Gazze'de Zor Koşullar: Yerinden Edilen Filistinliler Haşere Sorunuyla Mücadele Ediyor
Gazze'de İsrail saldırıları sonucu yerinden edilen Filistinliler, sığınma merkezlerinde haşere ve zorlu yaşam koşullarıyla mücadele ediyor.
İsrail hükümetinin, 2006 yılından bu yana abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı yoğun bombardımanlar, bölgede büyük bir yıkıma yol açtı ve on binlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu süreçte, Gazze halkının büyük bir kısmı yerlerinden edildi.
Gazze'deki yönetim tarafından sağlanan bilgilere göre, İsrail'in iki yıl süren saldırıları sonucunda, yaklaşık 2,3 milyon insanın yaşadığı Gazze Şeridi'ndeki evlerin neredeyse yüzde 90'ı yıkıldı.
Bu yıkımın ardından, Gazze Şeridi'nde 1,5 milyondan fazla Filistinli, altyapısı olmayan çadır kampları ve sığınma merkezlerinde yaşamaya mahkum oldu. Elektrik, su ve kanalizasyon gibi temel altyapıya erişim neredeyse imkansız hale geldi.
İsrail'in sağlanan ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nde katı abluka uygulamaları devam ediyor ve 2 milyondan fazla Filistinli temel hizmetlerden mahrum bırakılıyor.
Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ekipleri, sağlık risklerini minimize etmek amacıyla bu kamplar ve sığınma merkezlerinde temizlik ve ilaçlama çalışmaları yürütüyor. Ancak, altyapının eksikliği nedeniyle haşere yayılımı önlenemiyor.
Bu çalışmalar, aşırı kalabalık sığınma merkezlerinde salgın hastalık riskinin arttığı, çevresel ve sağlık koşullarının kötüleştiği bir dönemde yapılıyor. Haşereyle mücadele için gerekli kaynaklar tükenmeye devam ediyor.
Gazze’deki Filistinliler, enkaz ve yoksullukla baş etmeye çalışırken, çadır kamplarında ve sığınma merkezlerinde kemirgenler, böcekler ve haşerelerle mücadele ediyor. AA muhabirine konuşan Gazze halkı, yaşadıkları zorlukları dile getirdi.
Gazze'nin kuzeyindeki Eş-Şati Mülteci Kampı'nda bir sığınma merkezine dönüştürülen Ebu Asi Okulu'nda yaşayan Maha Alyan, İsrail saldırılarında kısmen yıkılan okulda, molozlar arasında yaşam sürdüklerini belirtti.
Sınıfın yıkılan kısmında kalmak zorunda kalan Alyan, başka bir yere taşınma imkanlarının olmadığını ifade etti. "Yiyecekler çabuk bozuluyor ve haşereler gıdalara dadanıyor. Kurtulmaya çalışıyoruz ama başarılı olamıyoruz." dedi.
Alyan, zemindeki çatlaklardan çıkan haşerelerin çocuklarına korku saldığını ve küçük çocuğunun bu yüzden sürekli tedirgin olduğunu belirtti.
Çocuklar için aldığı bisküvilerin fareler tarafından kemirildiğini söyleyen Alyan, "Çocuklar özellikle geceleri korkuyla uyanıyorlar." diye ekledi.
Alyan, bazı çocukların fare ısırıkları nedeniyle zehirlendiğini ve bu durumdan kurtulmak için sık ilaçlama gerektiğini vurguladı.
Filistinli anne, bu koşullarda yaşamanın zorluğuna dikkat çekerek, acil yardıma ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.
Rimal Okulu'na sığınan Halid ez-Zaanin, sağlık koşullarının kötüleştiğini, kanalizasyon sisteminin çöktüğünü ve temel altyapının büyük ölçüde tahrip olduğunu söyledi.
Zaanin, her yerden çıkan fare ve haşerelerin yaşamı daha da zorlaştırdığını, lağım sularının çadırların çevresine ulaştığını belirtti.
Zaanin, sığınma merkezinin tuvaletlerinin bulunduğu koridorları göstererek, buraların kurtçuklarla dolu olduğunu ifade etti ve altyapı eksikliklerinin bu duruma neden olduğunu vurguladı.
UNRWA'dan acil altyapı çalışmaları başlatmasını talep eden Zaanin, haşerelerin hastalıklara yol açtığını belirtti.
Rimal Okulu'na sığınan Fuad Şebat, İsrail'in saldırıları nedeniyle Beyt Hanun bölgesinden kaçmak zorunda kaldığını ve birçok kez yerinden edildiğini anlattı.
Şebat, Rimal Okulu'nda da zor koşullarla karşılaştığını, biriken çöpler ve akan kanalizasyon suları nedeniyle çevre koşullarının kötüleştiğini söyledi.
Kalp hastası olduğunu belirten Şebat, "Dört kalp ameliyatı geçirdim ve bu kötü kokular nedeniyle nefes almakta zorlanıyorum." dedi.
Şebat, sığınma merkezi olarak kullanılan okulun içindeki çöpler ve atık suların fare, kurtçuk ve böceklerin yayılmasına neden olduğunu anlattı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!