Ekonomik Dönüşüm: İş Dünyasından Yatırım Teşvikine Tam Destek
Türkiye, ekonomik teşviklerle yatırımları çekmeyi hedefliyor. İş dünyası bu stratejik hamleye tam destek veriyor.
Türkiye ekonomisinde hareketlilik tüm hızıyla sürüyor. Üretimi, yatırımı, istihdamı ve ihracatı artırmak amacıyla hükümet teşvikleri devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi uluslararası arenada cazip bir merkez yapma hedefiyle geniş kapsamlı bir yatırım teşvik programı açıkladı. Bu stratejik hamleler iş dünyasından büyük destek gördü.
YENİ DÜZENLEMELER HAYATA GEÇİYOR
Açıklanan program çerçevesinde, İstanbul Finans Merkezi'nde yer alan kurumlara sağlanan vergi avantajları artırıldı.
İFM çatısı altında gerçekleştirilen transit ticaret ve yurt dışı odaklı mal alım-satım aracılığı kazançlarında vergi indirimi oranı yüzde 50’den yüzde 100’e yükseltildi.
Böylelikle bu gelirlerden kurumlar vergisi alınmayacak. Ayrıca, global şirketlerin bölgesel yönetim ofislerini Türkiye'ye taşımalarını teşvik edecek yeni modeller de uygulamaya konulacak.
Büyümeyi ve dış ticareti hızlandırmayı hedefleyen pakette, üretici ihracatçıların kurumlar vergisi yükü yüzde 9’a çekiliyor.
İş dünyasının önemli temsilcileri bu gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaştı.
“KURUMLAR VERGİSİ İNDİRİMİ ÖNEMLİ BİR ADIM”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni düzenlemelerin iş dünyası ve ülke ekonomisi açısından kritik unsurlar içerdiğini belirterek, Türkiye'yi üretim ve yatırımlar için cazip kılacak bu adımların doğru zamanda atıldığını söyledi.
Hisarcıklıoğlu, sanayi ve ihracatın üzerindeki kamusal yüklerin azaltılmasına yönelik olarak getirilen kurumlar vergisi indiriminin değerli bir adım olduğunu ifade etti ve şöyle devam etti: “Türkiye'nin iş ve yatırım ortamının cazibesini artırmak için düşünülen yeni düzenlemeler; ülkemizin küresel firmaların bölgesel yönetim merkezini çekecek şekilde öne çıkmasını, global transit ticaretten daha fazla pay almasını, girişimcilik ekosisteminin daha hızlı büyümesine destek vermesini ve İstanbul Finans Merkezi'nin dünya çapında bir finans merkezi olma yolunda daha güçlü bir konum elde etmesini sağlayacaktır. Yatırım süreçlerinin ve bürokrasinin sadeleştirilmesi yönündeki taleplerimizin karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz.”

“TÜRKİYE'Yİ KÜRESEL ÜRETİM MERKEZİ YAPACAK”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'yi küresel üretim merkezi yapmayı hedefleyen destek paketini içerik ve zamanlama açısından olumlu bulduklarını açıkladı.
Avdagiç, “Açıklanan teşviklerin, Ortadoğu'daki gelişmelerle küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, ülkemizin finans, lojistik ve ticaret merkezi konumunu güçlendireceği gibi 'bölgesel istikrar adası' misyonunu da güçlendirecektir” dedi.
Avdagiç, özellikle İstanbul Finans Merkezi özelinde sağlanacak teşvikleri, şehrimizin küresel sermayenin yeni adresi olması yolunda önemli bir eşik olarak gördüğünü belirtti. Özellikle imalatçı ihracatçılar için Kurumlar Vergisi'nin yüzde 9'a inmesi, transit ticaret faaliyetlerindeki Kurumlar Vergisi avantajı gibi birçok düzenlemenin özellikle yurtiçinde üretimin artmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
“REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRACAK YENİ YATIRIMLAR TEŞVİK EDİLECEK”
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, yeni vergi düzenlemelerini; özellikle sanayiciler ve ihracatçılara sağlanan kurumlar vergisi indirimleri açısından değerli bulduklarını belirtti.
Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesinin ana ekseninin üretim, yatırım, ihracat ve nitelikli girişimcilik olduğunu vurgulayan Bahçıvan, “Bu doğrultuda imalatçı ve ihracatçılarımıza yönelik vergi avantajları; rekabet gücümüzü artıracak, yeni yatırımları teşvik edecek ve ekonomimizin sürdürülebilir büyümesine önemli katkı sağlayacaktır. Küresel ölçekte daha etkin bir üretim ve ihracat yapısına ulaşma hedefiyle atılan bu adımların, iş dünyamız için önemli fırsatlar oluşturacağına inanıyoruz. Bu sürecin, İstanbul Finans Merkezi gibi projelerle desteklenmesi de ülkemizin ekonomik vizyonuna değer katacaktır” dedi.
“TEŞVİK PAKETİ STRATEJİK ADIMLAR İÇERİYOR”
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, açıklanan paketin, kurumlar vergisi düzenlemesi, finans merkezlerinde çalışan nitelikli personele belli şartlarla ücret istisnası, transit ticaret teşviki, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik edecek vergi avantajları ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi gibi stratejik adımlar içerdiğini söyledi.
Bu adımları, İstanbul Finans Merkezi’nin küresel rekabet gücünü artırması ve finansal ekosistemimizin derinleşmesi adına önemli bulduklarını belirten Diren, “Finansal piyasalardaki bu gelişimi, ekonomimizin sürdürülebilir büyüme hedefleriyle tam uyumlu hale getirmek için sanayide yapısal dönüşüm ve kapsamlı bir reform ihtiyacının öncelikli gündem maddemiz olması gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizin ekonomik kalkınma vizyonunu destekleyecek yapısal reformların kararlılıkla hayata geçirilmesi, orta ve uzun vadeli hedeflerimize ulaşmamızda kilit rol oynayacaktır” dedi.
“TÜRKİYE’NİN YATIRIMCI DOSTU ÜLKE ÖZELLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYOR”
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik hukuki, idari ve mali düzenlemelerin gündeme alındığını ve bu gelişmeyi çok kıymetli bulduklarını ifade etti:
“Küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin ekonomiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğu bir dönemde Türkiye’nin 'istikrar adası' konumunun ön plana çıkarılması ve bu özelliğiyle ülkemizin çekim merkezi haline getirilmesi çok önemli.
Nitelikli yatırımcılar için Türkiye şimdi öncekinden daha önemli ve güvenilir bir limandır. Ortaya konulan yeni strateji ve bu çerçevede atılacak adımlar, yabancı yatırımcılara verilen çok güçlü ve net mesajlardır.
Türkiye enerji ve ticaret için sadece bir köprü değil bir merkez üssü konumundadır. Özellikle vergi avantajlarının genişletilmesi, İstanbul Finans Merkezi’nin cazibesinin artırılması, yurt dışındaki varlıkların ekonomiye kazandırılmasına yönelik teşvikler ve uluslararası yatırımcılar için getirilen uzun vadeli vergi kolaylıkları, Türkiye’nin rekabet gücünü ciddi şekilde artıracaktır.
Bununla birlikte “Tek Durak Büro” uygulamasıyla yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcılarımızın en çok ihtiyaç duyduğu konulardır. Bu yaklaşım, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendiren çok önemli bir adımdır.”
“SANAYİMİZİ DİJİTAL ÇAĞA TAŞIYACAK EN KRİTİK POLİTİKA”
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, Türkiye’nin bölgesel yatırım, üretim, ticaret ve finans merkezi olma iradesinin somut bir ifadesi olduğunu vurguladı.
Bu programı; yatırım ortamını güçlendirecek, sanayimizin rekabet gücünü artıracak ve teknolojik dönüşümüne katkı verecek kapsamlı bir adım olarak değerlendirdiklerini belirten Ardıç, “Transit ticaret ve yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık kazançlarında indirim oranının yüzde 100’e çıkarılması, Türkiye’nin yalnızca bir üretim üssü değil; küresel tedarik zincirlerinin yönetildiği bir ticaret ve lojistik merkezi olma kapasitesini de güçlendirecektir” diye konuştu.
