Gülistan Doku Soruşturmasında Şok İfadeler: Kayıt Silme Emirleri Kimin?
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada eski başhekimin ifadesi, olayın seyrini değiştirebilecek detaylar içeriyor.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili Tunceli'de yürütülen soruşturmada, cinayet şüphesiyle tutuklananlar arasında dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir de yer aldı. Özdemir, 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlamasıyla tutuklandı ve jandarmadaki ifadesi de kamuoyuyla paylaşıldı.
Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde başhekim olarak çalıştığını ve eşinin de il sağlık müdürlüğünde görev yaptığını belirtti. Kendi isteği dışında bu görevde bulunduğunu ve dönemin valisi Tuncay Sonel’e iş yükünün fazlalığını birkaç kez dile getirdiğini ifade eden Özdemir, pandemi nedeniyle görevde kalmaya devam ettiğini söyledi.
Başhekimlik yaptığı dönemde hastane, Sisoft adlı yazılım şirketiyle çalışıyordu. Özdemir, hastane kayıtlarının silinmesi veya düzeltilmesi konusunda yetkinin Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem isimli çalışanlarda olduğunu belirtti. Kendisi veya başka bir hastane personelinin bu tür işlemleri yapacak yetkisi olmadığını vurguladı.
Gülistan Doku'yu tanımadığını belirten Özdemir, Doku'nun Tunceli Devlet Hastanesi’ne 31 Aralık 2019'da giriş yaptığına dair POLNET sorgusunun tespit edildiğini fakat bu kaydın daha sonra silindiğini söyledi. POLNET sisteminin polisler tarafından kullanılan bir sorgu sistemi olduğunu ve kaydın silinmesiyle ilgili bilgisinin olmadığını ekledi.
08 Ocak 2020'de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere hazırlanan yazıda, Doku’nun son bir yıla ait hastane kayıtlarının gönderilmesi istenmişti. Ancak yazının ekinde Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihli epikriz raporu bulunamadı. Bu duruma açıklık getiren Özdemir, imzanın başhekim yardımcılarına ait olabileceğini belirtti.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışmalarda, Doku’ya ait kayıtların kasıtlı olarak silindiği ileri sürüldü. Özdemir, bu silme işlemleriyle ilgili herhangi bir talimat vermediğini ve böyle bir yetkisi olmadığını söyledi. Kendisinin meslek etiğiyle bağdaşmayan bir eylemde bulunmayacağını ifade ederek, böyle bir talimat almadığını vurguladı.
Özdemir, bu tür işlemlerin bilgi işlemciler ve yazılım şirketinin sorumluluğunda olduğunu belirtti. Kendisinin sadece poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkisine sahip olduğunu söyledi.
Tunceli’deki soruşturma kapsamında, Doku’nun kaybolmasıyla ilgili olarak eski başhekimin ifadeleri, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli bilgiler içeriyor. Özdemir’in açıklamaları, yetkililerin bu olayla ilgili detaylı bir inceleme yapmasını gerektiriyor.
Bu olay, Doku'nun akıbetiyle ilgili soruşturmada yeni bir boyut kazandırabilir. Yetkililerin, Özdemir’in verdiği bilgileri değerlendirip, olayın üzerindeki gizem perdesini aralamak adına daha derinlemesine bir araştırma yapmaları bekleniyor.
Soruşturma devam ederken, yetkililerden resmi bir açıklama yapılması bekleniyor. Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yaşanan bu gelişmeler, olayın aydınlatılması için önemli bir adım olabilir.
Gülistan Doku'nun kayboluşu, hala çözülememiş bir gizem olarak duruyor. Soruşturmanın gidişatını değiştirebilecek bu tür ifadeler, olayın çözülmesine yardımcı olabilir mi? Zaman gösterecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!