CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndaki Usulsüzlük İddiaları: Duruşma 6 Mayıs'a Ertelendi
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndaki usulsüzlük iddialarına ilişkin dava, tarafların ifadeleri ve tanık beyanları sonrası 6 Mayıs'a ertelendi.
Ankara
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndaki usulsüzlük iddiaları kapsamında Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına, sanıklar Hüseyin Yaşar, Metin Güzelkaya ve Serhat Can Eş ile taraf avukatları katıldı. Sanık Mehmet Kılınçarslan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.
Hakim, mahkemeye sunulan yeni belgeleri okuduktan sonra sanıklara söz hakkı tanıdı.
Mehmet Kılınçarslan, iddianamede yer alan suçlamaları reddettiğini ve adının geçtiği kişilerle görüşmediğini savundu.
Hüseyin Yaşar, önceki duruşmada tanık olarak dinlenen Yılmaz Özkanat'ın ifadelerinin asılsız olduğunu belirterek, "Özkanat, benimle Ankara'da bir otelde görüştüğümüzü iddia ediyor ama biz aslında Batman'da buluşmuştuk. Kimseyi oyları konusunda etkilemedim. Kızımın parti yönetimine alınmasıyla ilgili de iftiralar atılıyor. Kızım zaten yedek üye olarak seçilmişti. Bana kimse parti meclisi üyeliği için söz vermedi. Seçim sırasında salonda bile değildim, kimin kime oy verdiğini bilmiyorum. Özgür Özel için para karşılığı oy istemedim, bu da bir başka iftira. Çocuklarımın belediyeye iş başvurusu yok, zaten devlet memuru olarak çalışıyorlar. Özkanat'a karşı suç duyurusunda bulundum ve beraatimi talep ediyorum." dedi.
Metin Güzelkaya da iddiaları reddederek, Veysi Uyanık'ın kendisine iftira attığını söyledi.
Güzelkaya, "Hiç kimseden para almadım, oyumu değiştirmedim. TBMM'ye gitmedim, Özgür Karabat ile görüşmedim. Oyumu Kılıçdaroğlu'na verdim. Suçlamaları kabul etmiyorum." dedi.
Serhat Can Eş ise hakkındaki suçlamaların ve tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. CHP'de değişiklik gerektiğine inandığı için Özgür Özel'i desteklediğini dile getiren Eş, "Önceki duruşmada hakkımda konuşan tanıklardan biri, 'beni satanı ben de satarım' diyerek yalan ifadeler verdi. HTS kayıtlarımın incelenmesini talep ediyorum, itibarımızla oynuyorlar. Amaçları CHP'nin değişimini engellemek. Bir insan il başkanlığını 1500 dolara satar mı?" ifadelerini kullandı.
"Herkese Para Dağıtılıyordu"
Sanıkların savunmalarının ardından tanık ifadelerine geçildi.
Tanık Veysi Uyanık, 37. dönemde CHP Bitlis İl Başkanı, 38. dönemde ise kurultay delegesi olduğunu ifade etti. Metin Güzelkaya'nın kendisini İstanbul'da bir otelde, Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüşmek üzere davet ettiğini söyledi. İmamoğlu'nun, CHP'de değişim gerektiğini belirttiğini aktaran Uyanık, "İmamoğlu, Özgür Özel'in genel başkan olması için herkesin çaba göstermesi gerektiğini ve Özgür Karabat'ın bu konuda görevlendirildiğini söyledi. Ben Ankara'ya giderek Özel'in seçim ofisine gittim, orada herkese para dağıtılıyordu. Mecliste Karabat ile görüştüm, 'Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?' dedim. Karabat da '100 bin verelim' dedi. '100 bin ayıp değil mi?' dedim, o da 'Bir sıfırdan iyidir' dedi. Sonrasında şoförüyle beni gideceğim yere bıraktırdı." dedi.
Uyanık, arabada bir kutuda gıda kartları gördüğünü ve bunlardan biraz aldığını belirtti. Kartların toplam değerinin 1,5 milyon lira olduğunu sonradan öğrendiğini söyledi. Otele döndüğünde gıda kartlarını ve Karabat'tan aldığı 100 bin lirayı arkadaşlarına dağıttığını ifade etti.
Uyanık, "İmamoğlu'nun cezaevinden yaptığı 'Bana bakan Atatürk'ü görür' açıklamasından sonra yerimde duramadım ve basın metni yazdım. Savcılığa giderek bildiklerimi anlattım. Bir başka zaman Kızılay'da il başkanları ile otururken Veli Ağbaba geldi ve bize 'Desteklerinizi bekliyoruz' dedi. O gün pek çok kişiye para verilmiş. İşe alım sözleri havada uçuşuyordu. Her şeyi bıraktım, bu artık devletin meselesidir. Kurucu partinin geldiği hale bak." dedi.
Tanık Mehmet Sevigen, görgüye dayalı bilgisi olmadığını belirterek, televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili "şaibeli" dendiğini ve CHP yönetiminin sessiz kaldığını ifade etti.
Sevigen, "Ben de 'Çıkın cevap verin' diyordum ama CHP'den bu konuda hiçbir cevap gelmedi. Gerçek CHP'liler, oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildi. CHP'nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum." dedi.
Müşteki avukatı Onur Yusuf Üregen, tanık ifadelerine katıldığını ve şu aşamada herhangi bir talepleri olmadığını belirtti.
Sanık avukatı Çağlar Çağlayan, tanık beyanlarının cezalandırma için yeterli olmadığını savundu.
Tanıkların, CHP ile husumetinden dolayı "tanıklık" yaptıklarını ileri süren Çağlayan, "İki tanık açısından özel bir durum vardır. Yalnızca iki tanık soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile aynı beyanlarda bulunmuştur. Ancak onlar da bu dosyada tanık değil, sanık olarak yer alması gereken kişilerdir. Bu kişiler hakkında Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz." dedi.
Mahkeme, sanık Özgen Nama'nın ifadesinin sonraki duruşmada alınmasına karar vererek, duruşmayı 6 Mayıs'a erteledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!