Genç Yaşta Kanserle Mücadele: Halil Bal'ın Robotik Cerrahiyle Yeniden Başlayan Hayatı
34 yaşındaki Halil Bal, kolon kanserine yakalanarak robotik cerrahi ile sağlığına kavuştu. Kanserin genç yaşlarda da görülebileceği uyarısı yapıldı.
34 yaşındaki Halil Bal, erken yaşta kolon kanseriyle karşı karşıya kalıp, robotik cerrahi sayesinde sağlığına kavuştuktan sonra yaşamına normal bir şekilde devam etmeyi başardı. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Erman Aytaç, kanserin daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirterek, belirtilerin önemsenmesi gerektiğini ifade etti.
İstanbul'da yaşayan ve 2024 yılında bağırsak düzeninde değişiklikler fark eden Halil Bal, bir yakınını ziyareti sırasında kendi belirtilerinin de benzer olduğunu fark etti. Bu durum üzerine hemen hastaneye başvuran Bal'a kolon kanseri teşhisi konuldu. Işın tedavisi ve kemoterapi sürecine giren Bal, cerrahi müdahale aşamasına geldiğinde, yaşamına karın duvarına torba takılarak devam edeceğini öğrendi. Fakat, yaptığı araştırmalar sonucunda Prof. Dr. Erman Aytaç ile tanışan Bal, robotik cerrahi sayesinde kısa süreli torba kullanımı sonrası normal yaşantısına dönebildi.
Ameliyat, hastalığın gerilemesinin ardından gerçekleştirildi
Memorial Bahçelievler Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erman Aytaç, başarılı operasyon hakkında, "Halil Bey, beklenen yaş grubundan daha genç yaşta bu hastalıkla karşılaştı. Ailevi bir geçmiş olmamasına rağmen, bu durum istisnai bir şekilde erken yaşta ortaya çıkabiliyor. Hastamızda, hastalık oldukça aşağıda yerleşimliydi. Bu nedenle önce ilaç ve ışın tedavisi uygulandı ve hastalık gerileyerek anüs kaslarının korunabileceği bir duruma geldi. Sonrasında robotik cerrahi ile anüs kaslarını koruyarak hastalığı ortadan kaldırdık ve kalın bağırsağı yeniden anüse bağlayarak torbasız bir yaşam sürmesine olanak sağladık," dedi.
Prof. Dr. Aytaç, "Burada en önemli nokta, ilaç ve ışın tedavisini uygun zamanda kullanmak ve robotik cerrahi yöntemini tercih etmek oldu. Robotik cerrahi, operasyonu kapalı yöntemle yapmamıza ve olası komplikasyonları minimize etmemize olanak tanıyan sinir ve kas yapılarının korunmasına yardımcı oluyor," diye ekledi.
"Kalıcı torba kullanımını önledik"
Halil Bal'a kanserin 3. evresinde teşhis konulduğunu belirten Prof. Dr. Aytaç, "Torbayı geçici olarak kullandık ve kalıcı hale gelmesini önledik. Bu tür bir müdahale, belirli bir teknolojik altyapı ve deneyim gerektiriyor. Robotik cerrahi, ülkemizde de birçok merkezde başarıyla uygulanmaya başlayan oldukça yeni bir yaklaşım," dedi.
Basit belirtileri göz ardı etmeyin
Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olan Mart ayına dikkat çeken Aytaç, "Maalesef bu hastalık artık çok genç yaşlarda da görülebiliyor. Bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler, küçük kanamalar, zaman zaman ishal veya kabızlık gibi belirtiler başka hastalıklarla da ilişkili olabileceği için kişiler bunu önemsemeyebiliyor. Ancak bu belirtileri olan herkes, özellikle 45 yaş ve üzerindeyse, kolonoskopi yaptırmalı. Ailede yatkınlık varsa, bu tarama daha erken yaşlara çekilmeli. Zamanında yapılacak kolonoskopi, kalın bağırsak kanserinin gelişmesini önleyebilir ve erken evrede teşhis edilip tedavi edilmesine olanak tanıyabilir," ifadelerini kullandı.
Bayram arifesinde kanser teşhisi aldı
Pozitif kalmanın önemine vurgu yapan Halil Bal, "Anormal bir durum söz konusuydu bağırsak alışkanlıklarıyla ilgili. Tanıdığımız bir kişiye rektum kanseri teşhisi konulması üzerine benzer belirtileri taşıdığımı fark ettim. Genel cerrahi muayenesi sonucu böyle bir teşhis konuldu. 2024 yılı Kurban Bayramı arifesinde sonuçlarla kolon kanseri olduğumu öğrendim. Devlet hastanesinde tedaviye başladık. 25 seans ışın tedavisi ve 6 kür kemoterapi aldım. Daha sonra cerrahi operasyon için Erman hocamıza ulaştık."
Şu anda belirli aralıklarla pelvik taban rehabilitasyonu gören Bal, "Şu an şükürler olsun bir sıkıntı yok, normal hayata döndüm. Her zaman pozitif oldum, kendimi iyi hissettim, inancımız tamdı. İşime de başladım, daha da iyi olacak inşallah. Allah kimsenin başına vermesin. Mücadele etmek, güçlü olmak, araştırmak ve pozitif olmak gerekiyor. Hastalık teşhisi konulduğunda ve tedaviye başlandığında ilaçlar sinir sistemini yıpratıyor. Kötü düşünceler gelebiliyor. Bu konuda ailem ve eşim hep destek oldular. Evde hasta varmış gibi davranmadık. Doğru zamanda, doğru teknolojiyle emin ellerde çok güzel sonuçlar çıkıyor. İyi araştırmak, pozitif olmak gerekiyor, gerisi takdiri ilahi," dedi.
Ameliyat sonrası pelvik taban rehabilitasyonu yaşam kalitesini artırıyor
Pelvik Taban Fizyoterapisti Mervenur Tapan, "Hasta ameliyattan sonra bize geldi. Stomalı dönemde, prerehabilitasyon dediğimiz, stomada oluşabilecek bazı komplikasyonları azaltmak için bir tedavi uyguladık. Aynı zamanda bu dönemde bağırsak ve anüs kaslarını kullanamayan hastanın kas kontrolünü artırmaya yönelik egzersizler yaptık. Stoma kapatıldıktan sonra hastalarımızda bazı pelvik taban disfonksiyonları görülebilir. Bu disfonksiyonlar arasında dışkıyı tam boşaltamama veya dışkı kontrolünde zayıflık gibi şikayetler olabilir. Halil Bey'de de bu sorunlar vardı. Kişiye özel rehabilitasyon yaklaşımlarıyla yaşam kalitesini artırmaya yönelik egzersiz programı oluşturduk," ifadelerini kullandı.
Pelvik taban rehabilitasyonunun yaşam kalitesini artırmadaki önemine dikkat çeken Tapan, "Pelvik taban rehabilitasyonu, özellikle alt rektum cerrahilerinde, Low Anterior Rezeksiyon Sendromu (LARS) dediğimiz durumun oluşumunu engellemede ve yönetiminde büyük önem taşır. Hasta ameliyat olsun ya da olmasın, kemoterapi ve radyoterapi kas sistemini etkilediği için bu hastalarda mutlaka rehabilitasyonla ilerlemek çok önemlidir," dedi.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!