İçeriğe geç
19 Ekim 2026, Pazartesi Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Gündem

İklim Değişikliğiyle Mücadelede Dirençli Şehirler ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hedefleri

Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde, dirençli şehirler oluşturulurken kadınların ve kız çocuklarının güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulanıyor.

İklim Değişikliğiyle Mücadelede Dirençli Şehirler ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hedefleri

Kısaca

  • Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde, dirençli şehirler oluşturulurken kadınların ve kız çocuklarının güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulanıyor.
  • Türkiye, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) gündemine "Dirençli Şehirler ve Binalar" başlığını taşıyor.

Türkiye, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) gündemine "Dirençli Şehirler ve Binalar" başlığını taşıyor. Konferans kapsamında, bina sektöründeki enerji yoğunluğunun 2035 yılına kadar en az yüzde 25 oranında azaltılması hedeflenirken, bu süreçte hazırlanacak eylem planlarının toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı olması kritik bir öncelik olarak belirlendi.

Dirençli şehirlerde kadınların erişim sorunları nelerdir?

Kentlerin sunduğu imkanlardan kadınlar ve kız çocukları eşit biçimde yararlanamıyor. BM Kadın Birimi verilerine göre, gelişmekte olan ülkelerdeki kentli kadınların yarısından fazlası temiz su, sanitasyon, dayanıklı konut veya yeterli yaşam alanından en az birine erişim sağlayamıyor. İklim şokları altyapı üzerindeki baskıyı artırdığında bu eşitsizlikler derinleşerek kadınların bakım sorumluluklarını ağırlaştırıyor ve karar alma süreçlerindeki temsil imkanlarını kısıtlıyor.

Güvenli ulaşım iklim hedeflerini nasıl etkiliyor?

Kamusal alanda kendini güvende hissetmeyen kadınlar toplu taşıma, bisiklet veya yürüyüş gibi düşük karbonlu ulaşım yöntemlerini tercih etmekten kaçınıyor. BM Kadın Birimi’nin "Güvenli Kentler ve Güvenli Kamusal Alanlar" girişimi, cinsel taciz ve şiddet riski nedeniyle kadınların eğitim, iş ve bağımsız hareket etme olanaklarından vazgeçmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, sürdürülebilir kentsel hareketlilik hedeflerine ulaşılmasını doğrudan zayıflatıyor.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 konferansı, iklim krizinin kentler üzerindeki etkilerini ve bina sektöründe enerji verimliliği hedeflerini toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle ele almayı amaçlıyor. BM Kadın Birimi ile yürütülen çalışmalar, aydınlatılmış sokaklar ve güvenli duraklar gibi fiziksel düzenlemelerin, kadınların kentsel yaşama katılımını artırarak iklim direncini güçlendireceğini gösteriyor.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, 2019 yılında kabul edilen sonuç belgesiyle üye devletlerden toplumsal cinsiyete duyarlı kentsel planlama ve güvenli ulaşım ağları oluşturulmasını talep ediyor. Yerel yönetimlerin, kadın örgütlerinin ve kent sakinlerinin iş birliğiyle yürütülen bu süreç, kentsel altyapının iklim şoklarına karşı daha dirençli hale getirilmesi için gerekli olan yerel mevzuat düzenlemelerini ve tasarım stratejilerini kapsıyor.

Çıkarılacak sonuç

İklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca teknik altyapı yatırımları yeterli değildir. Kentlerin gerçek anlamda dirençli olabilmesi, o kentte yaşayan tüm bireylerin, özellikle de kadınların ve kız çocuklarının kamusal alanda güven içinde var olabilmesine bağlıdır.

Kentsel planlama süreçlerine kadınların deneyimlerinin dahil edilmemesi, iklim politikalarının etkinliğini azaltmaktadır. Güvenli bir çevrede yaşama hakkı, sürdürülebilir ulaşım ve enerji verimliliği hedeflerinin başarısı için temel bir ön koşul olarak değerlendirilmelidir.

Muhtemel etkiler

COP31 kapsamında alınacak kararların, yerel yönetimlerin kentsel tasarım politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde yeniden şekillendirmesini teşvik edeceği öngörülebilir. Özellikle sokak aydınlatması ve güvenli ulaşım durakları gibi düzenlemelerin, kadınların kamusal alana katılımını artırarak kentsel hareketliliği olumlu yönde etkilemesi beklenebilir.

Toplumsal cinsiyete duyarlı planlamaların yaygınlaşması, düşük karbonlu ulaşım tercihlerinin artmasına ve dolayısıyla şehirlerdeki karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Bu yaklaşım, uzun vadede iklim krizine karşı daha kapsayıcı ve toplumun tüm kesimlerini koruyan dirençli kent modellerinin oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Kaynak: Milliyet

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Gündem

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!