ton geri kazanılabilir atığın ekonomiye kazandırıldığını söyledi. Geri kazanım oranını 2035'te yüzde 60'a çıkarmayı hedeflediklerini belirten Bakan Kurum, 1 Temmuz'da ulusal entegrasyon süreci başlayan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi sayesinde sadece Ağustos ayı sonuna kadar 130 milyon içecek ambalajının geri dönüştürüldüğünü açıkladı. Ülke genelinde en az 50 bin iade noktası ve 150 sayma-doğrulama merkezine ulaşmayı planladıklarını belirten Kurum, bu sistemin ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar liralık katkı sağlayacağını öngördüklerini ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!