Boşanma Davalarında 'Yeşil Reçete' Depremi: Milyonlarca Kişiyi İlgilendiren Vesayet Tartışması
Yargıtay'ın anksiyete teşhisi ve yeşil reçeteli ilaç kullanımı nedeniyle verdiği vesayet kararı, hukuk ve tıp dünyasında büyük bir tartışma başlattı.
EREN KOCA - Türkiye'deki milyonlarca vatandaşı ve yargı süreçlerini yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir Yargıtay kararı, hukuk ve tıp dünyasında geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bir boşanma davasında, yeşil reçeteli ilaç kullanan ve anksiyete bozukluğu teşhisi bulunan erkek eş hakkında vesayet araştırması yapılması gerektiğine hükmedilmesi, "psikiyatrik tedavi gören herkesin dava ehliyeti sorgulanacak mı?" endişesini beraberinde getirdi.
Yargıtay'dan Emsal Teşkil Edebilecek Tartışmalı Karar
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanan boşanma davası dosyası Yargıtay'ın önüne geldiğinde, dosyada yer alan "erkeğe anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğu ve yeşil reçeteli ilaç kullandığı" yönündeki iddialar davanın seyrini tamamen değiştirdi. Yargıtay, yerel mahkemenin bu iddialar doğrultusunda davalı erkeğin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğini ve dolayısıyla dava ehliyetinin bulunup bulunmadığını Adli Tıp Kurumu raporu ile netleştirmeden hüküm kurmasını hatalı buldu.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından oy birliğiyle alınan kararda, yerel mahkemenin öncelikle davacının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğini araştırması, bu durumu bir "ön sorun" kabul ederek gerekirse ilgili işlemleri başlatması ve bu süreç tamamlanana kadar yargılamayı bekletmesi gerektiği vurgulandı. Bu doğrultuda, Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf başvurusunun reddine dair kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesinin kararı bozuldu.
Dünya Genelinde Milyonlarca İnsanı Etkileyen Bir Sağlık Sorunu: Anksiyete
Kararın ardından psikiyatri uzmanları ve hukukçular, anksiyete bozukluğunun toplumda son derece yaygın bir durum olduğuna dikkat çekti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan 2021 yılı verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 4.4'üne denk gelen 359 milyon kişi anksiyete bozukluğu ile mücadele ediyor. Türkiye'de gerçekleştirilen epidemiyolojik araştırmalar da anksiyetenin ülkemizde en sık rastlanan ruh sağlığı problemlerinin başında geldiğini ortaya koyuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nden Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, anksiyetenin aslında bireyi tehlikelere karşı koruyan doğal bir savunma mekanizması olduğunu belirtti. Özcan, "Her insan hayatının belirli dönemlerinde kaygı duyabilir. Ancak bu kaygı yoğunlaşıp kişinin günlük yaşam kalitesini ve sosyal ilişkilerini sekteye uğratmaya başladığında anksiyete bozukluğundan bahsedilir. Bu durumdaki kişiler, gerçek bir tehdit unsuru olmasa dahi sürekli ve kontrolü güç bir endişe hali yaşarlar" diyerek hastalığın doğasını açıkladı.
Hukukçular Tepkili: Sadece İlaç Kullanımı Vesayet Nedeni Olamaz
Yargıtay'ın bu kararı, hukuk çevrelerinde "aşırı korumacı" ve "genelleyici" olduğu gerekçesiyle eleştirilere neden oldu. Uzmanlar, kararın yeşil reçeteli ilaç kullanan herkes için haksız bir vesayet algısı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Hukukçu Avukat Fatih Karamercan, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu kararla birlikte, anksiyete teşhisi konmuş ve yeşil reçeteli ilaç kullanan her birey için potansiyel bir vesayet araştırması yapılmasının önünü açtığını belirtti. Karamercan, "Bu tür ilaçlar doğrudan doğruya kişinin akli melekelerini ortadan kaldırmaz. Sadece uyuşukluk, dikkat dağınıklığı veya geçici bellek sorunları gibi zihinsel performansı etkileyen yan etkilere yol açabilirler. Hukuken doğru olan yaklaşım, sadece teşhis ve ilaç kullanımına bakmak değil, kişinin vesayet altına alınmasını gerektirecek başka somut ve ciddi etmenlerin varlığını aramaktır" dedi.
Benzer bir görüşü savunan Avukat Özlem Şen ise günümüzde çok sayıda insanın anksiyete tedavisi görerek iş hayatını ve sosyal yaşamını sorunsuz bir şekilde sürdürdüğünü hatırlattı. Şen, "Yargılamada asıl dikkat edilmesi gereken kriter, kişinin mahkeme sürecinde olup bitenleri algılama yeteneği ve kendi özgür iradesini sağlıklı bir şekilde beyan edip edemediğidir. Tek başına anksiyete tanısı konulmuş olması ya da yeşil reçeteli ilaç kullanılması, bir insanı vesayet altına almak veya dava ehliyetini sorgulamak için asla yeterli bir hukuki gerekçe oluşturmamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!