Hocalı Katliamı'nın 34. Yılı: TBMM'de Anma Töreni Düzenlendi
TBMM'de düzenlenen törende, Hocalı Katliamı'nın 34. yılı anıldı. Türkiye ve Azerbaycan'dan yetkililer, katliamın unutulmaması gerektiğini vurguladı.
TBMM
Türkiye-Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) Başkanı Aygün Attar, TBMM Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen anma töreninde konuştu. Attar, Hocalı Katliamı'nda hayatını kaybedenleri anmanın, yeni trajedilerin önüne geçmek için önemli olduğunu belirtti. İnsanlığın bu tür olaylardan ders çıkarması gerektiğine dikkat çekti.
Attar, siyasi ve askeri açıdan çözüme kavuşan bazı sorunların sosyolojik ve insani olarak acı vermeye devam ettiğini, kimsenin etnik veya dini kimlikleri hedef alarak başka birini yok etme hayaline kapılmaması gerektiğini vurguladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili ve Türkiye-Azerbaycan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, Türkiye'nin Azerbaycan-Ermenistan Savaşı'nda her türlü desteği Azerbaycan'a sağladığını ve bu desteğin süreceğini belirtti.

Ayrım, Kafkaslar'da kalıcı barışın ancak Ermenistan'ın daha olumlu bir yaklaşım sergilemesiyle sağlanabileceğini ifade etti. 8 Ağustos'ta Washington'da yapılan anlaşmada Paşinyan ve Aliyev'in kalıcı barış için adım attıklarını, ancak Azerbaycan'ın Anayasasında yer alan ve Azerbaycan topraklarında gözü olan bir maddeye itiraz ettiğini açıkladı. Bu madde, 1990'lı yıllarda bağımsızlık bildirgesinde yer almış ve bugün Ermenistan Anayasası'na eklenmiş durumda, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtti.

Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, Hocalı'daki katliamın boyutlarını gözler önüne seren görüntü ve fotoğrafların adalet arayışlarını dile getirmek için bir araya geldiklerini söyledi.
Akarca, "Tarihte yaşanan acıların ve hataların tam olarak anlaşılmaması, benzer trajedilerin tekrarlanmasına neden olabilir. Hocalı'da yaşananlar büyük bir trajedidir ve izleri hala tazedir. Bu katliam, yalnızca Azerbaycanlılara değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur." dedi.

"Güney Kafkasya'da Kalıcı Barış, Güçlü Azerbaycan ve Türkiye ile Mümkün"
MHP Kütahya Milletvekili ve TBMM Azerbaycan Dostluk Grubu üyesi Ahmet Erbaş, Hocalı'da 1992 yılında hedef alınanların savunmasız siviller olduğunu ve 613 masum insanın katledildiğini belirtti.
Erbaş, Türkiye'nin her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğunu, bunun diplomatik bir tercih değil, tarihi ve vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. "Bizim kardeşliğimiz tarihte, kanda ve kaderde yazılıdır. Hocalı'yı anmak, benzer acıların tekrarlanmaması için kararlı bir duruş sergilemektir." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dünyanın her yerinde soydaşlardan yana durmaya devam edeceklerini belirtti. "Azerbaycan'da olduğu gibi, Türkiye ve dünya genelindeki tüm meselelerde ortak bir duruş sergilemeliyiz." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, Hocalı'da planlı ve sistematik bir soykırımın gerçekleştirildiğini ve bunun vicdanları sarstığını belirtti. Türk'ün bulunduğu her coğrafyada milli birlik ve dayanışmanın hayati önem taşıdığını vurguladı.
Türkeş, bu zulmü unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını, meselenin sadece Azerbaycan'ın değil tüm Türk dünyasının meselesi olduğunu dile getirdi.

Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük, acılarla yüzleşmenin, anlamanın ve hatırlatmanın travmayı atlatmanın en önemli yolu olduğunu belirtti. Hocalı'da yaşananların insanlık değerlerine alçakça bir saldırı olduğunu söyledi.

"Bu Acıyı Birlikte Anmak, İki Kardeş Halkın Dayanışmasının Güçlü Bir Göstergesi"
Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, 34 yıl önce Azerbaycan'da kadınlara, çocuklara, yaşlılara karşı suç işlendiğini ifade etti. "Küçücük bir kasabada 613 kişi katledildi. Bu insanlar, sadece Türk ve Müslüman oldukları için hedef alındılar." dedi.
Memmedov, bu tür katliamların farklı coğrafyalarda bugün de sürdüğünü ve etkinliğin bir yas töreni değil, gelecekte benzer soykırımların yaşanmaması için düzenlendiğini vurguladı.
Memmedov, "Büyük bedeller ödediğimiz devleti yaşatmak için, milletimizin bu tür katliamları yaşamaması için gayret etmeliyiz." dedi ve Kafkasya'da kalıcı barışın sağlanması gerektiğini belirtti.
"Barış süreci başlamıştır, bu süreci tamamlamalıyız. Türkiye'nin bu süreçte önemli bir rolü vardır. Azerbaycan ve Türkiye her konuda el ele vermektedir. Kalıcı barışın sağlanmasında Türkiye'nin önemli bir rolü olacaktır." şeklinde konuştu.

Azerbaycan Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi Sabina Aliyeva, Hocalı'nın Azerbaycan halkının tarihi hafızasında silinmez izler bıraktığını ve insanlık tarihinin en acı sayfalarından biri olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.
"Hocalı soykırımının yıldönümünde bir araya geldik. Türkiye'de, Ankara'da bu acıyı birlikte anmak, iki kardeş halkın dayanışmasının ve ortak tarihi hafızasının güçlü bir göstergesidir." dedi.
Aliyeva, Hocalı'da sivillere karşı işlenen vahşetin, sadece bir şehrin trajedisi değil, uluslararası insancıl hukukun ağır bir şekilde ihlal edildiği ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tarihe geçtiğini vurguladı.
Aliyeva, Hocalı'da yaşananlarla uluslararası hukukun temel normlarının açıkça ihlal edildiğini ifade ederek, Cenevre Sözleşmeleri, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi gibi belgelerin ihlal edildiğini hatırlattı.
Hocalı Katliamı'nın sorumlularının belirlenmesi ve adaletin sağlanması amacıyla farklı dönemlerde soruşturmalar yürütüldüğünü belirten Aliyeva, 1994'te verilen talimatlarla soruşturmaların kapsamlı şekilde sürdürüldüğünü, ancak uluslararası toplumun kayıtsızlığı nedeniyle adaletin geciktiğini söyledi.
Konuşmaların ardından katliamda yaşananlara ilişkin fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!