Gazzeli Küçük Ritac'ın Acı Kaderi: Okula Gitti, Kefenle Döndü
Gazzeli Ritac, eğitim için gittiği çadır okuldan bir saat sonra ölüm haberiyle döndü. İsrail saldırısı, ailesini ve arkadaşlarını yasa boğdu.
Gazzeli 9 yaşındaki Ritac, Beyt Lahiya'da, enkaza dönmüş Ebu Ubeyde bin Cerrah Okulu'nun yerinde kurulan geçici çadır okulda eğitim alıyordu. Ancak 9 Nisan günü, İsrail ordusunun bir ateşkes ihlali daha yapmasının ardından trajik bir olay yaşandı.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Eğitim Bakanlığı'nın desteğiyle açılan çadır okul, İsrail işgal hattına yalnızca 2 kilometre mesafedeydi ve burada yaklaşık 500 öğrenci eğitim görmekteydi. Bu öğrencilerden biri de Ritac'tı. O sabah, her zamankinden farklı bir şekilde kendi kendine uyandı, saçlarını taradı ve 'okuldan dönünce yerim' diyerek kahvaltı yapmadan çadıra çıktı. Ancak bir saat sonra ailesine ölüm haberi ulaştı; yanında ise kana bulanmış defteri vardı.
Ritac'ın ani ölümü ailesini derinden etkiledi. Annesi Ala Reyhan, kızının düğün için alınan beyaz kıyafetlerini göstererek, bir hafta sonra gerçekleşecek düğünün yas yerine döndüğünü, beyaz kıyafetlerin yerine beyaz kefene sarıldığını ifade etti. "Ritac'ın arkadaşlarıyla okula gitmek istemesi üzerine onu kayıt ettirmiştik," diyen Ala, yaşadığı şoku dile getirdi.
Diğer ailelerin de bu acıyı yaşamaması için çocukların tehlikeli bölgelerdeki okullara gönderilmemesi gerektiğini vurgulayan Ala, yürek burkan bir çağrı yaptı.
Ritac'ın büyükannesi Semira Reyhan ise torununun düğünde giyeceği kıyafetin özellikle beyaz olmasını istediğini belirtti. "O gün kendi kendine uyandı, 'Geç kaldım, gidiyorum' dedi. Saçlarını taradı, ben de annesine taratmasını söyledim. Yemek yemeden çıktı ve 'okuldan dönünce görüşürüz' dedi," diye anlattı Nine Semira.
Okul Müdürü Eymen Reyhan, okulun birkaç gün önce açıldığını belirterek, tahta ve naylondan yapılan sınıflarda 40 öğrencinin ders gördüğünü söyledi. Eymen, saldırı anını, "Öğrenciler sınıflarındaydı, öğretmenleri de başındaydı. Ritac bu deftere yazıyordu. Bir anda 'vuruldu, vuruldu' seslerini duyduk. Sınıfa koştuğumuzda Ritac'ın yüzü kan içinde, elindeki defter ise kana bulanmış haldeydi. Hemen hastaneye götürdük," diyerek anlattı.
Okulun tehlikeli bir bölgede, Sarı Hattın yalnızca 2 kilometre uzağında olduğuna dikkat çeken Eymen, savaşın gölgesindeki çocukların güvenliğinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!