Bolu Belediyesi 'İrtikap' Soruşturması: İddianame Detayları
Bolu Belediyesi'ne yönelik irtikap soruşturmasında hazırlanan iddianame, 41 mağdur ve 19 şüpheliyi içeriyor. Tanju Özcan ve diğer şüpheliler için ağır cezalar talep ediliyor.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığının müşteki olarak yer aldığı 178 sayfalık iddianame, Bolu Belediyesi'ne yönelik 'irtikap' soruşturmasının ayrıntılarını içeriyor. Bu kapsamlı belgede, 41 kişinin mağdur, 19 kişinin ise şüpheli sıfatıyla yer aldığı belirtiliyor. Söz konusu iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu.
Özcan ve Diğer Şüphelilere Yönelik Suçlamalar
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, 'icbar suretiyle irtikap ve irtikaba teşebbüs', 'nitelikli dolandırıcılık', 'rüşvet' ve '5072 sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet' gibi suçlamalarla karşı karşıya. İddianamede, diğer 18 şüpheli için de çeşitli suçlardan cezalandırma talepleri yer alıyor. İddianamede Özcan'ın, makamında zincir market temsilcileriyle toplantılar düzenleyerek bazı firmaları Bolu Bel Sanayi ve Ticaret AŞ ile reklam sözleşmesi imzalamaya zorladığı iddia ediliyor.
Marketler ve Ruhsat Olayları
Özcan ve ekibinin, Bolu'da faaliyet gösteren marketlere reklam sözleşmeleri için baskı yaptığı, kabul etmeyen firmaların ise yoğun denetimlerle karşılaştığı belirtiliyor. İddianame, Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın, Bolu'da bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep ettiğini de içeriyor. Bu tutarın bir kısmının nakit, bir kısmının ise BolSev AŞ hesaplarına aktarıldığı, daha sonra bu tutarların müştekiye farklı açıklamalarla geri verildiği belirtiliyor.
Kurban ve Beton Olayları
İddianamede 'kurban olayı' başlığı altında, BolSev Vakfı'nın sosyal medya üzerinden kurban bağışı kampanyası düzenlediği, ancak 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı ifade ediliyor. Ayrıca, müteahhitlerin belediyeden beton alma tekliflerini kabul etmemesi üzerine Özcan'ın, "Başka yerden beton alamazsınız" şeklinde baskı yaptığı iddia ediliyor. İddianame, bu olayın teşebbüs aşamasında kaldığına işaret ediyor.
Cafe ve Hak Ediş Olayları
Bir iş yerinin ruhsat devri sürecinde yaşanan sorunlar ve müştekilerin belediyeye yönlendirilmesi de iddianamede yer buluyor. İddialara göre, belediye binasında Özcan'ın da bulunduğu bir toplantıda BolSev'e 500 bin lira yardım konuşulduğu ve müşteki M.K'den 100 bin lira alındığı belirtiliyor. Hak ediş ödemelerinin zamanında yapılması için bir şirket yetkilisinden vakfa yardım talep edildiği ve 2 milyon 500 bin liralık hak edişin vakfa mahsup edilmesi için dilekçe verildiği de iddianamede yer alıyor.
Özcan ve Diğer Şüphelilere Yönelik Cezalandırma Talepleri
İddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın 5 kez "icbar suretiyle irtikap", 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın ise 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi talep ediliyor.
Soruşturmanın Gelişimi ve Geleceği
Şubat ayında başlatılan soruşturma kapsamında, Bolu Belediyesi'nde görevli 19 kişi farklı tarihlerde gözaltına alınmıştı. Tanju Özcan, belediye başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, Belediye Meclisi üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Ayhan ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Sarıyıldız tutuklanmıştı. Soruşturma sürecinde şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında aramalar yapılmış, telefonlar ve bazı belge ve materyallere el konulmuştu.
İddianamede, Özcan ve diğer şüphelilerin suçlamaları reddettiği, baskı ve menfaat talebinde bulunmadıklarını savundukları belirtiliyor. Şüpheli müdafileri tarafından sunulan dekontlar, mağdurların zararlarının etkin pişmanlık kapsamında giderildiğini gösteriyor ve bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği iddia ediliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!