İmamoğlu Davasında Şok İtiraf: "8 Milyon TL Öderseniz Yardımcı Oluruz Dediler"
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 68. duruşmasında savunma yapan iş insanı Hamit Demir, ruhsat almak için kendisinden 8 milyon TL istendiğini itiraf etti.
Kamuoyunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası olarak bilinen, 53'ü tutuklu olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı davanın 68. duruşması gerçekleştirildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinin karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada ilk olarak savunma yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, mevcut görevine 27 Eylül 2023 tarihinde atandığını dile getirdi.
İddianamenin 27. eyleminde kendisine yönelik "irtikap" suçlamasının yöneltildiğini belirten Aksoy, suç tarihi olarak gösterilen 2023 yılı mart ayında İstanbul'da bulunmadığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin hemen ardından İBB'nin afet koordinasyon çalışmalarını yürütmek üzere Hatay'da görevlendirildiğini söyleyen Aksoy, yaklaşık 7-8 ay boyunca İstanbul'a hiç gelmediğini vurguladı. Sağlık sorunlarını gerekçe göstererek duruşmalardan vareste tutulmayı talep eden Aksoy, mahkeme heyetinden beraatini istedi.
İş İnsanı Hamit Demir'den Ruhsat Sürecinde "8 Milyon TL" İtirafı
Duruşmada savunması alınan tutuksuz sanıklardan iş insanı Hamit Demir, 2010 yılında Beylikdüzü bölgesinde ilk projesini hayata geçirirken bir şehir plancısına ihtiyaç duyduğunu ve bu doğrultuda Murat Çalık ile görüştüğünü ifade etti. Demir, "Kendisi bize bir ön çalışma sundu. Ancak belediye seçimlerinin ardından Murat Bey ile yollarımızı ayırarak başka bir uzmanla çalışmaya başladık. Söz konusu arazi 45 dönümlük, üzerinde çok sayıda haciz ve davanın bulunduğu, hissedarların mahkemelik olduğu oldukça sorunlu bir parseldi. Satın almadan önce Murat Bey'e danıştığımda bana arazinin çok sıkıntılı olduğunu, sorunları aşabileceğime inanıyorsam girmem gerektiğini söyledi. Ben de risk alarak burayı satın aldım" dedi.
Arazideki mülkiyet sorunlarını çözdükten sonra ruhsatlandırma aşamasına geçtiklerini belirten Hamit Demir, süreci hızlandırmak adına 2015 yılında Ekrem İmamoğlu'ndan randevu alarak görüştüğünü söyledi. Demir, "Kendisine projeyi anlattım ve ruhsat konusunda destek istedim. O da yardımcı olacaklarını belirtti. 2017 yılına geldiğimizde ruhsat işlemlerini tamamlamak için Belediye Gelirler Müdürlüğü'ne gittim. Orada bana belediyeye bir ödeme yapmam gerektiği söylendi. Miktarı sorduğumda, dönemin belediye başkan yardımcısı İsmail Bey beni başka bir görevliye yönlendirdi. O görevli de 'Bize 8 milyon TL ödeme yaparsanız bu konuda size destek oluruz' dedi. İşlerimin yarım kalmaması ve mağdur olmamak adına bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" şeklinde konuştu.
Nakit parası olmadığını belirtmesi üzerine ödeme kolaylığı sağlandığını ifade eden Demir, "Yaptığımız görüşmeler sonucunda ödemeyi kısmen daire devri, kısmen çek ve nakit olarak gerçekleştirdik. Ardından ruhsatımızı alıp inşaatı tamamladık. Mutabakat sağlandıktan sonraki finansal ve tapu işlemlerini şirket yöneticilerim yürüttü" dedi. Çapraz sorgu sırasında mahkeme başkanının ödenen toplam miktarı sorması üzerine Demir, "Toplamda 8 milyon TL" yanıtını verdi.
"Örgüt Şeması Değil İBB'nin Kendi Kurumsal İş Akışıdır"
Duruşmada savunma yapan eski İBB personeli Şehide Zehra Keleş, soruşturma kapsamında "İBB Hanem" projesi gerekçe gösterilerek gözaltına alındığını ancak söz konusu projede hiçbir zaman görev almadığını iddia etti. Herhangi bir suç örgütünün varlığına inanmadığını söyleyen Keleş, iddianamedeki örgüt şemasına itiraz etti. Keleş, "Şemada, bilgi işlem çalışanı ve teknoloji sorumlusu olduğu iddia edilen sanık Hüseyin Gün'ün altında konumlandırılmışım. Birçok sanık da benzer şekilde bu şemanın bir suç örgütü şeması değil, İBB'nin kurumsal organizasyon ve iş akış şeması olduğunu beyan etti. Hiç tanımadığım, hayatımda bir kez bile telefon görüşmesi, mesajlaşma veya e-posta alışverişi yapmadığım kişilerle aynı yapıda gösterilmeyi kabul etmiyorum. Tüm suçlamaları reddediyor ve beraatimi istiyorum" dedi.
"Tek Talimat Aldığım Kişi Ekrem İmamoğlu'dur"
Tutuksuz sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu ise savunmasında, davaya konu olan telefon hattının Ekrem İmamoğlu'nun ilçe başkanlığı döneminden beri kullanılan kurumsal bir numara olduğunu belirtti. Gün içinde çok yoğun çağrı alan bu hattın özellikle seçim dönemlerinde ve saha çalışmalarında vatandaş taleplerini toplamak için kullanıldığını ifade eden Kasapoğlu, hattın nöbetçi personeller tarafından taşındığını ve son 2-2,5 yıldır ise tamamen pasif durumda olduğunu açıkladı.
Hakkındaki örgüt üyeliği iddialarını kesin bir dille reddeden Kasapoğlu, "Benim dahil olduğum tek şema, İBB'nin resmi internet sitesinde de kamuoyuna açık olan kurumsal organizasyon şemasıdır. Bu hiyerarşide sadece Ekrem İmamoğlu'ndan talimat alırım ve kendi birimimde görevli yaklaşık 180 personelime talimat veririm. İddia edilen illegal yapılarla hiçbir bağım yoktur" ifadelerini kullandı. Duruşmada diğer tutuksuz sanıklar iş insanları Yusuf Kaya, Erdoğan Göğen ve Gülant Candaş'ın da savunmaları dinlendi. Mahkeme heyeti, avukat beyanlarının ardından duruşmaya öğle arası verdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!