Diyarbakır'da Hastane Raporu Krizi: Sahtecilik İddiası
Diyarbakır'da bir vatandaş, hastane raporlarının inkârı yüzünden sahtecilikle suçlandı.
Diyarbakır'da denetimli serbestlikten yararlanan bir vatandaş, aldığı sağlık raporlarının hastane tarafından reddedilmesiyle büyük bir hukuki çıkmazla karşı karşıya kaldı. İsmail Korkar isimli kişi, raporlarının Sağlık Bakanlığı sisteminde görünmesine rağmen hastanenin raporları vermediğini iddia etmesi üzerine sahtecilikle suçlandı.
Raporların Var Olmasına Rağmen İnkâr
Diyarbakır'da yaşayan İsmail Korkar, 2025 yılı Ekim ve Kasım aylarında Özel Batı Hastanesinden aldığı heyet raporları sayesinde denetimli serbestlik uygulamasına mazeret bildirdi. Ancak, denetimli serbestlik dosyasının kapandığını öğrenmesiyle şok yaşadı. İnfaz Hakimliği'ne başvuran Korkar, hastanenin raporları vermediği iddiasıyla karşılaştı. Bu durum, resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla sonuçlandı.
Sağlık Durumu ve Denetim Süreci
Korkar, karaciğer yağlanması ve guatr gibi kronik rahatsızlıklarının yanı sıra influenza hastalığı nedeniyle rapor aldığını belirtti. Korkar, denetim yetkililerinin kendisine raporlarını başkası aracılığıyla ulaştırabileceğini söylediğini ifade etti. Ancak, infaz hakimliğinden çıkan karar, raporların PDF üzerinden düzenlendiğini ve sahte olduğunu öne sürdü. Korkar, bu karara itiraz ederek raporların e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığı sistemlerinde görüldüğünü vurguladı.
Hastanedeki İddialar ve Yanlışlıklar
Olayın ardından hastaneye giden Korkar, başhekimle görüşmesinde gönderilen belgede TC kimlik numarasının yanlış girildiğini belirtti. Hastane yetkilileri, Sağlık Bakanlığı'ndan müfettiş atanması nedeniyle doktorların korkuya kapıldığını ve sistemden bilgileri sildiğini iddia etti. Bu açıklamalar, Korkar'ın cezaevine gönderilmesi ve infazının yanmasıyla sonuçlanacak bir sürecin başlamasına neden oldu.
Avukatın Savunması ve Yasal Mücadele
Korkar'ın avukatı Aycan Ceylan, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü'nün raporları kabul etmediğini ve infaz hakimliğine başvurarak itiraz ettiklerini belirtti. İnfaz Hakimliği başlangıçta mazereti kabul etti ancak daha sonra ek bir karar çıkararak raporların hastaneden sorgulanması gerektiğini söyledi. Hastane, raporların kendi sistemlerinde kayıtlı olmadığını belirterek sorumluluğu üstlenmedi.
Güvenlik Açığı ve Kişisel Veriler
Avukat Ceylan, müvekkilinin verilerinin silinmiş olabileceğine dair endişelerini dile getirdi ve Gülistan Doku olayını örnek gösterdi. Bu durum, kişisel verilerin güvenliği ve yasal süreçlerin şeffaflığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu. Ceylan, hastanenin iddialarının detaylı bir inceleme gerektirdiğini vurguladı.
Özel Batı Hastanesi'nin Savunması
Özel Batı Hastanesi, olayın hastane ile ilgili olmadığını, doktorların sorumluluğunda olduğunu savundu. Hastane yetkilileri, müfettiş incelemelerinin sürdüğünü ve herhangi bir hata veya ihmalin kapsamlı bir şekilde araştırıldığını ifade etti.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!