Batı Trakya'da Müftülük Sorunu Yeniden Tartışma Konusu Oldu
Batı Trakya'da müftülük sorunu yeniden gündemde. Azınlık, kendi müftüsünü seçme hakkının tanınmadığını belirterek tepkisini sürdürüyor.
Gümülcine'den Bildiriliyor
Batı Trakya'da 1985'ten bu yana devam eden müftülük sorununa dair davada yargılanan eski İskeçe Türk Birliği Başkanı ve gazeteci Ozan Ahmetoğlu, azınlığın kendi iradesiyle seçtiği müftülerin tanınmadığını, devletin ise atama yoluyla müftü belirlediğini vurguladı.
Ekim 2024'te atanmış müftülerin İskeçe'deki Çınar Camisi'nde cuma namazına katılma girişiminde bulunduğunu belirten Ahmetoğlu, cemaatin bu duruma tepki göstererek müftülerin camiye alınmadığını ve olayların büyümeden sonuçlandığını açıkladı.

Ahmetoğlu, bu gelişmelerin bölgedeki Türk azınlığın dini temsil hakkına yönelik uzun süredir devam eden sorunun bir yansıması olduğunu ifade etti.
Eski Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, müftülük meselesinin 1980'li yıllardan sonra değişen uygulamalarla sorun haline geldiğini, azınlığın geçmişte kendi müftüsünü seçtiğini ancak sonrasında atama sistemine geçildiğini söyledi.
Baltacı, olayın azınlığın Lozan Antlaşması ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını savunma mücadelesi olduğunu belirterek, müftülük meselesinin kronikleştiğini ve toplum iradesinin görmezden gelindiğini dile getirdi.

Baltacı, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın yalnızca müftülük değil, dernek isimlerinin tanınmaması, eğitimdeki eksiklikler ve vakıf yönetimi gibi konularda da sıkıntılar yaşadığını ifade ederek, azınlığın kimliğine ve haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, dava sürecinin sadece hukuki olmadığını, azınlığın tüm varlığını ve haklarını savunduğunu belirtti. "Mahkemede yalnızca dört arkadaşımız değil, tüm azınlığımızın varlığı ve uluslararası hukukla güvence altına alınmış haklar yargılanıyor." diye konuştu.
Trampa, azınlığın dini özgürlükler, vakıflar ve eğitim alanındaki haklarının uluslararası anlaşmalarla korunduğunu hatırlatarak, yeni düzenlemelerin vakıfların işleyişini ve mülkiyet haklarını zedelediğini, bu tür müdahalelerin toplumsal huzuru olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!