BM Cenevre Ofisi'nde '30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü' Etkinliği
BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen etkinlikte gıda israfı ve sıfır atık konuları ele alındı. Emine Erdoğan'ın video mesajıyla başlayan etkinlikte, küresel işbirliğinin önemine vurgu yapıldı.
Bu yıl 'Gıda İsrafı' temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında düzenlenen panelin açılışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi ve BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın video mesajı yayınlandı.
%2FNew folder (2)%2F20260330_2_73653136_123705783.jpg)
Büyükelçi Akçapar, Cenevre'de böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.
Her yıl dünya genelinde 2 milyar tondan fazla kentsel atık üretildiğini belirten Akçapar, mevcut eğilimlerin devam etmesi durumunda bu miktarın 2050 yılına kadar 3,8 milyar tona çıkabileceğini vurguladı. Akçapar, "Atık kirliliği, insan sağlığını tehdit ederken, büyük ekonomik kayıplara yol açıyor ve ekosistemler üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Ayrıca iklim değişikliğini, biyoçeşitlilik kaybını ve kirliliği daha da kötüleştiriyor." dedi.
Akçapar, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için sıfır atık yaklaşımlarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirterek, bu yaklaşımların atığı önlemeye, kaynakları daha verimli kullanmaya ve döngüsel ekonomi çözümlerini desteklemeye odaklandığını vurguladı.
%2FNew folder (2)%2F20260330_2_73653136_123705785.jpg)
Türkiye'nin, 2017'den bu yana Sıfır Atık girişimini uluslararası gündeme sağlam bir şekilde yerleştirmek ve atık kriziyle mücadelede daha güçlü küresel işbirliğini teşvik etmek için ön saflarda yer aldığını hatırlatan Akçapar, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde, Türkiye'nin ulusal girişimi, BM Genel Kurulu kararının kabul edilmesi ve 'Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün belirlenmesiyle 2022'de gerçek bir küresel harekete dönüştü. Uluslararası Sıfır Atık Günü, sürdürülebilir tüketim ve üretim modellerini teşvik ederken, atık krizi, çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri konusunda dünya genelinde farkındalık oluşturmak için değerli bir fırsattır. Bu yılki Uluslararası Sıfır Atık Günü, en acil ancak önlenebilir küresel sorunlardan biri olan 'gıda israfına' odaklanıyor."
Akçapar, her yıl yaklaşık 1 milyar ton gıdanın israf edildiğini ve bunun da tüketicilere sunulan tüm gıdanın neredeyse beşte birine denk geldiğini aktardı.
Bu durumun, dünya genelinde yüz milyonlarca insanın giderek artan açlık ve gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde yaşanmasının özellikle endişe verici olduğuna dikkat çeken Akçapar, "Bu nedenle gıda israfını azaltmak sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ahlaki ve sosyoekonomik bir zorunluluktur. Bu çarpıcı durum, kaynaklarımızı üretme, tüketme ve yönetme biçimimizin değişmesi gerektiğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Gıda kaybı ve israfının, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8 ila 10'unu oluşturduğunu belirten Akçapar, bu durumun, çok güçlü sera gazlarından biri olan metanı ürettiğini de hatırlattı.
Akçapar, "Türkiye, Sıfır Atık yaklaşımlarının iklim eyleminin ayrılmaz bir bileşeni olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu nedenle Sıfır Atık, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı'nın öncelikleri arasında yer alacaktır. Gıda israfını azaltmak, nispeten kısa bir sürede gerçek ilerleme kaydedebileceğimiz bir alandır." diye konuştu.
%2FNew folder (2)%2F20260330_2_73653136_123705786.jpg)
"Gıda kaybı ve israfı, sera gazı emisyonlarına da neden oluyor"
Programa video mesajla katılan UNEP İcra Direktörü ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Inger Andersen, Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün kutlandığı bu anlamlı günde, kaynakların nasıl üretildiği, tüketildiği ve yönetildiğiyle ilgili yeniden düşünme çağrısında bulundu.
Gıda kaybı ve israfının, sera gazı emisyonlarına da neden olduğunu belirten Andersen, "Sadece gıda israfı, büyük ölçüde çürüyen organik atıklardan kaynaklanan toplam metan emisyonlarının yüzde 14'üne kadarından sorumlu. Bu nedenle bu emisyonları azaltmak, küresel ısınma hızını yavaşlatmada gerçek bir fark oluşturacaktır." dedi.
Andersen, yiyecek israfını azaltmanın ekonomik açıdan da mantıklı olduğunun altını çizdi.
"Birlikte gerçek metan azaltımları sağlayabilir, gıda sistemlerini güçlendirebilir ve sıfır atık, sıfır emisyonlu döngüsel bir gelecek inşa edebiliriz." diyen Andersen, bu dönüşümün sofralardan başlatılması gerektiğini anımsattı.
%2FNew folder (2)%2F20260330_2_73653136_123705788.jpg)
"Ölçtüğümüz şeyi yönetebiliriz ve yönetebildiğimiz şeyi önleyebiliriz"
UN-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, dünya genelinde şehirlerin giderek daha fazla gıda, su ve enerji tükettiğini ancak bunların büyük bir kısmının israf edildiğini dile getirdi.
Şehirlerin insanları merkeze koymasının yanı sıra güvenli evleri, mahalleleri ve temel hizmetlere öncelik verdiğinde israfın önemli ölçüde azaltılabileceğine dikkati çeken Rossbach, şunları kaydetti:
"Gıda sistemlerini, su hizmetlerini ve atık yönetimini entegre eden şehirler, nelerin mümkün olduğunu gösteriyor. Ölçtüğümüz şeyi yönetebiliriz ve yönetebildiğimiz şeyi önleyebiliriz. Bu Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde zamanı boşa harcamayalım. Kaynakların yerel sistemleri desteklediği, verimli çalıştığı ve herkes için onurun korunduğu şehirler inşa edelim."
Daha sonra BM-Habitat Cenevre Ofisi Direktörü Alabaster'in moderatörlüğünde yapılan panelde konuşan katılımcılar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün öneminin yanı sıra Türkiye ve Emine Erdoğan'ın bu konuda aldığı sorumluluğa işaret etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!