Gazze'de Çevre ve Sağlık Krizi: İsrail Saldırıları ve Fare Tehdidi
İsrail saldırılarının ardından Gazze'de sağlık ve çevre sorunları büyüyor. Kemirgenlerin çoğalması halkı tehdit ediyor.
Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025 tarihinde bir ateşkes ilan edilmesine rağmen, İsrail tarafı bu anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmedi. Gazzeliler ise günlük yaşamlarında su ve gıda sıkıntılarının yanı sıra birçok farklı zorlukla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bölgedeki altyapı eksiklikleri, toplanamayan çöpler ve kanalizasyon sularının çadırlara yakın mesafeden akması, Gazze'yi çevre açısından büyük bir krize sürüklüyor. Bu koşullar, fareler ve diğer kemirgenlerin hızla çoğalmasına neden oluyor ve bu durum, sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. İsrail, bölgeye fare zehiri gibi temel ihtiyaçların girişini dahi kısıtlıyor.
Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna, Gazze’deki haşere ve kemirgen artışının ciddi bir çevre ve sağlık sorununa dönüştüğünü belirtti.
Muhenna, savaşın ardından Gazze'nin merkezinde biriken 350 bin ton katı atığın ve 25 milyon ton molozun, kemirgenlerin çoğalması için ideal bir ortam sağladığını vurguladı. Gazze Şeridi genelinde bu rakamın 70 milyon tona ulaştığını belirtti. Altyapı ve kanalizasyon sisteminin hasar görmesi de bu durumu daha da kötüleştiriyor.
İsrail ordusunun böcek ilacı ve zehirli yemlerin girişine izin vermediğini, Gazze belediyesinin ise bu konuda İsrail'e baskı yapmak için çeşitli kuruluşlarla iletişim halinde olduğunu aktaran Muhenna, az miktarda da olsa zehirli yem girişine izin verildiğini, bu yemlerin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) aracılığıyla dağıtılacağını ifade etti.
Şifa Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Doktor Munir eş-Şahrit, son dönemde fare ısırıklarından dolayı hastaneye başvuran vakaların arttığını belirtti.
Şahrit, hastaların öykülerine göre vakaların farklılık gösterdiğini, ısırık sonrası yaraların temizlenip pansuman yapıldığını, antibiyotik tedavisi uygulandığını ve bazı vakalarda yoğun bakım gerektiğini söyledi.
Şucaiyye Mahallesi'nden göç eden ve şeker hastası olan İnşirah Haccac, farelerle olan mücadelesini şöyle anlattı:
"Korku nedeniyle bir haftadır uyuyamıyorum, geceleri fare ve sıçanları bekliyorum. Kapan kuruyorum ama hemen kaçıyorlar. Gece boyunca bizi rahatsız ediyorlar. Şekerim yüksekti ve sık sık lavaboya gitmek zorunda kaldım. Devasa lağım farelerini gördüm, çığlık attım. Çadıra döndüm ama fareler etrafımda dolanmaya devam etti. Şeker hastası olduğum için ayaklarımı örtemiyorum.
Fare, ayak parmaklarımı ısırdı ve (hasta olduğum için) ısırıldığımı hissetmedim. Uyandığımda ayağımın altı kan içindeydi. Bu ilk yaralanmam değil. İlki ramazandan önceydi ve iyileşti. (Çadırda) Çocuklar, yaşlılar var, hatta bir aylık bebek bile var. Fareler onun yatağının altında bile geziyor."
Filistinli kadın, "Tuvalet, molozların kaldırılmasını ve fare zehri istiyoruz." diyerek Gazzelilerin taleplerini dile getirdi.
- Çadırda farelerle mücadele sürüyor
Şeker, tansiyon ve diyaliz hastası Basil ed-Dehnun da fare ısırığı nedeniyle Şifa Hastanesi'nde tedavi görüyor.
Bir gece uyurken farelerin ikinci ayak parmağını ısırdığını ve enfeksiyon kaptığını belirten Dehnun, "Çadırda farelerle büyük bir sorun yaşıyoruz. Diyabetik ayak nedeniyle fare ısırığını hissetmedim ama parmağım kanlar içindeydi." diye konuştu.
Fare ve kemirgen sayısındaki artışın, kanalizasyon suları, çöpler ve molozlardan kaynaklandığını belirten Dehnun, "Bu hayvanlar çocuklara veya yaşlılara zarar verebilir, yiyecek ve suyumuzu kirletebilir. Çok kötü koşullarda yaşıyoruz." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!