Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İran ile İlgili Kritik Açıklamalar!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
SON GELİŞMELER: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın konuşmalarında öne çıkan noktalar aşağıda yer alıyor:
TÜRKİYE'DEN GUTERRES'E HEDİYE
Sayın Guterres'in Türkiye'ye her ziyareti bizim için farklı bir anlam ve önem taşımaktadır. 2017 yılında genel sekreterlik görevine başladığında ilk ikili ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirdi. Mültecilerin korunması, küresel adaletin sağlanması ve Ukrayna'daki savaşla ilgili yaptığı mekik diplomasisi gibi konularda katkılarını birlikte gözlemledik.
Barış ve güvenliğin sağlanması adına sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostum Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü sunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Ramazan ayı boyunca Müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında ülkemize gelmesini de oldukça anlamlı buluyorum. Yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık konularında yaptığı sayısız çalışmaları için kendisine teşekkür ediyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'yurtta sulh cihanda sulh' ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla dış politikamızın merkezinde tutmaya devam ediyoruz. BM'nin kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü savunucularından biriyiz.
Bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizlerin olduğu her yerde yangını söndürmek için çaba gösteriyoruz.
Dram, trajedi ve gözyaşı olan her yerde bunu dindirmek için çalışıyoruz. Değerli dostum Guterres'in katkılarını özellikle vurgulamak isterim. BM Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı dönemde yerinden edilenlerin insan onuruna uygun şekilde korunmalarını sağlamak için üstün çaba sarf etti.
Guterres'in genel sekreterlik döneminde Türkiye'nin katkılarını her alanda derinleştirdik. Gerek bölgemizde gerekse dünya genelinde barışı tehdit eden konularla ilgili yakın işbirliği içinde olduk. Bu çabalarımızın zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Karadeniz tahıl girişimi sayesinde küresel gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna'da barışın sağlanması ve savaşın sona erdirilmesi için BM ile işbirliğimizi sürdürüyoruz.
'İRAN MERKEZLİ ŞİDDETİN ARTMAMASI İÇİN YOĞUN DİPLOMASİ YÜRÜTÜYORUZ'
Bölgemizin bu zor günlerde bir ateş çemberine dönüştüğü bir dönemde, Sayın Genel Sekreter'in diplomasi çağrılarını çok kıymetli buluyorum. Türkiye olarak, İran merkezli şiddet sarmalının büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Sabır ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
'Dünya beşten büyüktür' tespitimizin doğruluğunu teyit ediyoruz. Adalet olmadan kalkınma, barış ve istikrar sağlanamayacağına inanan tüm girişimleri destekleyeceğiz. Gazze gibi insani krizlerin çözülmesi ve uluslararası barışın sağlanması için ortaya koyduğunuz ilke ve özverili çabalarınız, bu ödülümüzle fevkalade uyumlu.
Barış için fedakarca çalışan BM personelini selamlıyor, hayatını kaybedenleri saygıyla anıyorum.
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün BM ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ülkemizi ziyaretiniz için tekrar teşekkür ederim.
Antonio Guterres'in açıklamalarından öne çıkan noktalar ise şu şekilde:
Gazze'de hayatını kaybeden yüzlerce BM çalışanını anmak isterim. Gazze halkına yardım ederken hayatlarını kaybettiler. Teşekkür ederim Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan. Bu ödül, Atatürk'ün mirasından ayrı tutulamaz. Bu, uluslararası iş birliğine verilen desteğin önemini vurgulamaktadır. 'Yurtta sulh, cihanda sulh' vizyonu BM şartlarında da yer almaktadır. Atatürk herkesin refahı için ve BM'nin bu bağlamda çalışması için önümüzde durmaktadır. Türk halkı da bu şekilde hareket etmektedir.
Kutsal Ramazan ayında sizinle birlikteyim. BM ailesi adına ben de Ramazan geleneklerini yerine getiriyorum. Müslüman toplulukları ziyaret ediyorum. İslam'ın gerçek ruhu; empati, birliktelik ve bağışlayıcılık... Bu anlamda Türkiye'ye dayanışma ziyaretinde bulunmak istedim. Türk halkının bu dönemde gösterdiği cömertliği de vurgulamak istiyorum.
Türkiye, şiddetten kaçan milyonlarca insana kapılarını açtı. Güvenlik arayışıyla buraya gelen insanların nasıl korunduğunu gördüm. Türkiye bu konuda hep ön sıralarda yer aldı.
Şanlıurfa ve Gaziantep'te gerçekleştirdiğim ziyaretlerde de bunu gözlemledim. Türk halkının Atatürk'ün mirasını yaşattığını görüyorum. Türk ve BM ekipleri, 2023'teki depremlerden sonra omuz omuza insanların yardımına koştu.
'TÜRKİYE'NİN ARABULUCULUK ÇABALARINI TAKDİR EDİYORUM'
Türkiye'nin girişimleriyle birçok gelişmekte olan ülkeye gıda yardımı yapıldı. Türkiye'nin sıfır atık projesine yönelik çabalarını da destekliyoruz.
Türkiye'nin Gazze'deki ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması konusundaki arabuluculuk çabalarını takdir ediyorum.
Uluslararası Adalet Divanı'nın kararıyla işgal sona ermeli. Siyasi anlamda odaklanmaya devam etmeliyiz. İki devletli çözüm, bir Filistin devleti ve İsrail. Güvenlik, huzur ve onur içinde bir arada yaşamalı.
Sayın Cumhurbaşkanım, sürekli barıştan bahsediyoruz fakat bunun hayata geçmediğini görüyoruz. Askeri harcamalar aşırı derecede artıyor, insanların yaşamına yapılan yatırımlar artıyor. Bunun bedelini daha fazla insanın ölmesiyle ödüyoruz. Orta Doğu'da
'ABD VE İSRAİL'İN SALDIRILARI BİRÇOK ÜLKEYİ ETKİLEDİ'
ABD ve İsrail'in başlattığı büyük saldırılar İran ve birçok ülkeyi etkiledi. BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararla sivillerin büyük acı çektiği vurgulandı. Bölge şu anda kırılma noktasına sürükleniyor. Ticaret sekteye uğruyor. Bunun bedelini en çok yoksul insanlar ödüyor. Diyalog ve gerginliğin azaltılması tek çözümdür. Tüm tarafları müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!