Beyaz Saray Krizleri: Trump'ın İran Savaşıyla Mücadelesi
Wall Street Journal, Trump'ın İran ile yaşanan krizlerdeki stres dolu anlarını ve Beyaz Saray'daki gerilimi inceledi.
Amerikan Wall Street Journal, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yaşanan çatışmalar sırasında yaşadığı stres dolu anları ve Beyaz Saray'daki gerginliği mercek altına aldı. Habere göre, Trump'ın savaşın risklerinden korktuğu ve bu durumun onu ciddi şekilde etkilediği belirtildi.
Bir Amerikan savaş uçağının İran tarafından düşürülmesi ve iki pilotun kaybolması haberi Beyaz Saray'a ulaştığında, Batı Kanadı'nda tansiyon bir anda yükseldi. Trump, bu olayın kendisine 1979'da yaşanan İran rehine krizini hatırlattığını ve bu durumun seçim kaybettirebileceği korkusunu dile getirdi.
"Jimmy Carter'ın başına gelenlere bakın. Helikopterler ve rehineler yüzünden seçimi kaybetti. Bu büyük bir felaketti."

GERGİNLİK TIRMANIYOR
Kayıp pilotlardan biri kısa sürede kurtarılırken, diğeri gece yarısı düzenlenen bir operasyonla kurtarıldı. Ancak bu krizden sadece altı saat sonra Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki İran ablukasına karşı sosyal medya üzerinden oldukça sert bir uyarı yaptı. Paskalya sabahı paylaştığı mesajda, İran yönetimini sert bir dille eleştirdi:
"O lanet boğazı açın yoksa cehennemi yaşarsınız."
Danışmanları, bu sert mesajın nedenini sorguladıklarında, Trump İranlıları masaya oturtmak için dengesiz ve tehditkar bir duruş sergilemek istediğini söyledi. Paskalya'dan sonraki salı günü ise Trump, 12 saat içinde anlaşma sağlanmazsa medeniyetin yok olacağını belirtti. Bu doğaçlama açıklamalar, dünya genelinde korku ve kafa karışıklığına neden oldu.
İRAN ÜZERİNDEKİ BASKI
Savaş, 28 Şubat'ta İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesiyle başladı. Trump, her sabah İran'daki patlamaların görüntülerini izlerken, savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının yükselmesi Beyaz Saray'ı sıkıntıya soktu. Eski Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi Kori Schake, bu durumu şöyle özetledi:
"Başkanın detaylara dikkat etmemesi ve planlama eksikliği yüzünden zaferle sonuçlanmayan askeri başarılar görüyoruz."
Trump, Orta Doğu'daki kan ve kum bataklığına sürüklenmekten hep kaçınmıştı. İran'ın petrol ihracatının büyük bölümünün yapıldığı Hark Adası'na asker göndermeyi reddeden Trump, operasyonun başarılı olacağı söylense de kayıplardan korkuyordu. Askerlerin durumunu şu sözlerle ifade etti:
"Orada açık hedef haline gelecekler."
TRUMP VE ODAKLANMA SORUNU
Savaşın stresi Trump'ın zaman zaman dikkatini başka yöne kaydırmasına neden oldu. Ara seçimler için bağış etkinliklerine katılan Trump, bir yandan da Beyaz Saray bahçesinde balo salonu inşaatıyla ilgilendi. Amerika'nın 250. yıl kutlamaları öncesinde, Irak'a yaptığı bir uçuşu anlatarak kendisine Onur Madalyası vermeyi düşündüğünü söyledi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bunun sadece bir şaka olduğunu belirtti.

Savaş uzadıkça, ABD'deki güvenlik tehditleri de arttı. Mar-a-Lago'da drone görüşünü engellemek için şemsiyeler açık tutulurken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun evinde şüpheli dronelar tespit edildi. Gizli Servis, ajanlarını daha ağır silahlarla donattı.
VENEZUELA'DAN İLHAM ALDI
Trump'ın Venezuela'daki hızlı rejim değişikliği çabasından aldığı özgüvenle İran'a karşı zafer kazanacağını düşündüğü, ancak Tahran'ın direnmesi ve petrol arzının kesilmesiyle krizin içinden çıkılamaz hale geldiği vurgulandı. Yedi eski ABD başkanını zorlayan bu ulusal güvenlik sorunu, şimdi Trump'ın yönetimi için ciddi bir sınav oluşturuyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!