“BÖLGESEL ÇEKİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRECEK”
Bir diğer düzenlemenin Türkiye’yi start-up, girişim şirketleri ve girişim sermayesi bakımından bölgesel bir çekim merkezine dönüştürme hedefi olduğunu dile getiren Ardıç, şöyle devam etti:
“Bugünün girişim şirketleri, yarının sanayi çözüm ortaklarıdır. Yazılım, yapay zekâ, ileri mühendislik, savunma teknolojileri, robotik, biyoteknoloji, ileri malzeme ve yarı iletken alanlarında büyüyecek girişimler, ülkemiz sanayisinin teknolojik kaldıracı olacaktır. Bu hedef, sanayimizi dijital çağa taşıyacak en kritik politika hatlarından biridir.
Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışındaki varlıklarını ülkemize getirmesini kolaylaştıran düzenlemeler ile yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’ye dönüşünü teşvik eden 20 yıl yurt dışı kaynaklı gelirlerden vergi istisnası, sadece mali kolaylıklar değildir. Bu adımlar; sermayenin, tecrübenin, küresel bağlantıların ve nitelikli insan kaynağının ülkemize yönelmesi bakımından stratejik anlam taşımaktadır”
“DİJİTAL DESTEKLİ YATIRIMCI DOSTU BİR YAPI”
YASED Başkanı Sayın Ali Fuat Orhonoğlu, önerilerinin, programın tasarımında karşılık bulduğunu görmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, “Özellikle Türkiye’nin bölgesel merkez rolünü destekleyecek şekilde; büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliğin artırılması, mevzuat düzenlemelerinde makul geçiş süreçleri tanımlanması, vergi ve teşvik oranlarında rekabetçiliğin artırılması, “Tek Durak Büro” uygulaması çerçevesinde yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapıya geçilecek olması ve start-up ve girişim sermayesi ekosistemini geliştirecek teşviklerin getirilmesi gibi aksiyon adımlarını değerli buluyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİM VE İHRACATA GÜÇLÜ İVME KAZANDIRACAK”
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, destek ve teşviklerin Türkiye’nin üretim ve ihracat odaklı büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Özellikle imalatçı ihracatçılar için Kurumlar Vergisi’nin yüzde 9’a düşürülmesi ve transit ticaret faaliyetlerine sağlanan vergi avantajları başta olmak üzere birçok düzenlemenin, yurt içinde üretimin artmasına önemli katkılar sunacağını vurguladı.
“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL REKABET GÜCÜNÜ DAHA DA ARTIRACAK”
Yatırımcı dostu yaklaşımı ve dijitalleşmeyi önceleyen yapısıyla bu destek paketinin, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü daha da artıracağına işaret eden Burkay, “BTSO olarak, Türkiye’nin sanayi ve ihracat üssü konumundaki Bursa’nın bu yeni dönemde üstleneceği sorumluluğun bilincindeyiz. Otomotiv, tekstil, makine ve katma değerli üretim alanlarındaki güçlü tecrübemizle, ülkemizin küresel rekabetteki konumunu güçlendirecek her adımın içinde yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“KÜRESEL BİR FİNANS VE TİCARET ÜSSÜ OLMA HEDEFİNE DOĞRUDAN HİZMET”
Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Gürkan Yıldırım, ekonomiye ilişkin adımların Türkiye'nin ekonomik vizyonu için tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Yeni vergi düzenlemelerini, özellikle imalatçı ve ihracatçılara sağlanan kurumlar vergisi indirimleri açısından son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Yıldırım, “Kurumlar vergisi oranının imalatçı ihracatçılar için yüzde 9 seviyesine çekilmesi ve transit ticaretteki vergi muafiyetlerinin genişletilmesi, sanayicimizin üzerindeki mali yükü hafifleterek küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. İhracatçılarımıza sağlanan vergi avantajları sadece mevcut kapasiteleri korumakla kalmayacak, aynı zamanda genç girişimcilerimiz için yeni yatırımları teşvik edecek” değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!