Hürmüz Boğazı'ndaki Gerginlik Küresel Tarım Sektörünü Zorluyor
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, enerji ve gübre piyasalarını etkileyerek küresel tarım sektörünü zorluyor.
New York
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik şubat ayı sonlarında başlattığı saldırılar ve İran'ın buna karşılık vermesi, Hürmüz Boğazı'nın enerji ve gübre piyasalarındaki kritik rolü nedeniyle dünya genelindeki tarım sektörünü de olumsuz etkiliyor.
Enerji, hem gübre üretiminde hem de taşımacılığında temel bir bileşen olarak kullanıldığından, bölgede yaşanan kesintiler ve artan belirsizlik tarımsal girdi piyasalarında dalgalanmalara neden oluyor.
Petrol fiyatlarının çatışma öncesinde 70-80 dolar aralığında seyrederken, şimdi 110 dolar seviyesine çıktığı gözlemleniyor.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verileri, ABD'de bir ay öncesine kadar galon başına 3,6 dolar olan motorin fiyatının şu anda 5,5 doları aştığını ortaya koyuyor.
Motorin fiyatları, bir yıl öncesine göre yüzde 50'den fazla artış gösterdi. Tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı gibi işlemlerde kullanılan motorin, enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle gübre üretim ve çiftlik içi operasyon giderlerini artırıyor.
Gübre Fiyatlarındaki Hızlı Artış
Saldırıların başlamasından itibaren, büyük bir kısmı Orta Doğu'da üretilen gübrenin fiyatları hızla yükseliyor.
Sınırlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, özellikle Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini olumsuz etkiliyor.
Çin, iç pazar arz güvenliğini sağlamak için gübre ihracatına yönelik kısıtlamaları sıkılaştırıyor. Bu durum, özellikle bahar ekim sezonunda yaşanan yoğun talep nedeniyle fiyatların daha da artmasına neden oluyor.
Vadeli işlemlerde çatışmalar öncesindeki haftada ton başına 480 dolar civarında olan üre fiyatı, 750 dolara kadar çıkmış durumda.
Fitch Ratings, amonyak ve üre fiyat varsayımlarını 2026 yılı için yaklaşık yüzde 25 artırdı ve çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların süresinin belirsizliğine dikkat çekiyor.
Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalmasının yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Çiftçilerin Seçenekleri Azalıyor
Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu'nun (AFBF) raporuna göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin etkisi altında ilkbahar ekim sezonuna giriyor.
Gübre alımları, tarla hazırlıkları ve sezonun ilk gübre uygulamaları başlamışken, girdi fiyatlarının ani yükselişi çiftçilerin seçeneklerini daraltıyor.
Ülke genelindeki çiftçiler, en önemli üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda artan bir belirsizlikle karşı karşıya kalıyor.
Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde olması ve birçok emtia fiyatının önemli ölçüde düşmesi, çiftçilerin gübre fiyatlarındaki dalgalanmalara daha az maruz kalabilecek ürünlere yönelmesini de gündeme getiriyor.
Sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıkları, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük etki yaratabilir.
Orta Doğu'nun Küresel Gübre Arzındaki Önemi
AFBF'ye göre İran, amonyak üretiminde kullanılan doğal gaz rezervleri açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biri.
Yaklaşık yüzde 46 azot içeren üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor ve bitkisel üretimde merkezi bir rol oynuyor.
Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını ve küresel amonyak ihracatının yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor.
İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması sebebiyle risk sadece İran'ın üretimiyle sınırlı kalmıyor.
Gübre piyasası küresel ölçekte entegre olduğundan, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor.
ABD'nin Gübre İthalatına Bağımlılığı
ABD, gübre ihtiyacını karşılamak için hem yerel üretime hem de ithalata bağlı. Potasyumda yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 oranında ithalata bağımlı.
ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese de, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor.
Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi, küresel arz üzerindeki rekabeti artıracak ve bu da ABD'li çiftçiler için fiyatları yükseltecektir.
Avrupa'nın Tarım Sektörüne Yönelik Planları
Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji fiyatlarını hızla artırmasıyla etkilenen tarım sektörüne destek olmak için çeşitli önlemler alıyor.
AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi amacıyla Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğini belirtiyor.
Komisyon ayrıca ithal gübreye bağımlılığı azaltmak için alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor.
AB ülkeleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri değerlendiriyor.
AB Ülkelerinin Aldığı Çeşitli Önlemler
İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların olumsuz etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla 877 milyon avroluk bir paket açıkladı. İtalya'da ise çiftçilerin en önemli girdilerinden biri olan dizel yakıtın litre başına 25 sent indirim sağlanıyor.
Yunanistan hükümeti, çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlayacak yaklaşık 300 milyon avroluk bir paket açıkladı. Gübre alımlarında ise yüzde 15'e kadar destek verileceği belirtiliyor.
Fransa, daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarıyla tarım sektörünü korumayı tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sunarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!