Emtia Piyasalarında Enerji ve Faiz Dinamikleri Öne Çıktı
Enerji ve faiz dinamikleri emtia piyasalarında etkili oldu. Jeopolitik gelişmeler fiyatlamaları yönlendirdi.
Önceki dönemde ağırlık kazanan "güvercin" yaklaşımlar, yerini "şahin" tahminlere bıraktı.
Analistler, jeopolitik gelişmelerin küresel piyasalarda dalgalanmalara neden olduğunu, enerji maliyetlerindeki artışın ise merkez bankalarının faiz indirim kapasitesini daralttığını ifade etti.
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, mevcut durumda enflasyonun daha büyük bir tehlike oluşturduğunu ve işsizlik oranının görece sabit kalması nedeniyle Fed'in önceliğinin fiyat baskılarını izlemek olduğunu belirtti.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu kötüleştirebileceğini ve tüketici ile işletme harcamalarını olumsuz etkileyebileceğini söyleyerek, fiyat istikrarı ve tam istihdam arasında daha karmaşık bir denge oluştuğunu vurguladı.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı riskler nedeniyle bir süre daha faiz oranlarının sabit tutulması gerekebileceğine dikkat çekti.
Makroekonomik verilere bakıldığında, ABD'de imalat sanayi PMI Mart ayında 52,4'e yükselirken, hizmet sektörü PMI 51,1'e, bileşik PMI ise 51,4'e gerileyerek 11 ayın en düşük seviyesine indi.
Mart ayında tüketici güveni, üç ayın en düşük seviyesine gerileyerek, artan benzin ve enerji maliyetlerinin hane halkı beklentilerini olumsuz etkilediğini gösterdi.
Bu veriler, ekonomik büyümede ivme kaybı ve enflasyon baskılarının aynı anda izlendiğini ortaya koydu.
Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,45'e kadar yükselerek son 8 ayın en yüksek seviyesini gördü, dolar endeksi de yüzde 0,5 artarak 100,2 seviyesine çıktı.
Değerli Metallerde Dolar ve Faiz Dinamikleri Belirleyici Oldu
Değerli metaller, güvenli liman talebinin tamamen kaybolmaması yanı sıra doların güçlü seyri ve faizlerin uzun vadede yüksek kalabileceği beklentileri nedeniyle dalgalı bir hafta geçirdi.
Hafta boyunca dalgalanan altının ons fiyatı, keskin düşüşlerin ardından gelen tepki alımlarıyla kayıplarının bir kısmını telafi ederek haftayı yatay tamamladı.
Piyasalarda genel eğilim, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları artırabileceği ve bunun da merkez bankalarını faiz indirimlerinde daha dikkatli olmaya yöneltebileceği yönünde şekillendi.
Bu süreçte altının ons fiyatı, hafta içinde en yüksek 4.601,74 doları, en düşük 4.099,52 doları gördü ve haftayı 4.493,54 dolarda tamamladı.
Gümüşün ons fiyatı da altına benzer bir seyir izledi. Hafta içinde gümüş, en yüksek 74,56 doları ve en düşük 61 doları gördü ve haftayı 69,72 dolar seviyesinde tamamladı.
Analistler, değerli metallerin fiyatlamasında jeopolitik risklerin yanı sıra enflasyon ve faiz beklentilerinin de etkili olduğunu, bu nedenle yön arayışında ABD istihdam verileri ve Fed yetkililerinin açıklamalarının izleneceğini belirtti.
Öte yandan, tahvil piyasalarında devam eden satış baskısı da değerli metaller üzerinde ek bir baskı oluşturdu.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında gümüş yüzde 2,7 artarken, platin yüzde 3,4 ve paladyum yüzde 1,9 geriledi. Altın ise haftayı yatay bir seyirle tamamladı.
Baz Metallerde Maliyet Baskıları Ön Plandaydı
Baz metallerde bu hafta fiyatlamaların ana odak noktası, maliyet baskıları, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve sanayi üretiminin görünümüne ilişkin endişeler oldu.
Enerji şokunun enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerini artırdığı, bunun da sanayi metalleri üzerinde dolaylı baskı yarattığı gözlemlendi. Özellikle petrol ve gaz fiyatlarındaki artış, üretim ve taşımacılık giderleri üzerinden metal fiyatlamalarını etkiledi.
Analistler, baz metallerde son haftalardaki yükselişi, güçlü küresel talep işaretinden ziyade maliyet yönlü ve arz zinciri kaynaklı bir fiyatlama olarak değerlendirdi.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar, bakırda yüzde 3,1, nikelde yüzde 1,8, çinkoda yüzde 1,4, alüminyumda yüzde 2,8 artarken, kurşun yatay seyretti.
Brent Petrolde Arz Riski Öne Çıktı
Enerji grubunda hafta boyunca arz riskleri öne çıkmasına rağmen negatif bir seyir izlendi.
ABD/İsrail ve İran kaynaklı çatışmaların etkisiyle Hürmüz Boğazı çevresinde artan gerilim, petrol piyasasında risk priminin yüksek kalmasına neden oldu.
Hafta içinde arz endişeleri fiyatları desteklerken, kar satışları ve çatışmanın daha geniş bir alana yayılmayabileceğine yönelik beklentilerin ardından Brent petrol haftayı düşüşle tamamladı.
Analistler, enerji piyasasındaki gelecekteki seyrin büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin ne ölçüde normalleşeceğine ve çatışmanın enerji altyapısına yayılıp yayılmayacağına bağlı olacağını belirtti.
Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 2,3 geriledi.
Tarım Emtialarında Enerji Etkisi Hissedildi
Tarım emtia piyasalarında haftayı tamamlayan faktörler arasında, ABD'de biyoyakıt politikalarına ilişkin beklentiler, haftalık ihracat verileri, hava koşulları ve enerji maliyetleri etkili oldu.
Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 1,8 artarken, soya fasulyesinde yüzde 0,2, mısırda yüzde 0,8 ve pirinçte yüzde 0,1 geriledi.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 0,3 ve pamukta yüzde 3,2 artarken, kahvede yüzde 2,8 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 2,9 kayıpla tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!