Hasanlar Barajı'nda Sevindiren Gelişme: Su Seviyesi Geçen Yıla Göre 5 Kat Arttı
Düzce'deki Hasanlar Barajı'nda geçen yıl yüzde 10,03 olan doluluk oranı, düzenli yağışlarla yüzde 48,29'a yükseldi. Uzmanlar su tasarrufu uyarısı yapıyor.
Düzce'nin Yığılca ilçesinde yer alan ve bölgenin can damarı konumunda olan Hasanlar Barajı'nda yüzler gülüyor. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla doluluk oranında yaklaşık 5 katlık bir artış yaşanan baraj, hem tarımsal sulama hem de İstanbul'un su ihtiyacının karşılanmasında kritik bir rol üstleniyor.
Tarımın ve İstanbul'un Can Damarı: Hasanlar Barajı
Küçük Melen Çayı üzerinde 1975 yılında inşa edilen Hasanlar Barajı, 80 metrelik yüksekliği ve 100 milyon metreküp su depolama kapasitesiyle Düzce'nin en büyük aktif barajı unvanını taşıyor. Bölgedeki taşkın kontrolü ve su kaynakları yönetiminde stratejik bir öneme sahip olan dev tesis, tam 10 bin 500 hektarlık tarım arazisinin sulama ihtiyacını tek başına sırtlıyor. Melen Havzası içindeki konumuyla İstanbul'un da içme suyu rezervine doğrudan katkı sağlayan barajda, geçen yıl sekiz aylık periyodun sonunda yüzde 10,03 olarak kaydedilen doluluk oranı, bu yılki düzenli mevsim yağışları sayesinde yüzde 48,29 seviyesine ulaştı.
Prof. Dr. Oktay Yıldız'dan Hayati Uyarı: "Su Bilinci Küçük Yaşta Başlamalı"
Barajdaki bu sevindirici yükselişi değerlendiren Düzce Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız, mevcut tablonun umut verici olduğunu ancak rehavete kapılmamak gerektiğini vurguladı. Yağışların bu yıl daha düzenli olmasının su seviyelerini olumlu etkilediğini belirten Yıldız, gelecekteki olası kurak dönemlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Önümüzdeki 3 ila 6 aylık süreçte hiç yağış düşmeyebileceği ihtimalinin her zaman göz önünde bulundurulmasını isteyen Prof. Dr. Yıldız, "Toplum olarak suyu doğru kullanma ve kısıtlı su kaynaklarıyla yaşamı sürdürebilme alışkanlığı kazanmalıyız. Çevre bilincinin anaokulu ve ilkokul seviyesinden itibaren aşılanması, su sıkıntısı yaşayan bir ülke olduğumuz gerçeğinin çocuklara erken yaşta anlatılması gerekiyor." dedi.
"Suyu Sadece İnsan Merkezli Düşünmemeliyiz"
Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için ekosistem merkezli bir yaklaşımın benimsenmesinin şart olduğunu dile getiren Prof. Dr. Oktay Yıldız, suyun sadece insan yaşamı için değil, doğadaki tüm canlılar ve ekolojik dengenin devamlılığı için ortak bir hak olduğunu hatırlattı. Sadece insan ihtiyaçlarına odaklanmanın uzun vadede ciddi ekolojik krizlere yol açacağı uyarısında bulunan Yıldız, doğadaki diğer canlıların haklarının da gözetilmesi gerektiğini belirtti. Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı "proaktif önlemler" yani geleceği öngören adımlar atılması gerektiğini savunan Yıldız, mevsimsel kuraklığın kalıcı bir iklimsel kuraklığa dönüşmesini engellemek adına bölgesel uyum tedbirlerinin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!