70 Yaşındaki Bilal Tümtürk Unutulmaya Yüz Tutan Çalı Süpürgesi Geleneğini Yaşatıyor: "Benden Başka Yapan Kalmadı"
Geleneksel çalı süpürgesi yapımının son temsilcisi 70 yaşındaki Bilal Tümtürk, babasından devraldığı bu ata mesleğini ilerleyen yaşına rağmen yaşatıyor.
Gelişen teknoloji ve plastik ürünlerin yaygınlaşması, birçok geleneksel el sanatını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden biri olan geleneksel çalı süpürgeciliğini hayatta tutmak için direnen 70 yaşındaki Bilal Tümtürk, ilerleyen yaşına rağmen zamana meydan okuyor. İlçede besicilik yaparak geçimini sağlayan 5 çocuk babası Tümtürk, doğadan topladığı malzemelerle ata mesleğini sürdürüyor.
Hayvanlarını otlatmak için kırlara çıkan Bilal Tümtürk, bu esnada süpürge yapımında en önemli hammadde olan karamuk çalılarını tek tek topluyor. Topladığı bu dikenli çalıları büyük bir titizlikle temizleyen emektar usta, dikenlerinden arındırdığı dalları evinin bahçesine getiriyor. Burada göz kararı belirlediği miktardaki çalıyı bir araya getirerek tel ve ipler yardımıyla sıkıca bağlıyor.

Süpürgenin sap kısmını da doğadan kendi kestiği dayanıklı ağaç dallarından hazırlayan Tümtürk, hazırladığı çalı demetlerini bu sapa monte ederek süpürgeyi kullanıma hazır hale getiriyor.

Teknolojinin Gölgesinde Kalan Bir Ata Mirası
Plastik ürünlerin piyasayı istila etmesiyle birlikte eskisi kadar rağbet görmeyen bu el emeği süpürgeler, Bilal ustanın ellerinde yeniden hayat buluyor. İlerleyen yaşına rağmen sipariş üzerine üretim yapmaya devam eden Tümtürk, hazırladığı ürünleri yerel pazarlarda satarak hem harçlığını çıkarıyor hem de bir geleneği yaşatıyor.

Yörede özellikle "çalgı" olarak adlandırılan bu geleneksel süpürgeler; dayanıklı yapıları sayesinde ev önleri, bahçeler ve ahır temizliğinde vazgeçilmez bir yardımcı olarak öne çıkıyor.

"1991 Yılından Beri Bu Sanatı Sürdürüyorum"
Geleneksel çalı süpürgeciliğinin bölgedeki son temsilcisi olan Bilal Tümtürk, bu zanaatı babasını izleyerek öğrendiğini belirtiyor. Geçmiş yıllarda bu işi yapan pek çok kişinin olduğunu ancak zamanla herkesin bıraktığını söyleyen Tümtürk, "1991-1992 yıllarıydı, çalgı yapmaya başladım. Babam yapardı, ben de ondan öğrendim. Diğer köylerden gelen arkadaşlar da yapardı. Plastik süpürge ve benzeri şeyler çıktıktan sonra bizim çalgı yapmamız geriledi." sözleriyle mesleğin dönüşümünü anlatıyor.

Çalı süpürgesinin özellikle kırsal yaşamda çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan emektar usta, "Bu çok eski bir gelenek. Kapının önünü, bahçeyi, ahırı süpürmek için kullanılan doğal bir temizlik malzemesi. Ben bunu yapmaya hala devam ediyorum ama benden başka yapan kalmadı." diyerek yalnızlığını dile getiriyor.

Dikenlerin Arasından Çıkan Dayanıklı Temizlik Aracı
Yaşına rağmen üretmekten vazgeçmeyen Tümtürk, doğayla iç içe sürdürdüğü yaşamını ve mesleğini şu sözlerle özetliyor: "Şimdi yaşlandım artık. 5-6 hayvanım var, onları güdüyorum. Dağa gidiyorum, ufak tefek çalı getiriyorum. İyi kötü bu zamana geldik. Geleneği yaşatmaya devam ediyorum. Bu gelenek eskiden beri ebemizden, dedemizden gelen, bütün memleketin geleneğidir. Bu çalgı çok önemli bir şey ama kimse kıymetini bilmiyor. Bir çalgıyı aldığın zaman 3 ay, 5 ay, 7 ay kullanacağına garanti veriyorum. Çok dayanıklı bir şey. Dikenden yapılıyor."

Pazarda sattığı süpürgelerin yoğun ilgi gördüğünü ve insanların şaşkınlıkla karşıladığını belirten Bilal Tümtürk, "Müşteriler bana bakıyor, 'Bunu nasıl yaptın?' diyorlar. O benim alışkanlığım, bir sanatım. Vakit geçiriyorum. Bunu yapmayı çok seviyorum." diyerek mesleğine olan sevgisini ifade ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!