Geçtiğimiz Ay Emtia Piyasasında Yükseliş Rüzgarı Esti
ABD-İsrail-İran çatışmaları emtia piyasasında geniş çaplı etkiler yarattı. Petrol fiyatlarının yükselmesi, değerli ve baz metallerden tarım ürünlerine kadar birçok sektörde fiyatların artmasına neden oldu.
ABD ve İsrail-İran arasındaki çatışmaların etkisi, petrol piyasasının ötesine geçerek gübre, endüstriyel metaller ve tarım sektörüne de yayıldı. Bu durum, arz konusundaki endişelerin emtia piyasasının seyrini belirlemede etkili olmayı sürdürmesine neden oluyor.
Nisan ayı, petrol kaynaklı bir şokla başlayan sürecin, tedarik zinciri problemleri, artan taşıma maliyetleri, gübre eksikliği ve para politikası ile döviz kurları etrafında artan belirsizlikler nedeniyle daha geniş bir emtia enflasyonu döngüsüne dönüştüğü bir dönem olarak dikkat çekti.
Değerli metaller açısından, fiyatlar ons bazında altın için yüzde 1, gümüş için yüzde 1,8 düşerken, platin yüzde 1,6 ve paladyum yüzde 3,3 değer kazandı.
Petrol kaynaklı enflasyon kaygıları ve tahvil faizlerindeki yükseliş, geçen ay altın fiyatlarına baskı yaptı. Yüksek petrol fiyatları, güçlenen dolar ve artan tahvil faizleri, gümüş için de zorlu bir makroekonomik ortam yarattı.
Küresel platin arzındaki artış ve yeşil enerji talebinin yükseleceğine dair beklentiler, platin ve paladyum fiyatlarını yukarı taşıdı.
Geçen ay baz metallerde de yükseliş rüzgarı esti.
Tezgah üstü piyasada, fiyatlar libre bazında bakırda yüzde 6, alüminyumda yüzde 1,3, kurşunda yüzde 3,5, nikelde yüzde 13,1 ve çinkoda yüzde 4,1 oranında artış gösterdi.
Nisan ayında bakır fiyatları belirgin bir yükseliş kaydetti. Bu artış, fiziksel talep sinyallerindeki iyileşme ve tedarik zinciri kırılganlıklarına ilişkin sıkıntıların devam etmesiyle ilişkiliydi.
Fosil yakıt fiyatlarındaki artış ve enerji güvenliği konusundaki endişelerin artması, alternatif enerji kaynaklarına olan küresel ilgiyi artırarak yenilenebilir enerji, şebeke altyapısı, pil depolama ve elektrik üretim kapasitesine yapılan yatırımları hızlandırdı.
Bu dönemde, yapay zeka, elektrifikasyon ve veri merkezlerinden kaynaklanan artan elektrik talebi, üretim, iletim ve depolama alanlarında büyük çaplı bir genişleme ihtiyacını daha da belirgin hale getirdi.
Tüm bu gelişmeler, enerji dönüşümünün belkemiği olan bakırın, ister elektrik şebekeleri, ister elektrikli araçlar, ister pil sistemleri ya da yenilenebilir enerji üretimi olsun, gelecekte yapısal olarak daha yüksek bir talep göreceğine dair işaretler veriyor.
Küresel alüminyum piyasası da ABD/İsrail-İran geriliminden kaynaklanan arz açığıyla karşı karşıya kalıyor.
Körfez ülkelerinde alüminyum eritme tesislerinde artan tedarik aksamaları, alüminyum piyasasında önemli bir açığın oluşmasına sebep oldu. Bu durum, alüminyum tedarikindeki kısa vadeli toparlanmayı sınırlıyor ve arza ilişkin risklerin devam etmesine yol açıyor.
Endonezya'nın tüm nikel cevheri sınıfları için referans taban fiyatlarını yükseltmesi, nikel fiyatlarındaki artışta etkili oldu.
Analistler, Endonezya hükümetinin savaşın yükselttiği petrol fiyatlarıyla artan bütçe baskısından dolayı ek gelir aradığını belirtiyorlar.
Çinkoda arz açığı olacağına yönelik öngörüler, fiyatlarda yükselişe neden oldu.
Uluslararası Kurşun ve Çinko Araştırma Grubu, 2026 yılında çinkoda küresel çapta arz açığı olacağını öngörüyor.
Enerji grubuna bakıldığında, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,9 artarken, Hollanda merkezli TTF'de işlem gören doğal gaz kontratları yüzde 8,1 azaldı.
Orta Doğu'da gerginliğin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin sürmesi, petrol arzına ilişkin endişelerin artmasına neden olurken, Brent petrol yükseliş serisini dördüncü aya taşıdı.
Artan fiziksel arz sıkıntısı ve bazı bölgelerde doğrudan petrol arzına ilişkin endişelerin artması, petrol fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapanması, küresel enerji piyasalarını giderek daha fazla sıkıştıran aksaklığı uzatmaya devam ediyor. Dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri üzerinden yapılan akışlar hala ciddi şekilde kısıtlanmış durumda.
Devam eden jeopolitik gerilimlere rağmen, ABD-İran arasında barış olabileceğine dair beklentilerin artmasıyla doğal gaz fiyatlarında düşüş görüldü.
Chicago Ticaret Borsasında kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 3,3, mısırda yüzde 3,7, soya fasulyesinde yüzde 2,1 artarken, pirinçte yüzde 5,1 azaldı.
Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 4,3, şekerde yüzde 5,9 azalış kaydetti; pamukta yüzde 17,4, kakaoda yüzde 8,2 artış gerçekleşti.
Tarım sektörü de emtia piyasasındaki nisan ayı yükselişinde önemli bir rol oynadı. Kuraklık ve gübre konusundaki endişelerin birleşerek arz beklentilerini daraltmasıyla buğday öne çıktı.
ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklık ve gübre maliyetlerindeki artışın da etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi.
Mısır ve soya fasulyesi fiyatları da petrol fiyatlarındaki yükselişten destek buldu.
Pirinç stoklarında yaşanan artış ve talebe yönelik artan endişeler, pirinç fiyatlarında değer kaybına neden oldu.
Kahve fiyatları, Brezilya'da rekor hasat olacağı beklentisiyle geriledi. Yüksek üretim rakamları ve talebin azalacağına yönelik endişeler, şeker fiyatlarında değer kaybına yol açtı.
ABD'deki kuraklık ve don riski nedeniyle pamuk fiyatları yükseldi.
Gübre kıtlığı ve El Nino'nun üretimi olumsuz etkileyeceğine dair endişelerle kakao fiyatları yükseldi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!