Hürmüz Boğazı'ndaki Enerji Akışındaki Kesintiler, Çin ve Asya Ekonomilerini Tehdit Ediyor
Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler, Çin ve Asya ekonomilerini tehdit ediyor. Enerji akışının aksaması, küresel büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olarak, petrol ithalatının yaklaşık yüzde 45'ini ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihtiyacının yüzde 30'unu Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı yoluyla karşılıyor. İran'dan ihraç edilen petrolün yüzde 80'ini satın aldığı bilinen Çin, Orta Doğu petrolünün en büyük alıcısı konumunda.
Hindistan, Güney Kore ve Japonya gibi Asya'nın sanayi devleri de Orta Doğu'dan gelen enerji akışına büyük ölçüde bağımlı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğini kesintiye uğratarak, küresel petrol tedarikini aksatıyor ve petrol fiyatlarını yükseltiyor.
Petrol fiyatlarındaki artış, ulaşım ve taşımacılık maliyetlerini artırırken, gübre gibi yan ürünlerin fiyatlarının yükselmesi de gıda fiyatlarını etkiliyor. Bu durum, dünya genelinde enflasyonu artırarak küresel ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etki yaratabilir.
Hürmüz Boğazı'nda Gemi Trafiği Büyük Ölçüde Azaldı
Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki stratejik konumuyla dikkat çeken, kuzey kıyısında İran, güneyinde Umman bulunan 95 kilometre genişliğindeki Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yüzde 25'inin ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'sinin geçiş noktası.
İngiltere Deniz Ticareti Örgütü, ABD ve İsrail'in saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan itibaren Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin azalarak durma noktasına geldiğini belirtiyor. Saldırılar öncesinde günde 138 gemi geçiş yaparken, bu sayı önemli ölçüde düştü.
İran, misilleme saldırılarıyla Körfez'deki deniz yolunu kapatarak enerji akışını yavaşlattı ve savaşın tüm bölge için maliyetli hale gelmesini sağladı. İran hükümeti ve Devrim Muhafızları, 1 Mart'tan itibaren ticari gemilerin geçişini engelleyeceğini duyurdu, ancak kısa süre sonra savaş halinde olmayan ülkelere açık olduğunu açıkladı.
Uluslararası bilgi işlem firması Kpler, 1-24 Mart tarihleri arasında Hürmüz Boğazı'ndan toplam 149 geminin geçtiğini ve bunun savaş öncesine göre yüzde 95'lik bir azalma olduğunu rapor etti.
Asya'nın Enerji İthalatı Bölgeye Bağımlı
Gemi trafiğindeki kesintiler, enerji ithalatı için bölgeye bağımlı olan Asya'nın büyük ekonomilerinde ciddi sorunlar yaratıyor. Çin ve Hindistan gibi kalabalık ülkeler, petrol ve doğal gaz ithalatlarının yarısını Körfez ülkelerinden sağlıyor.
Güney Kore ve Japonya gibi kuzeydoğu Asya'nın sanayi devleri, petrol ihtiyaçlarının büyük kısmını Basra Körfezi'nden karşılıyor. ASEAN ülkeleri de enerji ithalatında bu bölgeye bağlı.
Enerji tedarikinde yaşanan sıkıntılar, Asya'nın yükselen ekonomilerine darbe vurabilir. IMF'ye göre, 2025'te küresel ekonomik büyümenin yüzde 3,3 olması beklenirken, Asya ekonomileri bu ortalamanın üzerinde büyümeye devam ediyor.
Çin'in Enerji Güvenliği Tehlikede
Çin, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ediyor ve bunun yarısını Orta Doğu'dan karşılıyor. Bu nedenle, enerji akışındaki kesintiler Çin'i ciddi şekilde etkileyebilir.
Çin Gümrükler Genel İdaresi'nin verilerine göre, Çin'in petrol ithalatının yüzde 45'i Suudi Arabistan, Irak, BAE ve Kuveyt'ten geliyor. Ayrıca, BAE ve Katar'dan sıvılaştırılmış doğal gaz ithal ediyorlar, bu da toplam ithalatın yüzde 30'unu oluşturuyor.
"Petro-yuan Anlaşmaları"
Resmi rakamlara yansımayan ticaret ilişkilerinde, Çin'in İran'dan ihraç edilen petrolün yüzde 80'ini satın aldığı düşünülüyor. Çin, İran petrolünü dünya fiyatlarının altında, yuan cinsinden özel anlaşmalarla alıyor ve karşılığında imalat ürünleri satıyor.
Bu ticaret, İran için yaptırımlar altında önemli bir destek sağlıyor, ancak Tahran yönetimi ticari dezavantajlardan dolayı zaman zaman şikayet ediyor.
Çin'e "Özel Geçiş" İddiaları
Çin'in İran'la olan ticaret ilişkileri, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler sırasında Çin gemilerine "özel geçiş" imkanı tanındığı iddialarını gündeme getirdi. Ancak uluslararası gemicilik kayıtları bu iddiaları doğrulamıyor.
ABD ve İsrail saldırılarının başlamasının ardından, 11 Mart'ta Çin gemileri Boğaz'dan geçmeye başladı. Run Chen 2 adlı dökme yük gemisi, Boğaz'dan geçen ilk Çin gemisi oldu. Ardından diğer Çin gemileri de güvenli geçiş yaptı.
Çin gemilerinin güvenli geçiş yapmasının ardından, Boğaz'da yabancı gemilerin yarısının "Çin sahipli" sinyali verdiği görüldü. Ancak, Avrupalı bir firma tarafından işletilen bir Çin gemisine füze şarapneli isabet etmesi, güvenlik endişelerini arttırdı.
"Güvenli Koridor" Oluşturuldu
Tahran yönetimi, 13 Mart'ta, Hürmüz Boğazı'nda dost ülke gemilerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla "güvenli koridor" oluşturacağını açıkladı. Ancak Çin gemileri bu koridoru kullanma konusunda isteksiz davrandı.
Çin'in en büyük gemicilik şirketi Cosco'ya ait bir tanker, Basra Körfezi'ne girmek yerine, başka bir rotayı tercih etti. Çinli gemiciler, İranlı yetkililerle yaşanan anlaşmazlıklar ve geçiş koşullarındaki belirsizliklerden şikayet etti.
Sonunda, 23 Mart'ta bir Çin gemisi ilk kez güvenli koridoru kullandı. Bu, saldırılar başladığından beri Hürmüz Boğazı'ndan geçen ilk Çin petrol tankeri oldu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ile yaptığı görüşmede, Hürmüz Boğazı'nın savaşan ülkeler dışındaki gemilere açık olduğunu yineledi.
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde yaşanan kesintilere rağmen, enerji akışının devamını sağlamak için müzakereler sürüyor. Ancak, enerji arzındaki açığın kısa sürede kapanması beklenmiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!